İçeriğe geç

Son bakış

Bölüm 6 · 4 dk okuma

Son bakış

Bölüm 6

Tek bir ritim (+18)

Sabah Lalin uyanıp güne biraz yorgun ama neşeli başladı. Kahvaltısını yaptı, ardından çantasını kaptı ve okula gitmek üzere evden çıktı. Gün okulda, derslerden çok arkadaşlarıyla konuşup sohbet ederek geçti.

Okul çıkışında Lalin, Miray ve Arda arabaya bindi. Arda direksiyonda, Miray yanında oturuyor, Lalin ise arkada rahat bir şekilde yerini aldı. Arabayla hastaneye doğru yol aldılar. Lalin biraz heyecanlıydı; Berk’i görmek için sabırsızlanıyordu.

Hastaneye vardıklarında Berk’i aldılar. Berk’in yüzünde hafif bir gülümseme vardı; Lalin ve arkadaşları da neşelenmişti. Hep birlikte piknik yapmaya karar verdiler. Arabayla kısa bir alışveriş molası verdiler, ardından yeşilliklerle dolu ormana doğru yola çıktılar.

Piknik alanına vardıklarında bir süre sohbet edip yiyeceklerini hazırladılar, güneş hafifçe batmaya yaklaşırken kahkahalar eşliğinde vakit geçirdiler. Yemeklerden sonra ormanda yürüyüş yapmaya başladılar. Lalin, etrafındaki kuş seslerini ve ağaçların hışırtısını dinleyerek huzurlu bir şekilde yürüyordu.

O sırada Berk gözüne bir papatya ilişti. Hemen onu koparıp Laline uzattı. Lalin, eline papatyayı alırken gülümsedi: “Teşekkür ederim, çok tatlısın.”

Berk hafifçe gülümsedi:“Öpücüğü hakettim,” dedi ve yanağını Lalin’e doğru uzattı.

Lalin kısa bir an tereddüt etti, sonra cesaretini topladı ve Berk’in yanağını hafifçe öptü. Berk şaşırdı ama gülümsemekten kendini alamadı; ikisi de bu tatlı ve utangaç anın keyfini sessizce çıkardı.Ormanda yürüyüşe devam ederken yaprakların hışırtısı ve kuş sesleri arasında Lalin biraz durakladı, Berk’in yanına yaklaştı ve merakla sordu:“Sen… Selin’den ayrıldın mı?”

Berk hafifçe durdu, Lalin’e baktı ve ciddi ama sakin bir sesle yanıtladı:“Evet… artık o iş bitti.”

Lalin derin bir nefes aldı ve hafifçe gülümsedi:“Anladım… iyi olmuş, sanırım ikiniz için en doğrusu buydu.”

Berk başını salladı, rahatlamış bir ifadeyle:“Evet… ve şimdi sadece seninle ilgilenebiliyorum.”

Lalin kısa bir sessizlikten sonra tatlı bir şekilde, ama biraz utanarak:“Öyle mi… demek artık sadece bana bakacaksın, ha?” dedi.

Berk gülümsedi ve hafifçe Lalin’in koluna dokundu:“Evet… artık sadece sana.”

Ormanın derinliklerinde, ağaçların gölgesinde ve güneşin pek ulaşamadığı sessiz bir yerde bir banka oturdular. Etraf karanlık ve serindi, yalnızca uzaktan rüzgarın ve yaprakların hışırtısı duyuluyordu.

Berk, banka otururken kolunu Lalin’in arkasından uzattı. Lalin hafifçe Berk’in göğsüne yaslandı, rahatlamış bir şekilde omuzlarını bırakırken Berk de parmaklarını onun saçları arasında gezdirdi. Ormanın sessizliği arasında birbirlerinin varlığını hissettiler, zaman sanki sadece ikisi için durmuş gibiydi.

Berk, elini Lalin’in sırtından aşağı doğru, ince beline kaydırdı ve dairesel, çok hafif hareketlerle belinde gezdirmeye başladı.Lalin’in vücudunda bir elektriklenme yayıldı. Başını Berk’in göğsüne daha sıkı yasladı, dudaklarından sessiz bir nefes kaçtı. Berk, Lalin’in bedenindeki ani tepkiyi hissetti. Göğsüne yaslanan Lalin’in nefesi hızlanmaya başlamıştı.Lalin, yavaşça elini kaldırdı ve Berk’in pürüzsüz yanağına koydu, onu kendine doğru çevirdi. Gözleri, heyecanlı bir yükselişin parıltısıyla doluydu.“Bana bak,” diye fısıldadı Berk, sesi derin ve kısıktı.Lalin baktı. Orman, etraflarında tamamen sessizdi. Aralarındaki o son santim de eridi ve dudakları havadan çalınan bir nefesle birbirine değdi.

