İçeriğe geç

Skalf

Bölüm 2 · 3 dk okuma

Skalf

Bölüm 2

1.Bölüm (2.Part )

Suçluların vagonunun önünde görevli ve polisler yerleştirilmişti. Hemen ardından bağlanan ara geçitle beraber alt sınıfın vagonu bulunuyordu. Bazıları şikayetler ve gözetimle uğraşırken diğerleri dinlenir ya da kendilerine ayrılan vagonda gezinirler. Bu şekilde herhangi bir aksaklık yaşanırsa rahatça kontrolü ele alabilirlerdi. Eğer işime süpriz bir misafir girmezse ara geçitteki lavaboyu onları korkutmak için kullanabilirdim. Birkaç şey söyleyip ortadan kaybolacaktım ve amaç sadece vakit kazanmak. Bence o kadar da kötü olamazdı.

Kaçmaya çalışan çocuğu debelenirken ensesinden yakalayıp ara geçite sürükledim. Ara bağlamdaki kapıyı açmadan önce cebimdeki anahtarı deliğe yerleştirip çeviriyormuş gibi yaptım ve kapıyı açtım. Tabi hala bağrışıp çağrışıyorlardı. ' Başlayalım bakalım. '

İşaret parmağımı yavaşça dudağıma yaklaştırdım ve susmalarını işaret ettim.

" Buradan sonra bağırmanızı tavsiye etmem. "

Diğer kapıyı gösterdim. " Orası ciddi suçlular için ayrılan bölge. Onları kızdırmak ister misiniz ? "

' Gerçekte görevlilerin odası ama yüksek ihtimalle bilmiyorlar. '

Çocuklar aniden korkup sindiler. İçlerinden büyük olan " Ne yapacaksın bizi içeriye mi atacaksın ? " dedi şüphe içinde. Kız oldukça küçük olmasına rağmen korkmamış gibi yapmak için kendini zorluyordu. Sabırla " Hayır. " dedim. " Fakat eğer uslu durmazsanız ellerimi kirletmeden sizi bulmalarını sağlarım. Yandaki küçük kapıyı görüyor musun ? İçerisi kapkaranlık ve kimlerin kullandığını tahmin edebilirsin değil mi ? Sizi oraya kilitlerim " dedim.

Kız oldukça korksa da hızlıca cevap verdi. " Buraya geçiş serbest. Onlar bu tarafa geçemez. "

Cebimden ufak bir anahtar tekrar çıkardım. " Emin misin ? Burayı nasıl açtığımı hatırlamıyor musun ? "

Sözüm bittiği anda az önceki karmaşanın kurbanı olan görevli içeriye girdi. Dedim şimdi ne yapsam ? Nasıl sıyırsam paçayı ama beklenmedik bir şey yaşandı.

Görevli ciddi bir şekilde yaklaşırken " Anneniz ağır şikayetlerden trenin ön kısmına kısa bir yolculuğa çıktı. Yani sizi şimdi kurtaramaz. Eğer uslu kalmazsanız muhtemelen ayrılacaksınız. " Adam derin bir nefes alırp boynunda iple bağlanmış bir anahtar çıkardı. " Burası kilitli bölge. Ya benden aldıklarınızı geri verirsiniz ya da sizi orda bırakmasına göz yumarım. "

Demek her şeyi duymuştu fakat onun işin içine girmesi hala küçük kızı tam ikna etmemiştı. Kız hızla kaçmaya çalışırken adam bu sefer ikisinide yakalayıp " Vazgeçtim ikinizi birden içeriye atacağım. " dedi birden. İkiside en son korkudan sindiklerinde " Tamam ,tamam uslu duracağız. " deyip adama düdüğünü geri verdiler. En son bende şapkasını teslim ettim. Çocuklar gitmeden önce görevli onları durdurdu ve " Herhangi bir şeyi söylemeye kalkarsanız. Sizi yem ederim. Uyarmadı demeyin . " dedi yapmacık bir sert tonda. Onlar gittikten sonra bende arkalarından yürüyecektim ki görevli beni durdurdu. " Tamam amacını anlıyorum ama ne yaotığını farkında mısın ? " diye sordu. Başimı sallayıp onaylayarak tepki verdim.

Adam iç çekip " Çocukların aileleri seçkin zenginlerden biriydi fakat şansına bir takım sorunlardan kaynaklı batmışlar gibi duruyor. Gazetelerde ön başlıkta. Şansın varmış ki bu işten sıyırdın ve bir dahaki sefere böyle bir şey yaomanı tavsiye etmem. "dedi.

Sessizce dediklerini onayladım. " Ne yapsaydım ? " dedim hemen sonra. " Kabul ediyorum yanlıştı ve ailelerinin seçkin zenginlerden olduğunu bilseydim dokunmazdım. Neyse en azından başımıza bela gelmeyebilirm Yinede belki uslu durmayı öğrenirler. "

Görevli odasına geçmeden hemen önce son kez konuştu. " Kadın sıkıntı çıkartırsa seninle kavga etmeye kalkarsa bize haber ver. Kendim halledeceğim diye uğraşma. Kapımız herkese açık unutma . "

Birkaç saniye beklemenin ardından " Buradaki insanlara ayrımcılık yapmayan birinin olması güzel. Kimin ne zaman nereye düşeceği belli olmuyor. " deyip bende ayrıldım.

Kapıyı açtığımda odaya ufaktan bir göz attım. Haylaz ikili yerlerine oturmuş annelerini bekliyor , diğerleri ise biraz daha sabredebilmek için kendilerini zorluyor gibi gözüküyordu. Belki de hala umutlu olmak için geç değildir.

" Hernot köprüsü son yarım saat kalmıştır. "

' Of ! hala çok var. '

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.