Yaralarım yüzünden Toprak'ın koluna tutunarak yürüyordum.
Kolumdaki kan kurumuştu.
O sırada toprak durdu.
"Ne yani saatlerce patikanın etrafında mı dolaştık?"
Şaşkınca patikaya baktım.
Ah Asel ah sağına baksan görecekmişsin zaten çıkış yolunu.
"Köpek olmasa daha da fazla dolaşırdık gibi"
"Evet, Kartopu eğitimli bir köpek. Sanırım ben onu değil o beni yürüyüşe çıkarıyormuş" gülmeye başladığında yüzüne bakakaldım. O çok tatlı gülüyordu. Bayramda para koparan çocuklar gibi tatlı. "Beni izlemen bittiyse dükkana gidelim ve sana bir bardak su vereyim dinlenmiş olursun böylece. Eğer evin yakınsa patrondan rica edip evine de bırakabilirim”
"Hayır ama bu halde yemek yapamam sanırım, akşam için bir şeyler alabilirim." Yürürken sohbet ediyorduk ve inanılmaz bir şekilde onunla sürekli konuşmak istiyordum.
Toprak gülümseyerek bana baktı.
"Tarçın ve ballı kurabiye yapıyorum, istersen ondan vereyim"
Tarçın ve bal güzel.
"Olur, yeni tatlar denemek güzel olur." sonunda ormandan çıkmıştık. Ormanın yanında ki ziyaretçiler için ayrılan alandan geçerken herkes bana ve Toprak’a bakıp durdular. Dışarıdan bakıldığında Toprak benim sevgilim ve ormanın içinde beni dövmüş gibi bir izlenim veriyorduk. Çok utandım ama en çokta suçlayıcı gözlerle Toprak’ı izlemeleri ağrıma gitti. Ona artık tek başıma gidebileceğimi söylemek için döndüğümde yüzünde anlamsız bir gülümseme ile karşılaştım.
Böyle bir durum içerisinde yanımdan en hızlı şekilde uzaklaşmak için fırsat arıyor olmalıydı.
Yürürken onu izlediğimi fark edip bana döndü ”Ayağın mı arıyor, utanıp da yardım isteyemiyor musun?” bunları söylerken gayet sakin ve içten konuşmuştu ama gözlerimiz buluştuğu an utançla başımı çevirdim “Yo-hayır yani öyle değil. Önemli bir şey değil.”
Bundan sonra daha fazla sorgulamadı ve sessizce yolumuza devam ettik.
Nihayet Trampet Sokağına gelmiştik. Toprak dükkanın kapısını açtı ve gülerek bana döndü.
"Yaşasın, patron gelmemiş! Sen hemen otur ben Kartopu'nu kulübesine götüreyim." Kafa sallamakla yetindim.
Kartopu güzel bir köpek ismi.
Toprak, kırmızı önlüğü ile girdiği görevli odasından çıktı.
"Burada mı yemek istersin yoksa paket mi yapmamı istersin?" diye bir soru sormuştu. Birkaç saniye kolumdaki kuru kana ve ayağıma baktım. Koltuk altımda kokuyordu. Eve gidip temizlenmeliydim. Rezil gibi gezmek istemiyordum. "Paket olursa sevinirim, sanırım eve gitsem iyi olacak." Toprak hemen vitrindeki kurabiye ve hamur işlerinden hangilerini istediğimi sorup paket yaptı. Ardından ayağa kalktım ve adımlarımı kasaya yönlendirdim.
Kurabiyeleri aldım ve üstüme baktım. Ah aptal Asel paran yok ki yanında. Toprak anlamış olacak ki bana gülümseyerek baktı. "Benden olsun, bir kahve borcun olur" şimdi bu kadar rezilliğin üstüne bir de kahve içmek zorunda kalacağım. Başımı salladım. Arkama dönüp gidecekken ayağımdaki çizikler ve burkulma ayağımı acıttı. Acı dolu bir ses çıktı ağzımdan. Toprak hemen koluma girdi. "Böyle olmaz benim arabaya geç, seni eve bırakacağım." Kolumdaki kurumuş kan, üstüm, dış görünüşüm, kısaca her şeyim batmıştı. Rezillikte son noktadaydım. İnsan içine çıkamazdım. Mecburen kabul ettim. "Teşekkürler." Toprak dükkanın kapısını kilitledi ve arabaya binmeme yardım etti. Çok geçmeden gelmiştik. Arabadan inerken Toprak ile vedalaşıp eve girdim. Hemen tuvaletten ilk yardım çantası aldım. Çok derin kesik yoktu, sadece küçük çizikler vardı ama çok fazlalardı. Üstümdeki kanlı kıyafetleri yere attım. Tüm yaralarımı tek tek temizledim ve krem sürüp sardım. Yaralarımı fazla ıslatmamaya özen göstererek küçük bir duş aldım ve hemen kendimi odama attım. Üstümden yük kalktı resmen. Boşuna dememişler 'Akılsız başın cezasını ayaklar çeker' diye.