Öpücükleri önce çekingen ve hafifti, sanki birbirlerinin sınırlarını test ediyorlardı. Ancak Lalin’in hızlanan nefesiyle birlikte Berk, elini belinden yukarı, Lalin’in boynuna kaydırdı ve onu kendine daha sıkı çekti. Ve kucağına aldı.Lalin, bir elini Berk’in omuzuna kenetlerken diğeriyle saçlarını kavradı. Öpücükleri derinleştikçe, banktaki duruşları iyice birbirine karıştı. Lalin’in bedeninden yükselen sıcaklık, Berk’in pürüzsüz teninde yankılanıyor; nefesleri artık tek bir ritimle, hızlı ve kesik kesik çıkıyordu.

Lalin, tırnaklarını hafifçe Berk’in omuzlarına bastırırken, Berk boynundaki pürüzsüz tene yöneldi. Dudakları, Lalin’in çene hattından aşağıya, hızla atan şah damarına doğru tutkuyla indi. Lalin’in nefesi artık tamamen düzensizdi ve bedeni Berk’in her dokunuşuyla daha da yükseliyordu.

Berk, elini Lalin’in kazağının altından belinde ve sırtında tutkuyla gezdirmeye başladı. Lalin’in nefesi bu sıcak temasla iyice hızlanırken, Berk bedenleri arasındaki engelleri kaldırmak için pantolonunu ve iç çamaşırını tamamen çıkardı.Lalin’i kalçalarından kavrayıp hafifçe kucağında yükselten Berk, eteğini yukarı kaldırdı ve iç çamaşırını yana sıyırdı. Aralarında hiçbir engel kalmadığı o an, Lalin yavaşça aşağıya doğru inerek Berk’in erkekliğini içine aldı.Lalin, bu derin bütünleşmeyle başını geriye atıp tutkulu bir inleme çıkardı. Bedeninin Berk’le tek vücut olmasının verdiği hazla, ellerini onun omuzlarına sıkıca kenetledi ve çıplak bedeni üzerinde zıplamaya başladı.

Lalin’in Berk’in üzerinde zıplamaya başlamasıyla, ormanda sadece onların kesik kesik nefesleri ve bedenlerinin birbirine çarpma sesi duyuluyordu. Lalin her zıplayışında daha da derinleşiyor, Berk’in çıplak göğsüne tırnaklarını bastırarak bu yoğun hazzı tüm bedeninde hissediyordu.Berk, Lalin’in kalçalarındaki kavrayışını daha da sıkılaştırdı, onun ritmine içeriden sert ve yukarı doğru itişlerle karşılık verdi. "Lalin..." diye fısıldadı sesi hırıltılı ve tutku doluydu.Lalin, Berk’in boynuna gömüldü, sıcak nefesi Berk’in derisini yakarken hareketleri daha da hızlandı ve düzensizleşti. İkisinin de bedenleri terden parlıyor, kalpleri aynı çılgın ritimle çarpıyordu. Zirveye yaklaştıklarını hisseden Lalin, son bir güçle Berk’e daha da sıkı tutundu ve ritmini en üst seviyeye çıkardı.

Lalin’in ritmi artık kontrol edilemez bir boyuta ulaşmıştı. Berk’e mühürlenmiş bedenleri, ormanın sessizliğinde tutkunun en yüksek sesini çıkarıyordu. Berk, Lalin’i kalçalarından en sert şekilde yukarı iterek ona karşılık verirken, Lalin başını geriye atıp nefesi tamamen kesilircesine bir çığlık kopardı.O an, ikisinin de bedeni yay gibi gerildi ve aynı anda doruğa ulaştılar. Bütünleştikleri o derin noktada yaşanan haz patlamasıyla, zaman tamamen durdu.Lalin, sarsılarak Berk’in göğsüne yığıldı, nefes nefeseydi. Berk, kucağındaki Lalin’i sarmalayıp onu kendine sımsıkı bastırdı, ikisinin de kalbi hâlâ delice atıyor, bedenleri birbirine mühürlü bir halde tutkunun yatışmasını bekliyordu.

"Nefesim..." diye fısıldayabildi Lalin, sesi bitkin ama huzur doluydu.Berk, Lalin'in başına yumuşak bir öpücük kondurdu. "Buradayım," dedi sesi hâlâ hırıltılıydı ama güven veriyordu.ormanın sessizliğinde kalplerinin yavaş yavaş normal ritmine dönmesini beklediler.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.