İçeriğe geç

SIRLAR KADEHİ

Bölüm 3 · 3 dk okuma

SIRLAR KADEHİ

Bölüm 3

Bölüm 2

Şehirde bir cesede ait insan kemikleri bulunduğu haberi çok hızlı yayılmıştı ama Tom’un katil olduğunu bilmiyorlardı.Kimse bu cinayeti Tom’un işlediğini bilmiyor ve düşünmüyordu..

Ancak arkadaşlarım bile Tom’un bir kaç gündür ortalıkta olmadığını fark etmişlerdi.

“Amelia Tom’u bir kaç gündür görmüyorum.Nerde olduğunu biliyor musun?”.Arkadaşım Lily sorduğunda ne cevap vereceğimi düşündüm:Onunla ayrıldığımızı arkadaşlarıma söylemiştim bunun üzerinden bir şeyler kurgulayabilirdim.

“Ayrıldıktan sonra yalnız kalıp kafasını dinlemek için şehir dışına gitmiştir belki.Doğrusu umrumda değil”.Umrumdaydı.Hangi cehennemde saklandığı umrumdaydı.Dedektife onu gördüğümden bahsetmedim.Kimseye söyleyemezdim ya.O zaman onunla işbirliği yaptığımı düşünürlerdi.

“Anladım.Umrumda olmamalı zaten.Senin için en iyisi bu”.Lily hiçbir zaman Tom’u sevmemişti.Ne zaman onunla ilgili yaşadığım tartışmaları anlatsam bana ayrılmamı , onun gibi birini haketmediğimi söylerdi.Belki de en başında onu dinlemeliydim.

“Her zaman arkadaşlarına bu kadar güvenir misin Amelia?”

Zihnime gelen sesle irkildim.Tom’un hayaletleri peşimi bırakmıyordu.Tom’un kendisi de peşimi bırakmıyordu.

Tom’un hayaletlerinden de kendisinden de kurtulmalıyım.Bir katil ile sevgili olduğumu bile sindiremiyordum.Nasıl bu kadar kör olmuştum?Ben mi kördüm yoksa Tom mu çok iyi bir manipülatördü.Yoksa benim kalbim mi fazla kördü?

Dedektiften hala bir haber yoktu.Bütün umudum bana vereceği haberlerdeydi.

Belki de Tom katil değildi?Belki de bu sadece ona kurulan bir tuzaktı?Ama öyle olsaydı ormanda beni gördüğünde söylemez miydi?Ben yapmadım dememişti.

“Ben bir canavarım Amelia”

Sessizce koridorda ilerledim ve odamın kapısını açtım.Saat oldukça geç olmuştu ve hiç kimseyi uyandırmak ya da rahatsız etmek istemiyordum.Şehirde bulunan kemikler nedeniyle herkes gergindi.Korkuyorlardı.

Ben onların korktuğu canavarın tutsahıydım.

Kapıyı kapatmıştım ki güçlü eller ağzımı kapatıp beni döndürdüi.

Çığlık atmama engel olan elleri bir insanın canını almıştı.

“Shh.Sessiz ol lavantam .Kimseyi uyandırmak istemeyiz.”Ellerini ağzımdan çekti.

“Tom biz ayrıldık unuttun mu?Eski sevgilinin odasına öylece giremezsin”Sanki şu an şehirde onu arayan polisler yokmuş gibi bir ifadeyle söylemiştim.Kahretsin Tom Rides dengelerimi bozuyor zihnimi işgal ediyordu.

Eliyle çenemi tutup ona bakmam için kaldırdı.Mavi gözlerindeki bakışlar hiç değişmemiş.Siyah saçları onu ilk gördüğüm günki gibiydi.”Şimdi söyle bana Lavinia ben senden ayrı kalamıyorsam sen de beni ifşalayabilecekken ifşalamadıysan biz nasıl ayrılmış olabliiriz.”

Tom’un bana Lavinia demesi hiç iyi bir şey değildi.Tom sadece sinirliyken bana Lavinia der ve ben dahil hiç kimse Tom’un kötü tarafına denk gelmek istemez.

Ölüm çiçeği demek Lavinia.Açmaması gereken toprakta açan çiçek Lavinia.

Ben de öyleydim.Olmaması gereken kalpte var olmuştum.Ben kalbi olmayan bir canavara bir kalbi olduğunu göstermiştim.Atmayan bir kalbi attırmış,doğmaması gereken sevgiyi uyandırmış,sevmemesi gereken canavarı aşık etmiştim.

Benimle tanışana kadar Tom bir canavardı.Benimle tanıştıktan sonra ise kalbi olan bir canavar olmuştu.

Ama canavarların kalbi olmamalıydı.

“Her yerde seni arıyorlar Tom.Bir cinayet işledin. Öylece yanıma gelemezsin.”

“Benim için endişelenme lavantam.Hiçbir şey seni görmem için engel değil.”

“Tom beni anlamıyor musun?Bir insanın canını aldın diyorum.Sen birini öldürdün diyorum.Tom sen bir katilsin!”

“Ama bu katil senden ayır kalmaya dayanamıyor lavantam.”Lavantam demesi dikkatimi dağıtmamalıydı.Lavanta benim en sevdiğim çiçekti.Tom her zaman bana lavanta alır.Lavantam derdi.Ama hayır artık eski anılara takılmamam gerekiyordu.Bana lavantam diyen bu adam bir katildi.Bana lavanta alan bu adam bir insanı öldürmüştü.

“Yakalanırsan Tom beni bir daha göremezsin”Söylediğim cümlenin anlamını düşündüm.Eğer Tom yakalanırsa kesinlikle müebbet cezası alırdı ve beni bir daha göremezdi.

“Ne yani benim ziyaretime gelmez misin?Ben aranan bir katil olduğum halde seni ziyarete geliyorum.Sen benim ziyaretime gelmez misin?”

Gerçekten onun ziyaretine geleceğimi mi sanıyordu?Ondan kurtulmuşken ona koşacağımı mı sanıyordu?

“Belki de beni sen ifşalarsın ha?Dedektife ifade verdiğini biliyorum.Ona benim bir katil olduğumu mu söyledin?Peki ya o sabah seninle gizlice konuştuğumdan da bahsettin mi?Konuşurken kucağımda olduğundan?Geceleri gizlice birbirimizin odasına girdiğimizden?Birlikte uyuduğumuzdan?Derslerden kaçıp tuvalette gizlice seviştiğimizden?”

“Tom yeter artık!”

“Sevişirken adımı nasıl haykırdığını?Beni ne kadar istediğini?Benim kıyafetlerimi giymeyi sevdiğini?Birlikte gittiğimiz buluşmaları?Sana ne kadar takıntılı olduğumdan da bahsettin mi?”

“Tom sus artık!”

“Belki de birazdan onu arar ve odanda olduğumu söylersin.Beni kendi ellerinle teslim eder misin?Gitmemi mi istiyorsun?Gitsem bile sen benim tutsağımsın bunu sen de biliyorsun”.Beni odamda paramparça bir halde bırakıp giderken ellerimi sarı saçlarımın arasına atıp saçlarımı çekiştirdim.

Beni yaralayan şeyler söyledikleri değildi.Beni yaralayan şey haklı olmasıydı.

Ben onun tutsağıydım.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.