Gözlerimi açtığımda kendimi bir hastane odasında buldum etraf tamamen beyazdı ve bir yatakta yatıyordum tam kalkamaya çalışacakken etrafımda bizim çocukları gördüm hepsi uyuyordu anlaşılan ilk ben uyanmıştım. Yatakta hareket ettiğimde kollarıma ve ayaklarıma baktım bağlanmamıştım daha doğrusu hepsi bağlanmıştı ben bağlanmamıştım ve hemen yataktan kalkıp bizim çocukları kontrol ettim uyuyorlardı o yüzden onları burada bırakıp kapıdan çıktım. Ve hemen karşıdaki odanın kapısını açacakken odanın kapısı açıldı karşımdaki Aksoy’la burun buruna geldik ben göz devirip geri çekilirken o ise şaşkınlıkla bana baktı sonrada arkamdaki geldiğim kapıya baktı ve bizim çocukları gördü bende onun arkasına baktığımda onun ekibini gördüm bende şaşkınlıkla bakarken olayı çözdüm “anlaşılan tek kaçmaya çalışan taraf biz olmamışız” dedim ve ona baktım o ise
“hayır minik yıldız biz kaçmaya çalışmadık ben o gün yani senin konuşulanları duyduğun gün odada kamera olduğunu fark etmemişim bizde o yüzden buradayız” dedi ve o da bana baktı bir süre aramızda anlamsız bakışmalar geçti sonra da ilk konuşan taraf o oldu.
“buradan kaçmanın bir yolunu bulmalıyız”
“denendi onaylanmadı boşuna denemeyelim. ama onları oyuna getirebiliriz ve bir dakika ben neden bir anda biz demeye başladım biz ne arda biz olduk?” o ise
“biz her zaman bizdik yıldız”
“hayır Aksoy biz hiçbir zaman biz olmadık ve olamayız da”
“o zaman şöyle diyelim hayatta kalan kazanır minik yıldız. Bu iğneler sonucunda hayatta kalan.” Dedi ve korkuyla bana baktı ben ise “iğneler ne için yapılıyor?” diye sordum o da,
“birlik olursak sana neden söylemeyeyim” bense ilk önce gözlerimi devirdim sonrada “sadece bu boku parçalamak için kabul ediyorum Aksoy sadece bu yüzden” dedim o ise kahkaha attı ve “bunu bir şarkıdan mı buldun kendi sözün mü” dediğinde bende bir kahkaha attım ve “evet” deyip şarkının sözlerini dans edip söylemeye başladım.
“Çatı yıkılana dek, ışıklar sönene dek
Bacaklarım pes edene dek, çenemi kapatamam
Duman temizlene dek, kafam iyi mi? Belki
Bu boku parçalayacağım kemiklerim yıkılıncaya dek”
Bu şarkı Eminem’in Till I Collapse şarkısıydı anlaşılan ikimizde bu şarkıyı biliyorduk şarkı İngilizceydi ama ben Türkçesini söylemiştim. O da bir kahkaha attıktan sonra birden ayak sesleri gelmeye başladı biz ise korkuyla birbirilerimize bakarken “odaya gir” diye fısıldadı bana bende onun dediğini yapıp odaya girip sedyeye uzandım kısa süre sonrada Mehtap gelmişti ve bana “hadi ama Alin baygın olmadığını biliyorum kalkabilirsin” dedi ben ise onun sözleri karşısında sedyeden kalkarken sinirle ona baktı ama o sırada da bizimkiler uyanmaya başlamıştı ben heyecanla onu alt etmeye karar verirken bizimkiler bir robot gibi uyandı ve hepsi Mehtap’ın sözüyle bana döndü. Hepsinin gözlerinin içi bembeyazdı. Bu lanet kadın onlara bir şey yapmıştı “onlara ne yaptın?”
