İçeriğe geç

Siyahtan Beyaza

Bölüm 17 · 4 dk okuma

Siyahtan Beyaza

Bölüm 17

16. Bölüm

Berk ve Kağan yan yana okul binasına doğru yürüdüler. Diğer öğrenciler ise aralarında fısıldaşmaya devam ediyordu. Buse beni okul binasına çekiştirmeye başladı ve en sonunda pes edip onunla okul binasına girdim. Girdiğim anda okulda tekrar Berk ile Kağan'dan korkulacağını anladım, çünkü tekrar özellikle Cenk ile kavga etmeye başlamışlardı. Kağan ve Berk düşününce aslında tam olarak zorba değillerdi. Kendi hallerinde takılır, onlara sataşanları pişman ederlerdi. Cenk'i gördüğümde okul dolaplarına sırtı yaslanmış bir şekilde yere düşmüştü. Kim bilir bu sefer ne dedi de o ikisini sinirlendirmişti.

Cenk yerde otururken konuşmaya başladı -"Sen böyle mi 'merhaba' diyorsun Kağan?" +"Yok, bu sana özel." -"Vay... Senden özel bir şey almak ha?" Kağan bir anda delirdi ve Cenk'in yakasına yapışıp bağırmaya başladı. -"Oğlum sen benimle dalga mı geçiyorsun?!" Berk elini Kağan'ın omzuna koydu. -"Kanka gelir gelmez bir sorun çıkmasın, boşver." Kağan iç geçirdi ve Cenk'in akasını bıraktı. sonra da Berk ile birlikte sınıfa girdiler. Buse ile bende arkalarından sınıfa girdik. Buse sırasına geçti, ben de Berk'in yanına gittim. -"Ne oldu, neden birden kavga başladı?" +"Cenk'i biliyorsun, salak salak konuşmaya başladı. Kağan'nın da eli kaşınıyordu, yapıştı yakasına."

Kağan yanımıza geldi ve gülümseyerek bana döndü. -"Sen Melis'sin değil mi?" +"Evet, Melis ben." Kağan, gülerek Berk'e döndü. -"Güzel kız bulmuşsun, beni bıraktığına şaşmamalı." +"İyiki bunun öncesinde gelmedin Kağan, yoksa bize yine gey derlerdi." Gülmeye başladık. bir süre sonra Burak sınıfa girdi, Kağan bunu görünce benim kulağıma yaklaşıp fısıldadı. -"Eski sevgilin bu muydu?" +"Evet." -"Bundan sonra sataşırsa bana da haber ver. Berk ile birlikte hallederiz." Berk bunu duyunca Kağan'a döndü. -"Benim neyim yetmiyor lan?" +"Sana 'yetersiz' mi dedim gerizekalı? Sadece yengemi koruyacağımı söylüyorum." Bir anda gülmeye başladım. İkisi de bana şaşırmış bir şekilde bakıyordu. En sonunda Berk konuştu. -"Sen neye gülüyorsun öyle?" +"Siz nasıl arkadaş oldunuz onu sorguluyorum." Kağan gülerek konuşmaya başladı. -"Yenge o konuya şu an sakın girme. Ben sana bunu başka bir zaman rahat rahat anlatacağım." Kağan'ın kulağına yaklaştım. -"Tamam ama Kağan bana yenge deme. zaten normalde de sevmiyorum, bizim durumumuz farklı zaten." +"Tamam, sen nasıl istersen."

