İçeriğe geç

Sırlı Ateş

Bölüm 9 · 5 dk okuma

Sırlı Ateş

Bölüm 9

9.

Dosyalarla odama geldiğimde kapıyı zorla açıp içeriye girdim ve dosyaları ciddi anlamda masama fırlattım.

Biraz soluklandıktan sonra dosyalara başladım

Çoğunu okumadan direkt imzalayıp geçiyodum o kadar sayfa var bir de okuyayım mı yani..

1:30 saat sonra

Belim sırtım her yerim tutulmuştu bir buçuk saattir bununla uğraşıyordum ve parmaklarımı dahi hissetmiyorum.

Biraz mola vermek amacıyla telefonumu elime aldım ve Pelinden gelen bir mesaj olduğunu gördüm.

Mesaja tıkladığımda Fulya ile birlikte bir kafede kahve içtiklerini gördüm. Aklınca bana nispet yapıyodu hanımefendi,

Uygulamadan çıkıp Pelini aramaya başladım

2.çalışta açtığında kendimi tutamayıp şakayla karışık bir şekilde

-BENSİZ KAHVE MI İÇİLİR LAN, BOĞAZINIZDAN NASIL GEÇTİ HI SÖYLESENEE

-Ay ne bağırıyosun be aa,alt tarafı kahve içiyoruz canıım

-pelin bak zaten kahvemi içemedim bugün elimde tonlarca kağıt var imzalamamı bekleyen açım sabah kahvaltı yapmadım, ve üstüne üstlük BAL GÖZLÜ KOMUTANLA KARŞILAŞTIM.

-NEEĞ ASENA NEDEN ŞİMDİ SÖYLÜYOSUN BUNU GELİYOZ BİZ BEKLE BİZİ

-tamam tamamm gelin hadii

Telefonu yüzüme kapattığında göz devirip işime devam ettim.

Yaklaşık bi yarım saat sonra içeri paldır küldür dalan Pelin ile istemsiz sıçradım .

-kızım kapıyı oraya süs diye koymadık tamam mı çal şu kapıyı ya

-ya ama süpermanim mevzu deriiin

-ayh Pelin ayyh

-ayhlama ayhlama bana ayhlanmaz

Ters bakışlarımı gönderirken önümdeki sandalyeye oturdu. O an aklıma gelen şeyle ona dönüp

-fulya nerede Pelin

-ha o mu? Aşağıda ya gelir 10 dakikaya, ay neyse sen anlat bakiyim nasıl karşılaştınız komutanla?

Olayları anlatmaya başladim...

Fulya'dan

Pelin ile birlikte bir kafede otururken Pelin asena ile konuşmuştu ve anı bi kararla askeriyeye dönmüştük.

Pelin de ben de haftanın 4 günü çalışıyoduk Pazartesi-Çarşamba-Cuma-Pazar diğer günler başkaları çalışıyodu ve bugün günlerden salı olduğu için dışarı çıkmaya karar vermiştik.

Askeriyeden içeriye girdiğimiz zaman sağlık ocağının arkasından gelen miyavlama sesleri ile Pelini önden gönderip o tarafa doğru ilerlemeye başladım.

Kenarda duran bir bankın altında acıyla miyavlayıp yardım isteyen yavru kediyi görünce hemen yardım etmek için oraya doğru koştum.

Kediyi elime almaya çalıştığımda ilk başta korkup geriye gitsede sonradan yavaş yavaş elime adımladı. Elime aldığım gibi direkt boğazına baktığımda pet şişe kapağının yan bir şekilde takılı kaldığını gördüm.

Zavallı yavru pet şişe kapağını yiyecek sanıp yemiş ve de boğazına takılmıştı. Kedinin elimde daha fazla can çekişmesine izin vermemek amaçlı başka bir yerinde bir şey varmı diye bakınmaya başladım.

Başladığım gibi de patisinde bulunan yarayı gördüm.

Ön sağ patisinin alt tarafı sürtünmeden olduğunu tahmin ettiğim bir şekilde yaralanmıştı. Başka bir yerinde yara olmadığını anladığım kediyi hemen dibimizde bulunan banka bıraktım ve çantamın kenarındaki süs diye öylesine taktığım fuları aldım

Elime sardığım fular ile kediyi önce kucağıma aldım ardından ağzını fularsız olan elim ile aralamaya çalıştım kediok korktuğu için en başında açmak istemeyip daha çok acıyla miyavlamaya başladı bende sakinlemesi açısından bir kaç saniyeliğine durup sırtını sevmeye güven vermeye başladım.

