İçeriğe geç

SMILE ROOM

Bölüm 5 · 1 dk okuma

SMILE ROOM

Bölüm 5

bir adim geri

Bowling salonunun kapısı üzerlerine kapandı. Öyle yavaş ve sessizce oldu ki... Sanki biri oradan süzüldüklerini izliyordu ve kapıyı ardına kadar kapatmak, sadece onların duyacağı bir fısıltı gibi gerçekleşti.

Ben kapının hemen dışında kaldım. Birkaç saniye öylece dikildim. İçeri bakmak istedim ama cam yoktu. Tuhaf bir şeydi bu. Bowling salonlarının genelde büyük, camlı girişleri olurdu. Burada ise kapı tamamen opak, neredeyse plastikleştirilmiş metal gibiydi. Ne ses, ne görüntü… Hiçbir şey yoktu.

Telefonumu tekrar çıkardım. Girişin fotoğrafını açtım. Bakınca garip bir şey fark ettim. Kapının üzerinde yazan "Bowling Bliss" tabelası fotoğrafta çıkmamıştı. Sadece düz bir kapıydı. Renkler de daha soluktu, neredeyse siyah-beyaz gibi. Boğazım düğümlendi.

Elimi kapı koluna attım. Açmayı düşündüm. Ama... ama içimde korkunç bir baskı vardı. Bacaklarım oraya adım atmamak için direniyordu. Gözlerimi kapattım, birkaç saniye derin nefes aldım.

Zack’in kahkahaları…

Clara’nın o ciddi, içe işleyen sesi...

Hepsi kulaklarımda yankılandı ama içeriden hiç ses gelmiyordu artık.

Sanki o kapı... onları içine çekmişti ve ben hâlâ buradaydım.

Dakikalar geçti. Belki on dakika... belki otuz. Zaman tuhaflaştı. Telefonuma baktım, mesaj attım:

“Her şey yolunda mı?”

Gönderildi, ama çift tık bile olmadı. Zack genelde hemen dönerdi.

Bir mesaj daha attım Clara’ya. Cevap yok.

Aradım… İkisinden de sinyal geldi, ama açan olmadı.

O an tuvaletin yolunu sordum. AVM'nin bilgilendirme ekranlarından birine yöneldim. Ekran karışıktı. Çizgiler, pikseller bozulmuştu. Dokundum, ama çalışmıyordu. Yakınlarda ne danışma vardı, ne de görevli.

İçimdeki ağırlık daha da bastırmaya başladı.

Neler oluyordu?

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.