İçeriğe geç

SİYAH KUĞU

Bölüm 9 · 3 dk okuma

SİYAH KUĞU

Bölüm 9

Anlaşma

Lara’nın gözleri, tutmaya çalıştığı gözyaşlarının etkisiyle adeta pırıl pırıl parlıyordu. Yıllardır kalbinin en derininde bir sızı olarak taşıdığı, geceleri rüyalarında aradığı annesinin izi... Tüm o kayıp yılların anahtarı meğer bu adamın avuçlarının içindeymiş. İhanetin soğukluğu, boğazına dev bir düğüm gibi oturdu.

​"Lara, bir dakika dur ve dinle..." Gökhan adımlarını ona doğru attı, ellerini yatıştırıcı bir tavırla kaldırmıştı.

​"Yaklaşma bana!" Lara’nın sesi malikanenin yüksek tavanlarında çınladı. Gözyaşları sonunda yanaklarından aşağı süzüldü ama sesi zerre kadar geri adım atmıyordu. "Açıklama falan istemiyorum! Ne diyeceksin Karahan? 'Seni düşündüğüm için gizledim' zırvalıklarını mı anlatacaksın bana? Sen benimle oynadın! Ben annemin bir kırıntısını bulmak için yıllardır çırpınırken, sen o dosyayı kasanın en alt gözünde saklayıp beni parmağında oynattın!"

​"Öyle değil!" Gökhan’ın sesi ilk kez bu kadar pürüzlü, ilk kez kontrolünü kaybetmeye bu kadar yakındı.

​"Tam olarak öyle!" Lara göğsü hızla kalkıp inerek üzerine yürüdü onun, parmağındaki o ağır yüzüğü göstererek. "Bu yüzük bir koruma değilmiş... Bu yüzük, beni annemin hayatıyla tehdit etmek için hazırladığın bir kelepçeymiş! Nefret ediyorum senden! Duyuyor musun beni? Senden de, senin o karanlık oyunlarından da nefret ediyorum!"

​Lara arkasını dönüp kapıya doğru fırlamak istedi ama Gökhan buna izin vermedi. Birkaç hızlı adımda aradaki mesafeyi kapattı. Lara’nın bileğini incitmeden kavradı, onu tek bir hamlede kendi göğsüne doğru çekti.

​Gökhan’ın güçlü kolları Lara’nın beline bir sarmaşık gibi dolandı. Onu sarsılmaz bir şefkatle göğsüne bastırdı. Tek elini Lara’nın başının arkasına koyup saçlarını okşamaya başladı. Çenesini kızın başının üzerine yasladı.

​"Tamam... Tamam, öfkelenmekte haklısın," dedi Gökhan, sesi ilk kez bir fısıltı kadar yumuşak ve kısıktı. "Ama gitmene izin veremem. Yemin ederim her şeyi anlatacağım, sadece dinle."

​Lara, adamın göğsüne çarpan kendi kalbinin ve Gökhan’ın gümbür gümbür atan nabzının arasında sıkışıp kalmıştı. Gökhan’ın kokusu, saçlarındaki parmaklarının o yumuşak ama sahiplenici dokunuşu bedenini uyuşturuyordu. Ama gururu ve kırgınlığı bir yanardağ gibi patladı.

​"Çek ellerini omzumdan!" dedi Lara, ellerini Gökhan’ın sert göğsüne dayayıp tüm gücüyle onu iterek. "Dokunma bana! Sen benim sığınabileceğim bir adam değilsin, duydun mu beni? Çek ellerini!"

​Lara hırsla kendisini geriye çekti, Gökhan’ın tutuşundan kurtuldu. Aralarına giren o iki adımlık mesafe, sanki kilometrelik bir uçuruma dönüştü. Lara, yanağındaki ıslaklığı elinin tersiyle sertçe sildi.

​Gökhan’ın kolları havada kaldı. Gözlerindeki o sarsılmaz, elit Karahan imajı yerle bir olmuştu. Bakışlarında katıksız bir çaresizlik belirdi.

​"O dosya," dedi Gökhan, derin bir nefes alarak sesini toplamaya çalışırken. "Sana karşı kullanacağım bir koz değildi Lara. Annenin izini üç hafta önce buldum. Ama o izi bulan tek kişi ben değildim; babam ve Rüzgar da o dosyanın peşindeydi. Eğer o belgeleri sana o gün verseydim, seni de anneni de tek bir gecede yok ederlerdi."

​Lara’nın bakışları donakaldı.

​Gökhan adımlarını yavaşça masaya doğru attı, kutudaki mühürlü kağıtları alıp doğrudan Lara’ya uzattı. "Annen güvende. Onu korumaya aldım çünkü sen benim yanımdaydın. Şimdi o belgeleri al. İstersen bu evden çık git... Ama gittiğin an, Rüzgar’ın ilk hedefi sen değil, annen olacak."

​Lara elimdeki belgelere, ardından Gökhan’ın gözlerinin içine baktı. Gökhan’ın gözlerinde ne bir yalan emaresi vardı ne de bir kibir. Sadece Lara’yı korumak isteyen ama bunu ifade etmeyi bilmeyen karanlık bir adamın dürüstlüğü duruyordu.

​Lara belgeleri parmaklarının arasında sıktı. Çenesini kaldırdı, gözyaşlarını tamamen kuruttu.

​"Gitmeyeceğim," dedi Lara, sesi bir kılıç kadar keskinleşerek. "Ama artık senin kurallarınla da oynamayacağım Gökhan. Bu masaya bir piyon olarak değil, ortağın olarak oturuyorum. Anannemi oradan getireceğiz ve o lansmanda Rüzgar’ın da babanın da karşısına birlikte çıkacağız. Eğer bir adım bile arkamdan iş çevirirsen... O zaman bu Siyah Kuğu seni gerçekten yakar."

​Gökhan’ın dudaklarının kenarı, o dumanlı ve tehlikeli tebessümle hafifçe kıvrıldı. "Anlaşma sağlandı, Kuğu."

Bölüm sonu

1 yorum