Hemen odama girdim. Camı açık unuttuğum için odam buz gibiydi. Soğuk rüzgar suratıma tokat gibi çarpmıştı. Yavaşça yatağımın üstüne dizlerimi koyarak camı ve perdeleri kapattım. Yatağımda buz gibi olmuştur ya. Kalın, beni sıcak tutacak bir pijama takımı giydim. Masmavi, bulut gibi yumuşacık. Yorgunluktan bayılabilirim şu an.
Hemen saçımı taradım ve kremleyip kuruttum. Yatmaya hazırsın Asel. Karnımdan gelen şiddetli gürültü ile sinirlenip karnıma baktım. "Çıldıracağım, çok uykum var ama lanet olsun ki açım!" Uyku karın doyurmaz Asel, ölmek için gençsin kızım. Kurabiyeleri elime aldım ve hızlıca yedim. Bulaşıklara baktım o kadar fazlaydı ki. Ama yorgunluktan bayılabilirdim. O yüzden doğru yatağa. Tam odaya adımımı atacakken telefonum çaldı. İsimsiz numara, uykum var, birkaç saniye bekledim ama ısrarlı çalışları devam edince açtım.
"Alo?" Karşıdan gelen naif ses onun sesiydi, evet bu Topraktı. "Toprak sen nerden buldun bu numarayı?" Ay Allahım bu adam cidden sapık mı acaba?
"Ev sahibinden aldım. özür dilerim izinsiz aldım ama çok geç olduğu için evine gelmek istemedim. Bileziğini düşürmüşsün, gelince gördüm ve ev sahibine verdim. Numaranı da haber vermek için aldım." Ah Asel, birazcık dikkatli olsan ölür müsün?! Birde adamın arkasından onca laf ettin. "Teşekkür ederim, farkında değildim. Yarın ev sahibinden alırım." Acaba numarasını kaydetsem mi?. Aman canım kaydetsem ne olacak, sadece bir numara daha artacak rehberde. "Ben numarayı kayıt ediyorum belki lazım olur, sende kayıt edebilirsin istersen" dedim. Toprak güldüğünü anladığım bir ses tonu ile konuştu. "kayıt ederim, görüşürüz." Derin bir nefes aldım. "Görüşürüz" telefonu kapattım ve rezilliğim yüzünden şu an kendimi dövmek istiyordum. Düştün değil mi adama, o yüzden aldın numarasını? Saçmalama iç ses, niye düşeyim? Kibar ve yardım etti sadece o kadar. Yorgunluktan gözümü açamaz bir halde kendimi yatağa bıraktım.
```Emeği geçenler: @alone_angel61 @bbosvergitsinn @sempatik_kedi
Merhaba, biz Çizgi Yazarlarıyız! Çizgi'de keşfedilmek isteyen ve destek arayan yazarlara yardımcı olmak amacıyla kurulan discord sunucumuzda yazarlarımız, hikayeyi devam ettir etkinliği ile bu kurgunun temellerini hep bir elden attılar. Kitabı beğendiyseniz yazarları kendi hesaplarını takip ederek de destekleyebilirsiniz...
Sunucumuz yazarlara kitaplarını tanıtma, oy, yorum, eleştiri gibi desteklerin yanı sıra diğer yazarlarla arkadaşça sohbetler edebilecekleri bir ortam sunuyor. Yazarlara, kitap yazarken yardım istedikleri konularda onlara destek verecek kişiler bulabilecekleri, oyunlar ve etkinliklerle zaman geçirebilecekleri, saygılı ve huzurlu bir ortam vadediyoruz!
Eğer siz de ismini duyurmak isteyen keşfedilmemiş bir yazarsanız, topluluğumuza katılarak destek alabilirsiniz.
Aramıza katılmak isterseniz lütfen bize dönüş yapın...

