İçeriğe geç

SMILE ROOM

Bölüm 4 · 2 dk okuma

SMILE ROOM

Bölüm 4

son kisi

İçeri adım attığımızda bizi serin bir hava karşıladı. Havadaki klima kokusuna karışmış garip, metalimsi bir koku vardı. Hafif ama burun kıvırtacak kadar belirgin. Gözlerimi salonun içine çevirdim. Oyun makineleri, çarpışan arabalar, mini dönme dolap... Hepsi vardı ama... ama neredeyse boştu. Belki birkaç çocuk, uzakta bir top havuzunda oynuyordu. Ama sesler yoktu. Ne bağıran çocuklar, ne de kahkahalar. Her şey sanki ağır çekimdeydi.

Zack, yakındaki bir penaltı simülatörüne yöneldi. Topu aldı, şut attı ama ses çıkmadı. Top fileye girdiğinde makine ışıkları yandı ama hoparlör sessizdi.

“Ses sistemi mi bozuk acaba?” dedi kendi kendine.

Clara arkasına bile bakmadan ilerliyordu. “Sessizlik bu kadar yoğun olamaz,” diye mırıldandı. O da farkındaydı.

Duvarda, eski model bir harita vardı. Neb’s Fun World’ün krokisi. Sağ üstte bowling salonu gösteriliyordu. Üzerinde "Bowling Bliss" yazıyordu. Yolu takip ettik. Her adımda biraz daha yalnızlaşıyorduk. Mekân büyük ama içi boş gibiydi. Ne çalışan vardı, ne güvenlik. Arada sırada bir görevli görür gibi oldum ama sonra bir anda yok oluyordu. Sanki biri hep arkamızdan izliyordu ama dönünce kimse yoktu.

Bowling salonuna giden koridor, diğer alanlara göre daha karanlıktı. Duvarlar boyunca yanıp sönen neon ışıklar vardı, ama bazıları kırık ya da titriyordu. Kenarlarda eski reklam afişleri, solmuş maskot resimleri... İçimi garip bir şekilde sıkıştırıyordu. Adımlarım yavaşladı.

Zack tam tersiydi, neşeyle bağırıyordu: “İşte burası! Haydi içeri!”

Clara bir an durdu. Arkasına döndü ve bana baktı.

“Oyalanma Kenji. Girmek üzereyiz,” dedi ama sesi düşüktü, biraz endişeliydi sanki.

İçimde bir ağırlık çöktü. Bowling salonunun kapısı açık duruyordu. İçeriden hafif bir ışık sızıyordu. Renkli, pastel tonda bir ışık. Ama sessizlik... Sessizlik neredeyse kulak tırmalayıcıydı.

Zack kapıdan içeri girdi.

Clara arkasından…

Ve ben…

Durakladım. Bir adım kala, elim ceketimin cebine gitti. Telefonum oradaydı. Elimi üzerine koydum. Neden bilmiyorum, ama içeri girmeden önce bir fotoğraf çekmek istedim. Kapının fotoğrafını çektim. Belki içgüdüsel bir şeydi. Belki de sadece korkuyordum.

Sonra, onlar içeri girdi.

Ve ben...

Bir adım geride kaldım.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.