Bir süre daha konuştuktan sonra sırama geçtim. Berk'ten... Sırama oturdum, hemen yan sıramda Kağan oturuyordu normalde ama ders boş olduğu için benim sıramın üzerine oturmuştu. bana yaklaşıp sessizce fısıldadı. -"Şimdi ben doğru mu anladım? Sen bu kızı sapığın tekinden korurken bıçaklandın. Bu kız seni hastanede ziyarete gelmeye başladıkça aşık oldun, öyle mi?" +"Evet..." -"Sen çok büyük boka basmışsın kardeşim. Bu kız seni iş ortağı olarak görüyor, az önce sadece yenge dedim diye bana hemen bunun bir oyun olduğunu söyledi." +"Abicim ben ne yapıcam ya?" -"İki seçenek var. Ya bu sevdadan vazgeçeceksin, ya da kızı kendine aşık etmeye çalışacaksın." Sevdamdan vazgeçemem. Birinci seçenek direk elendi. -"Birinci seçenek olmaz, vazgeçemem. Ben istesem bile kalbim izin vermez." +"Ay sen harbi aşık olmuşsun lan." -"Gerizekalı, ben sana dün telefonda bir saat ne anlattım?" +"Ben onların hepsini dalga geçiyorsun sanmıştım lan..." -"Birlikte yola çıktığım arkadaşa bak anasını satayım ya." +"Neyse, şimdi her şeyin gerçek olduğunu öğrendiğime göre o kızı sana yapmazsam bana da Kağan demesinler." -"Bir bok değişmez zaten. Herkes 'Gerizekalı' der, bir şey de değişmez." +"Şurada sana yardım etmeye çalışıyorum, hakaret etmeden duramaz mısın?" -"Duramam, en büyük tutkum bu."

Dersin geri kalanında başka konulardan sohbet ettik. Zil çalınca birlikte kafeteryaya gittik. -"Özlemişim lan burayı..." +"Özlersin tabii, ne anılarımız geçti burada..." -"Hatırlıyor musun 9. sınıfta okula ilk geldiğimizde nasıl tanışmıştık?" +"Unutur muyum hiç, okulu turlatmıştın bana." -"İyikide turtatmışım, can dostumu buldum sonuçta." 2 yıl önce Berk'ten... Yeni okulumun koridorunda yere oturdum ve telefonuma kulaklığımı bağlayıp şarkı dinlemeye başladım. Buraya nasıl alışıcam diye düşünmeye başladım. Bir anda bağırışma sesleri geldi. koridorun o kısmına döndüğümde bir çocuk köşeden benim olduğum koridorda koşmaya başladı. Ayağa kalktım ve çocuğu kolundan yakaladım. -"Ne oluyor, neden koşuyorsun?" +"Bırak lan kolumu, ağızıma sıçacaklar! Üstelik sen kimsin?" -"Ben Ber-" Bağırış sesleri yükseldi ve koridorun başında 4-5 tane son sınıf çocuk belirdi. Karşımdaki çocuk onları görünce benimde kolumdan tutup koridorun diğer tarafına koşmaya başladı. Arkamızdaki çocuklar durmamızı söylüyorlardı ama tavırlarından, durduğumuz anda bizi öldürecekleri belliydi. Birlikte resmen okulu turlamıştık. En sonunda izimizi kaybettiklerinde bir yere saklandık. -"Sen kimsin ve bu çocuklar seni neden kovalıyorlar?" +"Ben Kağan. Bu çocuklar ben sınıfıma giderken sigaramın olup olmadığını sordular, ben de yok dedim ama yalan söylediğimi düşündüler ve az kalsın beni döveceklerdi..." Çocuk derin bir nefes aldı. -"Sen kimsin?..." +"Berk ben... Benim senin gibi bir hikayem yoktu ama şimdi oldu." -"Sınıfın ne?" +"9/G... Seninki?" +"Birbirimizi göreceğiz demek... Benimki de 9/G." Günümüzde Berk'ten... -"9. Sınıfta onlardan çok çekmiştik." +"Evet... Nasıl oldu bilmiyorum ama sınıfta kalmadılar bir şekilde. Neyse işimize yaramıştı." Kağan ile tanıştığımda onun yüzünden birlikte o çocuklardan az dayak yememiştik. Hatta arada sırada, bizi döverken onları sinir etmek için birbirimize bakıp gülerdik. Her seferinde bunun yüzünden daha fazla dayak yerdik ama yinede onları sinirli görmek bize eğlenceli gelirdi. Can dostum diyeceğim kişiyle bu şekilde tanışacağımı hiç düşünmemiştim. Kağan, yardımına ihtiyacım olduğunda hiçbir zaman "Neden?" diye sormazdı, gelirdi. Hemen yanıma koşardı. Hatta eğer bıçaklandığım zaman şehir dışında değilde yanımda olsaydı, hiç düşünmeden o bıçağın önüne atlayacağını çok iyi biliyorum. O da biliyordu, aynılarını onun için de benim yapacağımı...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.