Mehmet amca ile Nalan teyzenin oğlunu görünce dona kaldım.
Siktir bu Berk…
Ailelerimiz bizi birbirimize takılı kalmış görünce meraklandı. Mehmet amca konuştu.
-“Siz tanışıyor musunuz?”
+“E-evet… sınıf arkadaşıyız baba…”
-“Vay… şansa bak.”
Hep birlikte masaya geçtik. Berk ve ben yan yana oturuyorduk… Berk biraz yaklaşarak fısıldadı.
-“Sen Murat amcanın kızı mısın?”
+“Yok kardeşiyim, tabikide kızıyım.”
-“Aman ne komik.”
Gülümseyerek.
-“Bence komik.”
Nalan teyze gülerek bize döndü.
-“Siz ne konuşuyorsunuz öyle?”
+“Hiç okuldaki işlerimizden konuşuyorduk.”
-“Ne işleri?”
Bir süre sustuk… Fakat sonrasında açıklamaya karar verdim.
-“Benim eski sevgilimin adı Burak, beni aldattığı için ayrıldık ama hala peşimi bırakmıyor. Benden uzak durması için Berk ile sevgili rolü yapıyoruz.”
Babam bunu duyunca şaşırdı.
+“Bunu neden bana söylemedin?”
-“Kendim halletmek istedim. Hallediyorum üstelik.”
Babamla bu konu üzerine biraz konuştuk ama sonunda bana bu konuyu çözmem için bir şans verdi.
Saat çok geç oldu ve babam, Mehmet amca ve Nalan teyze biraz içki içtiler. Babam onlara bu gece burada kalmalarını, polis çevirirse işlerin pek iyi olmayacağını söyledi…
Bu gece Berk ve ailesi bizim evde kalacaklardı…
Mehmet amcanın ve babamın iş arkadaşı olduğunu bu akşam öğrendim.
Kimin nerede yatacağını tartışırken en son bir karar verdik. Mehmet amca ve Nalan teyze benim yatağımda yatacaklardı, çift kişilik olduğu için rahat ederler diye düşündük. Babam kendi yatağında ve Berk ile ben salonda koltuklarda yatacaktık.
Berk ve benim telefonuma bir mesaj geldi. “Yatın çok şiddetli bir yağmur bekleniyor, bu sebeple yarın okul yok.” yazıyordu. Yarın okul olmadığı için mutluyduk.
Hepsine kıyafet verdik. Babam, Nalan teyze ve Mehmet amca yattılar. Berk ile ben salonda ayakta duruyorduk.
Hafifçe yağmur yapmaya başladı. Dışarı çıkmayı çok istedim.
-“Dışarı çıkalım mı?”
+“Ne?”
-“Dışarı diyorum, çıkalım mı?”
+“Sen delirdin mi? Yağmur yağıyor.”
-“Sen gelmiyorsan ben çıkıyorum.”
Üstüme montumu aldım ve kapıya yöneldim.
+“Bekle.”
Berk’te arkamdan montunu aldı ve evden çıktık.
+“Melis yol yakınken eve gitelim hadi.”
Berk cümlesini bitirir bitirmez ben evin bahçesine çıktım.
Berk hemen arkamdan koştu.
+“Sen gerçekten delisin.”
-“Ahahahah. Bu hayatta deli olmazsan yaşayamazsın.”
Montumu çıkardım ve benim montumu çıkardığımı gören Berk’te montunu çıkardı.
Yağmurun altında yavaşça ıslanmaya başladık.

Yağmur yağarken dönmeye başladım, çok eğleniyordum. Berk ise sadece bana bakıp ne yaptığımı anlamaya çalışıyordu.
+“Bu zamana kadar okul birinciliğini nasıl aldın?”
-“Berk cidden yağmurda eğleniyorum diye iyice beni gerizekalı yaptın he.”
+“Tamam sustum…”
Gülmeye başladım…
Bir süre sonra ikimizde çok üşüdük ve içeri girdik.
-“Burada bekle.”
İçeriden iki tane havlu aldım ve geri gelip birini Berk’e verdim.
+“Saol.”
-“Rica ederim… Film izlemek ister misin?”
+“Melis şu an çok uykum var.”
-“Tamam o zaman iyi geceler.”
+“İyi geceler…”
Koltukların birine Berk yattı, diğerine ben yattım.
Berk’ten…
Bir anda uyandım. Saat ikiydi. “Cidden neden uyandım ki?” diye kendi kendime söylendim.
Başımı yeniden yastığa koyduğum sırada küçük küçük hıçkırık sesleri geliyordu. Melis’e doğru döndüm. Melis sessizce ve hıçkırarak ağlıyordu.
-“Melis?”
Melis bir anda göz yaşlarını sildi.
+“Uyandırdıysam özür dilerim…”
Melis’in yanına gittim.
-“Neden ağlıyorsun?”
+“Y-yine aynı rüyayı gördüm…”
-“Hangi rüya?”
+“Annemin beni terk ettiği anı…”
-“Annen seni terk mi etti?”
Melis daha fazla konuşamadı, sadece başını olumlu anlamda sallayabildi.
-“Kaç yaşındaydın?”
