Bir anda dona kaldım. Ne yaptığımı düşündüm.
-“Ö-özür dilerim, ben…”
+“Berk sadece rol yapıyoruz anladın mı? Bunu aklından çıkarma!”
Başımı eğdim.
-“Üzgünüm… bir anda ne olduğunu anlamadım. Merak etme, sana aşık değilim.”
+“Bana aşık olmadığını zaten biliyorum.”
Melis’e aşık değilim, sadece… sanırım Tuğçe’ye söylediklerim çok fazla kafamda dolaştı ve bir süreliğine etkilendim.
Melis’ten…
Berk bir anda beni öpünceye kadar herşey çok güzeldi, fakat beni öptüğünde bir anda sanki beynime kan sıçradı. Sinirimin saman alevi gibi olduğunu bildiğim için hemen sakinleştim…
Berk ile çatı katından çıkacakken Berk bana döndü.
-“Bu olay yaşanmamış gibi davranalım olur mu? Unutalım bunu.”
Derin bir nefes verdim ve gülümseyerek konuştum.
+“Ahhh… tamam…”
Çatı katından tekrar okul koridoruna gittik. Berk’e döndüm.
-“Neden tüm kızlar beni öldürecekmiş gibi bakıyor.”
Berk şakasına kendini beğenmiş bir tavırla konuştu.
+“Çünkü aşık oldukları erkeği çaldın tatlım.”
Berk ile ayrıldık, o arkadaşlarının yanına gitti ve ben de Buse’nin yanına gittim. Buse hemen konuştu.
-“Kızım söylediklerim doğruymuş aşırı yakışıyorsunuz.”
+“Buse sadece rol anladın mı?”
-“Olsun herkes gerçek biliyor… Sen neden durgunsun?”
+“Hiç.”
-“Bir şey olmuş, hadi söyle.”
+“Tamam ama bağırmak, çığlık atmak falan yok tamam mı? Bunu kimse bilmeyecek, biz de unutmaya karar verdik.”
-“Kızım unutamamışsın hadi söyle.”
Derin bir nefes aldım.
-“Biz… Berk ile öpüştük…”
+“Neee!”
Buse bir süre yüzüme donuk bir şekilde baktıktan sonra konuşmaya devam etti.
+“Ne zaman? Nerede? Neden?”
-“Yavaş gel kanka. Tamam sırayla cevaplıyorum. Yaklaşık 20 dakika önce, çatı katında, nedenini bilmediğim şekilde.”
+“Hanginiz öptü?”
-“Kanka sence ben öper miyim?”
+“Doğru, mantıken onun öpmüş olması gerek.”
Buse bir süre sadece donduktan sonra tekrar yüzüme döndü ve gülerek konuşmaya başladı.
-“Peki kanka… Burak mı daha iyiydi yoksa Berk mi?”
+“Kanka lütfen saçma sorular sorma.”
-“Yaa merak ettim hadi söyle.”
+“İkisi de bok gibiydi.”
Buse ile sustuk ve bir süre sonra yeniden havadan sudan sohbet etmeye başladık. Bir süre sonra son derse girdik ve ders bitince herkes evlerine döndü.
Eve gittiğimde burnuma mükemmel kokular geldi. Babam çok güzel bir akşam yemeği yapmıştı, her öğüne bir yemek vardı.
-“Baba uzun zamandır bu kadar çok yemek yapmadın. Birisi mi gelecek?”
+“Evet kızım bu gün misafirimiz var.”
-“Kim bu misafir?”
+“Aslında misafirler, gelince görürsün.”
-“Ahh tamam.”
Babama masa düzeni konusunda yardım ettim ve bu iş bitikten sonra babam beni odama götürdü.
-“Hadi üstünü değiştir, çok ev hali gibi olmasın ama tamam mı?”
+“Tamam.”
Üstüme sade ama şık bir elbise giydim. Odadan çıktığımda babam ise bir pantolon ve gömlek giymiş bir şekilde koltukta oturuyordu.
-“Beyefendi çok şıksınız.”
+“Teşekkürler hanımefendi siz de çok güzelsiniz.”
Güldükten sonra bende koltuğa oturdum ve birlikte biraz televizyon seyrettik.
Bir süre sonra kapı çaldı ve babamla kapıya doğru ilerledik. Babam kapıyı açtığında babamla aynı yaşlarda bir adam ve bir kadın karşımızda duruyordu. Sanırım karı kocalardı.
Babam ile ben ikisini karşıladık ve masaya oturduk. Babam sohbeti başlattı.
-“Oğlunuzda gelecek sanıyordum.”
+“Birazdan gelir. Murat, bu senin kızın mı?”
-“Evet benim kızım.”
Adam elini bana uzattı.
-“Merhaba kızım ben Mehmet.”
+“Merhaba Mehmet amca, ben Melis.”
Kadın araya girdi.
-“Ne kadar güzel bir isim. Ben de Nalan.”
+“Teşekkür ederim Nalan teyze.”
Biraz daha sohbet ettikten sonra ben telefonumu almak için odama çıktım ve aşağıdan tekrar kapı sesi geldiğini duydum. Bu Nalan teyze ile Mehmet amcanın oğlu olmalıydı.
Aşağı indiğimde babam kapıyı açmıştı.


