Burak’ın gözleri şokla açıldı. Fakat hala cesur gözükmeye çalışıyordu.
-“Bırakmazsam ne olur?”
Berk alaycı bir sırıtış yaptı ve Burak’ın saçlarını tutup sertçe aşağı çekti. Burak’ın kafası arkaya eğilmiş ve canı yanıyordu.
-“Normal bir olayda neler yapabileceğimi çok iyi biliyorsun… bir de sevgilimi tutup bırakmadığında neler yapabileceğimi düşün…”
+“Ahhh bırak saçımı!”
-“Önce sen bırakman gerekeni bırak… yoksa burada senin sevgilimi tutan elini kırmayı geç, bir daha iyileşememesi için keserim…”
Berk bunları söylerken çok sakin ve netti. Burak’ın korktuğu gözlerinden okunuyordu.
+“T-tamam…”
Burak yavaşça elini çekti. Ardından Berk elimden tuttu ve kimsenin olmaması dileğiyle beni bahçeye götürdü fakat bahçe doluydu, yağmur yağıyordu ve sevgili rolü yaptığımız için ellerini benim yanaklarıma koydu.

Berk gözlerimin içine bakarak konuştu.
-“İyi misin aşkım?”
+“İ-iyiyim…”
Tüm okul bizi izliyordu, Berk bana “Aşkım” dediğinde herkes şoka girmişti. Ona aşık olan kızlar çıldırıyordu…
Berk benim okul üniformamın kolunu sıyırdı ve koluma baktı.
-“Çok acıttı mı? Biraz kızarmış.”
+“Şuan iyiyim…”
-“Tamam o zaman.”
Berk bir anda beni kendine çekti ve bana sarıldı…
-“İyi olmana sevindim.”
Bunların hepsinin rol olduğunu bildiğim için bende sarıldım…
Neredeyse tüm okul bahçedeydi ve bizi izliyordu. Berk’in bir kızı basıl sevebileceğini düşünüyorlardı…
En sonunda sınıfa çıktık ve yerlerimize geçtik. Ders başladı ve Berk ders boyu beni izledi…

Ders bitti ve Berk benim masama oturdu.
-“Ders nasıl geçti aşkım?”
+“Güzel geçti.”
Tüm sınıf bizi izleyip fısıldaşıyordu. Berk’i bu kadar özel yapan şeyin ne olduğunu anlayamıyorum ama neyse şuan bu umrumda değil.
Sınıfın içine birden Burak girdi.
-“Siz gerçekten sevgili misiniz?!”
Berk sert bir tavırla konuştu.
+“Evet, neden?”
-“Çünkü hiç yakın değildiniz, birden ortaya çıktı.”
+“Yakın olmadığımızı nereden biliyorsun? Beden eğitimi dersinde revire gittiğimizde sadece Melis ve ben vardık, güzel anlardı…”
Burak ve tüm sınıf bir anda şok geçirdi. Ben de Berk’in kolunu tuttum.
-“Bu kadar açık konuşmaya gerek yok değil mi aşkım? Özel sonuçta.”
Sınıf iyice şoka gitmiş bir şekilde bizi izliyordu.
+“İnanmıyor gibiydi o yüzden söyledim bebeğim.”
Berk Burak’a döndü.
+“Bu arada bırak sevgilime dokunmayı yakınından geçmeyi bile düşünme ve bunları yapmaya kalkışma, yoksa sonu kötü olur tamam mı?”
Burak yine her zamanki gibi cesur görünmeye çalışıyordu ama öyle olmadığı çok belliydi. Berk ve ben sınıftan çıktık.
Yanımıza Tuğçe adında bir kız geldi, okulda Berk’e en takıntılı kızlardan biriydi.
-“Berk.”
Berk ve ben Tuğçe’ye doğru döndük.
-“Senin adını söylemedim sen neden bakıyorsun?”
+“İstediğim yere bakarım Tuğçe. Üstelik sevgilimi kimin çağırdığını görmek istedim.”
-“Doğru duymuşum, sevgiliymişsiniz.”
Berk araya girdi.
-“Evet Tuğçe, sevgiliyiz. Ne söyleyeceksen çabuk ol.”
+“Neden benimle değil de onunla sevgili oldun.”
Berk kahkaha attı.
-“Sen ciddi misin? Melis senden bin kat daha güzel, zeki ve çekici. Ayrıca ben sana değil ona aşığım.”
Berk’ten…
Melis hakkında söylediklerim yalan sayılmazdı. Melis gerçekten güzel ve çekici, zeki olduğuna laf eden zaten yok.
Bir kez daha Melis’in yüzüne baktım. Yüzünün her yeri o kadar güzeldi ki…
En sonunda Melis kolumu dürttü.
-“Berk. Nereye daldın?”
+“Ahh… H-hiç… Tuğçe gitti mi?”
-“Evet gitti.”
+“İyi hadi gidelim.”
-“Nereye?”
+“Çatı katına.”
Bunu söyledikten sonra yürümeye başladım.
Çatı katına çıktık ve Melis karşıma geçti.
-“Ne oldu?”
+“Sevgili rolünü kabul ediyorum. Bir sorum var, ne kadar sürecek?”
-“Teşekkür ederim. Fakat ne kadar süreceğini bilmiyorum, Burak peşimi bırakınca.”
Bir süre çatıdan gök yüzünü izledik… Bir süre sonra birbirimize döndük…
-“Melis…”
+“Efendim.”
Yavaşça Melis’e yaklaştım… ve en sonunda dudaklarımız birbirine değdi…

Melis hemen geri çekildi.
-“Ne yapıyorsun?!”

