İçeriğe geç

Sırlar Oteli | Tamamlandı

Bölüm 10 · 4 dk okuma

Sırlar Oteli | Tamamlandı

Bölüm 10

Bölüm 10

Bölüm 10

◇

Ölüm sessizliği olan odada sadece Deniz'in konuşmaları duyuluyordu. Onun söylediklerini duyan çocuklar ise onu katlanan korkularıyla dinliyorlardı. Korku... odada hakim olan keskin duyguyu... ve ölümün habercisi olan kesin bir tat...

“Duyguların tadı olmaz ya da olur mu? Korkunun tadını alabiliyorum.”

◇

Otelin girişinde duran iki genç bir süre çevrelerine baktılar. Kapıyı açmak istediklerinde, kapının kilitli olduğunu fark ettiler. Bu yüzden de kilitli kapıyı ellerindeki ateşli silah yardımıyla açarak içeriye girdiler. Yaptıkları gürültü umurlarında olmadan içeriye adımlarını attıkların da karşılarına Tufan yani Kanlı Kılıç* çıktı. Onların umursamaz haline sinirle bakarak, “Hayatında kapı çalmak nedir bilmiyor musun sen?" elindeki pompalıyı onlara doğrultu. İkili ise onun sinirli ifadesine rağmen gülerek onu izlediler.

◇

Sakin adımlarla grubun çevresinde yürüyen Deniz mırıldanıyordu. Onlara mı yoksa kendine mi söylediğini kimse bilmiyordu ama kesin olarak bildiği şey, onun sessizliği birinin ölümü olacaktı.

"Hanginiz den önce başlasam... onda, bunda, şundadır... sen... Sevilay... hadi seninle oynayalım!"

Dediğinde bağlı olduğu platformda çırpınarak, "Ben den uzak dur! Seni manyak katil!" bağırdı. Deniz ise olduğu yerde kalarak onun söylediği sözlere kahkahayla güldü. Geçmişine rağmen kullanıldığı bu kelimeler birer ironi miydi? Yoksa korkuyla mı söylenmişti? Deniz bunun nedenini bilmiyor ama kesin olarak bildiği şey onun yalancı olduğuydu. Ve bunu göstermek için kahkahasını bölüp,

"Bu kalbimi kırdı ama! Benim katil olduğumu söylerken neden bu kadar tiksiniyorsun ki, sen de bir katil değil misin?"

Dediğinde Sevilay reddetmek isteyerek kafasını iki yana salladı. Ve bunu kendince reddetmeye çalıştı. Ama Deniz cebinden çıkardığı bezi onun ağzına tıkarak konuşmasına izin vermedi.

"Bugün kimse için yalan yok! Her neyse konuya dönelim küçük, cani katil!"

Dedi. Sevilay çırpınmak istese de Deniz elini omzuna koyarak, onun izleyicisi olan Ömer'e döndü.

"Bu kızında benim intikamım ile bir ilgisi yoktur... ama başka bir oğlanın var, ölü olan bir oğlanın."

Dediğinde Sevilay olduğu yerde kala kaldı. Saklamaya çalıştığı şeyler bir, bir ortaya çıkıyor. Ama neden onca küçük şey arasında bu olmak zorundaydı? Bu onların karması değil mi? O zaman kendisi neden bana dahil? Doğru! Karmalar zamanla ortaya çıkmaz. Her an, her saniye olabilecek bir doğal afet gibi sadece zamanının ve o uygun anın gelmesini bekler. Deniz ise daha da sırıtarak kızın omzunu olabildiğince sıktı.

"Oh, hatırladın mı? Sırf seni sevdiğini söyledi diye çocuğu suya itip boğulmasını sağlayan sen değil miydin? Küçük katil, hı sen değil misin? Acımasızca suya itip ardından da boğulmasına izin veren!"

Sorduğunda Sevilay göz yaşlarının yavaşça aktığını fark etti. Kafasını iki yana sallayarak, "Bu bir hataydı." mırıldanmak istedi. Ama ağzındaki bez buna engel oldu. Zaten kullanacağı bu sözler geçmişi değiştirebilir mi ki? Hayır! Kimse geçmişi değiştirmez. Deniz ise onu umursamadan,

"Ah yüzmede bilmiyordu ve ona yardım edecek, yüzme bilen bir tek sen vardın. Ama sen onu ölüme terk etmedin mi?"

Dediğinde, hepsi dili tutulmuş bir şekilde öylece ikili arasında bir ona, bir ona bakıp duruyorlardı. Sevilay kafasını iki yana sallamaya devam ettiğinde Deniz daha da zevk alarak konuştu.

"Bunu nereden bildiğimi mi soruyorsun yoksa? Söyleyeyim, bu duruma şahit olan bir çocuk buldum ve sırf bu durumu gördü diye okul değiştiren bir çocuk! Korkudan kimseye anlatmamış zavallıcık. Yani benim dışımda kimseye!"

Deniz, kızın omzunu bırakıp geri adım attı. Bulunduğu platformun üzerinden ayrıldı.

"Şimdi de senin o çocuk gibi aynı şeyi yaşamanı istiyorum!"

Demesi ile kızın altındaki platform birden açıldı ve genç kızın su dolu tanka düşmesi bir oldu. Genç kızın düşmesi ile gelen su sesi ve su sıçraması hepsini korkuttu. Gençler korkuyla geri çekilirken Deniz sadece güldü.

"Ah bu çok eğlenceli olmaya başladı, öyle değil mi Demir?"

Heyecanla sorduğunda Demir gülerek elini, platforma bağlı olan düğmeden çekti.

"Sen eğlendiğin müddetçe ben de eğleniyorum."

Dediğinde Deniz daha da güldü.

"O zaman bu ölmemek için çırpınan sür*ük de senin için ölmeli."

Dediğinde Demir daha da güldü. Gençler ise bu konuşmalar üzerine onlardan daha da kokmaya başlamışlardı. Neredeyse altlarına yapacaklarını dahi hissediyorlardı. Korkuları her geçen dakika da daha da artarken ölüm sırası onlara geliyordu.

"O zaman sıradakine geçelim..."

Dediğinde kimse tek kelime etmedi, sadece yutkunarak baktılar. Ömer'in sinirle, "Kes şunu, birilerini öldürmek bu kadar kolay mı?" sordu. Bu soru üzerine Deniz tek kaşını kaldırarak ona baktı.

"Şey, açıkçası başta korkutsa da sonra dan eğlenceli oluyor."

Dediğinde Ömer sinirle solumaya devam etti. "Sen insan değilsin... sen..." dediği sırada arkadan gelen sağır edici silah sesiyle büyük bir sessizlik oluştu. Gelen ses üzerine herkes o yöne döndü. İçlerinde oluşan büyük bir umutla!

"Karı Koca ikinizde sadistsiniz!" diyerek elindeki silahı umursamadan sallayan genç kıza şaşkınca baktılar. Ya da umut ettikleri şey, bu iki katil gibi olan insanlardı.

Bilgilendirme;

1. Kanlı Kılıç (Tufan Kerem)

Görevi itaat etmek. Doğru ya da yanlış bir önemi yok. Efendisine itaat etmeli ve bu doğrultuda kan akıtmalı.

"Emirinizi bekliyor. Sadece iste."

Bölüm sonu

1 yorum