“korkama küçük Alin sadece birkaç kontrol iğnesi” dedi ben iyice sinirlenirken ekledi
“sendeki güce hayran kaldım asıl deneyler sen ve Boran için olacak.” Dedi ve beni kolumdan yakaladığı gibi, ben engel olamadan bir iğneyi koluma yaptı iğne hızla vücudumu ele geçirirken gözlerimde bir yanma başladı kadın ise şaşkınlıkla bana baktı ve ayağında topuklu ayakkabı olmasına rağmen yerinde zıpladı ve bir aynayı bana verdi “işte işe yaradı başardım” diye bağırdı aynaya baktığımda gözlerimin kırmızı bir şekilde parıldadığını gördüm . Kadın bu sefer bana daha dikkatli bir şekilde bakmaya başladı “bu inanılmaz normalde kızların rengi mordur senin niye kırmızı” dedi ve bizimkilere de aynı iğneleri yaptı ilk önce Kumsal sonra da Dora’ya gözleri beyazdan mor olurken Dora’nın da gözleri mor olmuştu daha sonra gözleri aynı benim gibi eski haline dönmüştü hepsi neler olduğunu sorgularken Mehtap cevapladı “size güç enjekte ettim ve hepiniz başardınız aferin kızlar, Erkekler ise bizim başka okula gidip orada birer savaşçı olacak.” Ben ise
“bu yaptığın insanları denek olarak kullanmaktan başka bir şey değil.” Dedim zorla çıkan sesimle o ise “diyelim ki öyle ne yapacaksınız ki artık benim deneklerimsiniz, size gücü enjekte ettim bile” dedi ve kapıdan çıkmadan önce ekledi “bu akşam diğer öğrencilere de bu ilacı enjekte edeceğim yarın görüşüz ve bu arada buradan çıkışınız yok buraya girdiğiniz andan itibaren başka boyutta sayılırsınız. Kabarık elbiseler, güçler, dersler he birde normal dersler değil güçlerinizle ilgili dersler. keyfinize bakın kızlar” dedi, kapıdan çıktı. O çıktıktan bir süre sonra Aksoy ve ekibi içeri itilerek girdi ama yanlarında elif yoktu ve ada yanlarındaydı. gözlerim içeri ilk giren Aksoy’a kaydı o da bana bakıyordu ben ise odanın köşesinde dizlerimi kendime çekmiş bir şekilde oturuyordum Aksoy ise “hala iş birliği içinde miyiz?” dedi ve bana bakmaya devam edip yanıma oturdu. Ben ise ona “bu saatten sonra ne anlamı var ki?” dedim o ise beni anlamaması gerekirken kulağıma “aynısını bizim kızlara da yaptılar elif başarısız oldu ona ne yapacaklar bilmiyorum bende kardeşimi kaybetmiş sayılırım minik yıldız. ödeştik mi şimdi?”
“hayır Aksoy benim intikamım henüz bitmedi ve bitmeyecek zaten bu illetten kurtulmak için iş birliği yaptık bence bu yeterli” o ise
“inatçı minik yıldız” dedi ve gülmeye başladı ben ise ona sorgulayıcı bakışlar atarken konuşmaya başladı “hep bu kadar inatçı olmak zorunda mısın?” diye sordu ve tekrar gülmeye başladı sanırım benim gibi delirmişti ben hala ona bakarken o “düştüğümüz duruma gülüyorum” diye merak ettiğim soruyu yanıtladı ardından da ekledi “süper güçler, elementler, dersler, savaşçılar. Ne kadar komik geliyor, birde sende benden intikam almaya çalışırken kardeşimi götürmüşlerken bu çıktı ortaya şimdi kurtul kurtulabilirsen” dedi ve gülmeyi bırakıp bana döndü “hadi uyuyalım artık yarın yorucu bir gün olacak” dedi bende onun sözüne uyarak etrafıma baktım Kumsal ve Dora konuşuyorlardı ama çok yorgun görünüyorlardı onun ekibi ise uyumaya başlamıştı bende Dora ve Kumsala“hadi ben uyuyacağım iyi geceler” dedim ve kafamı duvara yaslayıp gözlerimi kapattım.