İçeriğe geç

Sırlı Ateş

Bölüm 10 · 4 dk okuma

Sırlı Ateş

Bölüm 10

10.

Yardımcım Alper Yağız odaya girdi ve 1 ay sonra önemli bir görev için askerleri hazırlamamız gerektiğini söyledi. İşte ilk görev gelmişti ya bu yolda ilerleyecektik ya da ilerleyecektik. Yardımcıma

-Tamam sen TİM'i topla, ben de maskemi vs takıp geliyorum.

dedim. O odadan çıktıktan sonra kızlar da

-biz de gidelim çok yorma askerleri, onlar bu vatana lazım.

dediler. Ben de

-Hayır, bu vatan onlara lazım. Yorulacaklar, öğrenecekler gerekirse şehit olacaklar ama bu vatanı kimseye yâr etmeyecekler. Onlar burada bu vatan uğruna canlarını feda etmeye hazır olan askerler, onlara en iyi ben sahip çıkacağım.

dedim ve kızları uğurladım. Ardından telefonumu aldım, maskemi taktım ve aşağıya indim. Askerler pırıl pırıldı, hepsi hazırdı. Ben telefonuma ne söylemek istiyorsam yazacaktım yardımcım Alper Yağız'da onları dile getirecekti. Yanlarına ilerlediğimde Alper Yağız RAHAT-HAZIR OL diye komut verdi ardından aslanlarım teker teker tekmil vermeye başladı, bitirdiklerinde ben yazdım ve Alper Yağız okudu

-Başlıyoruz, 5 km askeriyenin etrafında koşu, ardından 200 mekik 200 şınav son olarak da çamur parkuru 10 tur.

Ardından başlamadan bir şey daha yazdım ve Alper Yağız okudu

-Askerlerim, bu vatan size emanet, size sıradan şeyler yaptıramam merakınız var benimle alakalı biliyorum ancak benim hakkımda şuan bileceğiniz tek şey soyadım olabilir. bu görev çok önemli 1 ayımız var e bu 1 ayda tüm eğitimlerde ben de başımızda olacağım. Sonuçta değiliz herkes gibi sıradan.

Hamdolsun Türk yaratmış yaradan!

askeriyenin etrafında koşu yapacaktık başlarına geçtim arkamda 2şer sıra halinde rütbeye göre dizildiler ve benim başlamamla birlikte koşmaya başladık...

koşumuzun 3.kilometresinde sırayla elimize su tutuşturdu Alper Yağız ben içemeyeceğim için suyu elime verdiği gibi geri ona fırlattım.Aslanlarımızın yüzümü şimdilik görmesine izin yoktu.koşuya devam ederken arkadan gelen konuşma seslerine odaklandım.

.

.

.

ilahi bakış açısı,,,

önlerinde hiç durmaksızın koşan komutanlarına hayran kalan tim üyeleri şimdiden yorulmuştu. En arkada bulunan Baran ve Ahmet ikilisi timin en küçükleriydi bu yüzden en arkada konuşma fırsatı bulabilmiştiler.

komutanlarının konuşamayacağını bildiklerinden daha rahat davranıyorlardı.

koşunun 4. kilometresini de çoktan tamamladıklarında Baranın tabiri yerindeyse hışı çıkmıştı hoş timin geri kalan askerlerinde de durum böyle idi.

en arkadan iki önündeki Altaya yorgunca seslenen Baran Mardinli olmasının verdiği şive ile tüm odağı üstüne çekmeyi başarmıştı

-Altay ulan böyle giderse ben mekiğin yarısında öteki taraftan buraya anama çay demlesin diyerekten laf anlatacam yaww

Baran'ın dediğine gülen tüm askerler yere yığıldı. Neyse ki Asena espri sevdiği için bu duruma bir şey dememişti ve askerlerinin yorulduğunun farkındaydı ama Alper Yağız'ın

-Asker toparlan!

sözüyle hepsi kendine geldi. Belli çok yorulmuşlardı ve Ahmet

-Ben 7 yıl boyunca sevdiğim kızın peşinden koşarken böyle yorulmamıştım.

diyince Baran

-Bugün de Amed'e yagıyoz dostlarr.

diye bağırdı. Mekik bitince 5 dakika dinlendiler ve sırada şınav çekmek vardı. Asena'da yorulmuştu ama çalışmak şarttı hayatı hep çalışarak ve başararak geçmişti. Çalıştıysa görevi de başarıyla bitireceklerdi. Hırslıydı, azimliydi. Aynı Asker Baran gibi Asena şınav sırasında kalktı yanına Alper Yağız'ı aldı ve askerleri kontrole başladı. Yere yığılan Baran'ı gördü gözlerini kapatmıştı. Asena, Alper Yağız'a baktı ve o ise Baran'a yönelik

-Asker kaçıncı uykundasın? Kalk!

Komutunu verdi. Baran duyduğu sesle ilkildi ve

-Yaw komutanım ben daha küçüğüm uyku saatim geldi dedi.

Bunu duyan Ahmet'te

-Cici bebe de ister misin paşam?

dedi. Baran'da

-Valla mı çok severim bir de yanına çikolatalı süt versen ohh mis olur hele yemede yanında yat.

dedi. Neyse ki askerler bu konuşma sırasında şınavı bitirdiler ve gülmeye başladılar. Asena Baran'ın dediklerine gülmemek için kendini zor tuttu. Çamur parkurunu da bitirirlerse askerlere tatlı göndercekti, Baran'a da cici bebe. Çamur parkurunda en öne kendi geçti arkasına Alper Yağız ve onun arkasına da Baran'ı aldı. Bu sefer Baran'ın dediklerini net bir şekilde duyabiliyordu.

Baran koşarken sürekli olarak

-Bu senin için, bu senin için...

diye tekrar ediyordu. Acaba neden böyle bir şey diyor diye düşünmeden edemedi Asena. Şaşırtıcı bir şekilde hiç hayıflanmadan bitirdiler bu parkuru da. Artık askerlere odalarınıza gidebilirsiniz komutu verildi ve Asena'da odasına gitti.

Hemen askerleri için dışarı çıktı ve tatlı almaya gitti yanına da kola ve meyve suyu aldı bunu hak etmişlerdi ha bir de cici bebeyi ve çikolatalı sütü de unutmadı :) TİM'e dönünce Alper Yağız a verdi ve askerlere götürmesi gerektiğini söyledi ve cici bebeyle çikolatalı sütü de Baran'a vermesi gerektiğini anlamıştı.

Alper Yağız askerlerin odasına girdi ve hepsi hazır ol konutuna geçti. Ardından hepsine masaya oturması gerektiğini söyledi.

-Askerler bunları komutan gönderdi. 'Hep böyle çalışsınlar bu da onlara enerji olsun dedi.'

dedi. Ardından cici bebe ve çikolatalı sütü Baran'a verdi. Bunu gören Ahmet

-Biberon da ister misin Baran?

dedi. Baran güldü ve teşekkür etti Alper Yağız'a komutana da hepsi teşekkürlerini ilettiklerini söylediler. Askerler keyifle tatlıları yedikten sonra biraz muhabbet ettiler ve çok yoruldukları için uyudular.

>

Whatsapp:Sırlı Ateş

Youtube;Sırlı Ateş

İnstagram;sirli_ates

Bölüm sonu

2 yorum