Ardından kediyi olduğu gibi dikleştirip ağzını nihayet araladıktan sonra kapağı çikarmaya çalıştım. Hem kedinin canını yakmamaya çalışıyor hem de kapağın daha çok yara açmasına izin vermemek için bir an önce çıkarmak istiyordum.

En nihayetinde kapağı çıkarttığımda kedi de ben de rahat bir nefes alabilmiştik. Susamış olma ihtimalinden dolayı çantamdaki şu şişemi çıkartıp kapağına şu koydum kediyi de kucağıma yatırıp rahatça şu içmesini izledim. Şu şişem tupper olduğundan kapağına kediye yetecek kadar su alabilmişti.

.

.

.

Teğmen Serdar Gümüş'ten;

Tam hazır olan dosyaları yüzbaşına götürmek için odasının kapısının önüne geldim ve elinde kedim olan birisiyle karşılaştım. Kedim, benim zaafımdır ve benden habersiz kimse ona dokunamaz. Kedimde sarılı bir fular olduğunu görünce bu kadının ona zarar verdiğini düşündüm ve çok sinirlendim hemen kaşlarımı çattım ve

-Bırak kedimi!

diyerek bağırdım. Karşımdaki kişi anlamadığını söyledi ve afallayınca ben de

-O kedi benim kedim, zarar mı verdin ona? Sende ne işi var!?

diyerek daha çok üsteledim kadın ise

-Birader kedin yaralıydı, ben de ona yardım ettim su içirdim. Böyle insanlara suç atmak için önce kedine sahip çıkman lazım bu küçük yavru ölebilirdi

diyince kedimi kadının elinden aldım hiçbir şey demeden elimde dosyalar ve kedi ile odanın önündeki askere yüzbaşına vermesi gereken dosyalatı verdim Ardımdan Esteizü billah diyerek o haksız olmama rağmen hiçbir şey demediğim kadın girdi. Ama napabilirim kedim benim zaafım demiştim sonuçta ya ona zarar verseydi yok bu devirde babana bile güvenmeyeceksin diye düşündüm. Dosyaları bıraktığım gibi o kadına suçlu gibi göz devirerek kedi ile birlikte koridordan koğuşa gitmeye başladım.

Asena'dan devam;

Serdar Teğmen dosyaları Alpere verdiği gibi gitti bu adam zaten böyle soğuk kanlı konuşmayı sevmeyen biri galiba diye düşündüm ve hemen Fulya'ya dönüp

-Sen neye sinirlisin?

diye sordum. O da olayı anlattı ve

-Sen beni boşver eee anlat bakam duyduğuma göre bal gözlü çocukla karşılaşmışsın.

dedi. Ya o böyle diyince birden aklim o gözlere gitti yüzümde mayhoş bir gülümseme oluştu. Bunu fark eden Pelin o mükemmel(!) sesiyle

-Aşıksııın, aşıksıın, sen aşıksın arkadaaaşş!

şarkısını söylemeye başladı. Fulya ise hemen

-Ay yeter, yeter! Kulağım kanadı sus.

dedi gülerek. Ardından ben Fulya'ya da olayları anlattım ve Pelin o kritik soruyu sordu bana

-Sen gerçekten aşık mı oldun?

Evet bu soruyu duymaktan korkuyordum. Cevaplayamazdım, cevabını bilmiyordum. Ben aşka inanmazdım ki, ben birisini sevmeyi kendime nasıl kabullendirecektim, erkek gördüğüm zaman bomboş bakan ben bir çift göze vurulmuş olamazdım o gözlere gözlerim parlayarak bakamazdım. Aşk böyle bir şey miydi gerçekten? Benim hayatımda öyle bir duygu yoktu, yaşamadım, inanmadım ama ya varsa? Ya ben de artık aşktan nasibini alanlar arasındaysam...? Bu düşünceler arasında boğulurken Fulya'nın el şıklatmasıyla kendime geldim. Pelin ise

-Günaydın Asena, sana soruyorum daldın gittin.

dedi. Ben de

-Sorunun cevabını bilmiyorum.

diyerek geçiştirirken odanın kapısı çaldı ve gir komutumla odaya birisi girdi...

3Kanalın sm hesapları;

Whatsapp:Sırlı Ateş

Youtube;Sırlı Ateş

İnstagram;sirli_ates

(Serdar teğmen asena yı görmedi kapının önündeki yardımcısına verdi!!!)

Bölüm sonu

2 yorum

  • Asena'nın aşk hakkında düşünceleri çok güzel... Kitabı da yeni keşfettim çok güzel ilerliyor

  • Asenaa kabul et aşıksınnn 🥰 ben olsam ben de aşık olurdum çünkü hfkzhdkzjsz

    2Yanıt