+“A-altı…”
Elimi Melis’in omzuna koydum…
-“Tamam sakin ol… Bunu tekrar yaşamadın, sadece rüya olarak tekrar gördün tamam mı? Sen bu rüyayı gördüğünde sana iyi gelen şey ne?”
+“Genelde b-babamla yatarım…”
-“Şu an Murat amcayı uyandırmasak iyi olur… Seninle yatmamı ister misin?”
+“Y-yok sen yat. Ben kendime gelirim.”
-“Hadi Melis.”
Melis sadece başını eğip koltukta biraz daha yana kaydı…
Melis’in yanına uzandım. Aynı yerde yatıyorduk ama birbirimize değmiyorduk. Sanki aramızda bir duvar varmış gibiydi.
Sabah uyandığımda Melis yanımda değildi. Koltukta oturur pozisyona geldiğimde Melis mutfaktaydı.
-“Ne yapıyorsun?”
+“Ah uyandın mı? Kahvaltı hazırlıyorum.”
Kendimi tekrar koltuğa attım fakat başımı koltuğun sert kısmına vurdum.
-“Ahh…”
+“Ne oldu?”
-“Başımı koltuğun sert kısmına vurdum.”
+“İyi misin?”
-“Biraz fazla acıyor…”
Melis yanıma geldi ve kafamın vurduğum kısmına baktı, ellerini kafamda hissediyordum.
-“Buz vericem onu koy.”
+“Tamam.”
Melis bana buz verdi ve kafama onu koydum. Bu arada mesajda yazdıkları gibi çok fazla yağmur yağıyordu.
Annem, babam ve Murat amca üst kattan aşağıya iniyorlardı.
Babam konuştu.
-“Günaydın gençler.”
Melis ve ben babama karşılık verdik. En sonunda Melis’in hazırladığı kahvaltıya oturduk.
Kahvaltı bitti ve annem ile babamla kendi evimize gittik.
Yazardan…
O gün Berk ve Melis için gayet sıradan bir gün olarak bitti.
Bir sonraki gün okulda Melis’ten…
Dün aşırı sıkıldığım için bu gün okul bana iyi gelecekti. Akşama kadar yağmur yağdı ve dışarı çıkamadım.
Okula girdiğimde bahçede tüm öğrenciler bir yere toplanmıştı. Bende merak ettiğim için oraya gittim ve gördüğüm şey ile şok oldum.
Berk bir çocuk ile çok fena şekilde kavga ediyordu. İkisi de birbirlerine yumruk atıyordu ve kimse korkudan onlara yaklaşamıyordu.
Kalabalığın arasından geçerek Berk ile o çocuğun arasına girdim. Ben aralarına girdiğim anda bana bir şey yapmamak için durdular.
-“Berk ne yapıyorsun?!”
+“Oradan bakınca ne yapıyor gibi görünüyorum?”
-“Neden kavga ettiniz?!”
+“Melis şu an seninle uğraşamam, şu Ceyhun benim elime düştü.”
Ceyhun denen çocuk araya girdi.
-“Melis sevgilinin zorba olduğunu bilmiyormuş gibi davranma bence.”
Ceyhun benim adımı ağızına alınca Berk onun yüzüne bir yumruk daha geçirdi…
+“Onun adını bir daha ağızına alırsan seni buraya gömerim!”
-“Sevgilin olduktan sonra yumrukların hafiflemiş gibi Berk!”
Berk çocuğa tekrar yumruk yağdırmaya başladı.
+“Bence öyle değil!”
Çocukla kavgaya devam ettiler ben Berk’i oradan uzaklaştırmaya çalışıyordum ama hiçbir işe yaramıyordu, çocuk ile birbirlerini dünyanın en güçlü mıknatısı gibi çekiyorlardı.
Çocuğun yüzü biraz kanamaya başladı ama Berk asla durmuyordu.
-“Berk kes artık şunu!”
Berk asla beni duymuyordu, etrafımızdaki öğrenciler sanki sinema izlermiş gibi onları izleyip fısıldaşıyorlardı…
En sonunda Berk’i kolundan tuttum ve oradan uzaklaştırdım. Okulun arka bahçesine gittik.
-“Şu zorbalıklarından vazgeç! En sonunda okuldan atılırsın!”
+“Beni neden düşünüyorsun ki?!”
-“Seni düşündüğüm falan yok sadece söylüyorum!”
+“Melis sen tanıdığım en sakin kızsın, bu yüzden anlamazsın!”
O an donakaldım…
-“Sakin mi?… Ben mi?! Şunu bil ki ben senden çok daha kötü şeyler yaşadım ve ben bunları yaşarken ona yaslayabileceğim bir annem yoktu! Aslında tüm bu yaşadıklarımın sebebi o şerefsiz kadın! Dışarıdan sakin gibi görünüyorum ama değilim! Her gece aynı rüyayı görüyorum ve sabaha kadar ağlıyorum! Her gün içimde yaşadığım ve her seferinde kaybettiğim savaşı bırak en yakın arkadaşım Buse’yi, öz babam bile bilmiyor! Ayrıca ben her gün herkese yalan söyledim! ‘İyiyim’ diyerek yalan söyledim ve sen gelmiş şimdi bana sakin mi diyorsun!!”
…


