Yeni okuluma alışmam pek de uzun sürmemişti. Şu anlık sınıftan en yakın arkadaşım, sıra arkadaşım Cenk’ti. En fazla onunla zamanımı geçiriyordum.
Kantinden kendime kaşarlı bir tost alıp sınıfa çıktım. Zil çoktan çalmıştı. Herkes ayakta bağırıp çağırıyordu. Aralarından geçip sırama oturdum. Cenk yanıma gelip “Ders boşmuş.” oldukça sakin ve samimiydi. Elimdeki tostu gördü “Birazcık alabilir miyim?” dedi. Koparıp ona biraz verdim. Yanıma oturdu. Defterine bişeyler karaladı, arkasına dönüp Doruk’a bişeyler söyledi. Tostumu yiyip ne konuştuklarını önemsemeden onları izliyordum. Duyduğum kapı sesiyle önüme döndüm. Nöbetçi öğretmen sosyal hocasının yerine gelmişti.
Birinin sırtımı dürttüğünü hissedip arkamı döndüğümde Doruk “D-C oynuyoruz, oynayacaksın değil mi?” Başımı olumlu anlamda salladım. O an aklımda Blackpink grubunun Lovesick Girls şarkısı çalıyordu. Bir anda kendimi dansın bir parçasını yaparken buldum. Dirseğimi arka şuraya dayandığım için yüzüm Cenk’e dönüktü. Ve yaptığım dans hareketi ellerimle havada büyükçe bir kalp çizmekti. Doruk bir anda “ooo“ demeye başlayınca yaptığım şeyin farkına yeni varıyordum. Olayı toparlamaya çalışırken çoktan şişeyi çevirmişlerdi. Ben Cenk’e soracaktım. Tabii ki o klasik soruyu soracaktım. “Hoşlandığın biri var mı?” diye sorduğumda direk olarak ona bakıyordum. Doruk’un beni gösterdiğini görünce “Saçmalıyorsun” dedim. Doruk’un yüzünde öyle bir sırıtış vardı ki… Elini indirdi, hem pişmanlık hem de gururla gülerek “Noo” dedi. Cenk “Evet yani, ama var evet.” derken o can sıkıcı sorumu sormak için bekliyordum. “Ben miyim? Doğruyu söyle.” Başını iki yana sallarken, Zeynep ve Doruk gülmemek için zor duruyorlardı. Hatta Zeynep kendini tutamayıp başını şuraya koymuş öyle gülüyordu. Doruk belli etmediğini düşünse de yüzü kıpkırmızıydı. Onları öyle görünce ben de dayanamayıp başımı sıraya koyup gülmeye başladım.
Teneffüste Ceyda diye bir kız, Zeynep ve Cenk kapının önünde konuşuyorlardı. Yanlarına gittiğimde Zeynep’in bakışlarıyla karşılaştım. Gitmemi söylüyordu. Ama gitmeyecektim. Benim hakkımda konuştuklarına adım kadar emindim. Koridora doğru uzaklaştıklarında peşlerinden gittim. Ceyda beni arkasına gizledi. Onlara görünmeden dinlememi istiyordu. Ama yine ortaya çıktım, bir ortamı dinleyeceksem gizlice yapmayı sevmiyordum. İlk Cenk‘in dikkatini çekmiştim. Hiçbir şey olmamış gibi konuşmaya devam ettiklerinde kararımdan vazgeçmeyeceğimi anlamış olmalıydılar. Benim hakkımda konuşmuyorlardı. Zil çalınca sınıfa geri döndüm. Kapıda hocayı beklerken, Ceyda geldi, yanıma geçti. “Cenk senden hoşlanıyor, net olarak.” söylememesi gereken bir şey söylediği sesinden belliydi. Sadece şaşkın bakışlarla bakıyordum. Hocayı merdivenlerden çıkarken gördüğümde. Sırama koştum. Ceyda da “Hoca geliyor!” diye bağırarak koşuyordu.
Ceyda’nın söylediğini asla kimseye söylemeyecektim. Eğer söylersem kendi kendime hikayeler uydurduğumu ve egolu olduğumu söyleyip nefret edeceklerdi. Ayrıca Cenk’in ağzından duymadan bir şey düşünmekte istemiyordum.