Keyifli Okumalar
***************
Eğilip çöp poşetlerini ellerimle kavradım.
“Ah be anne. Kaçırdık mis gibi çocuğu,” derken gözlerine pembe bir şey ilişti. Biraz daha eğilip faciayı net şekilde gördüm.
Gördüğüm pembe şey botuma soktuğum kırmızı kalpli pembe pijamamdı.
“Aferin Sıla. Artık hiç şansın kalmadı canım.”
Çöpleri çöp kutusuna fırlattıktan sonra kırmızı berem ile kulaklarımı kapatıp ellerimi cebime soktum. Hava tahmin ettiğimden daha soğuktu ve bacaklarım çıplak olsa bu kadar üşürdü.
“Dondum be! Keşke düzgün giyinseydim. Hem dondum hem de taş gibi çocuk beni böyle gördü. Zaten hep böyle olur. Giyinsem kimse olmaz sokakta, pijama ile çıksam Akgün Gökalp Taşkın çıkar karşıma.”
Marketin kapısına geldiğimde tüm gücümle kapıyı itip içeri girdim. Normal şekilde açılmaz, eşşek ölüsü kadar ağır olurdu bu kapılar her zaman.
“Acaba kime gelmişti o çocuk? Naciye teyzenin torunu falan mıydı?”
Market arabası alarak raflardan tek tek malzemeleri toplamaya başladım.
“Offf! Amann! Bu da bir otobüs aşkı gibiydi işte geldi geçti. Bir daha nerede göreceğim?”
Listedeki yemek malzemelerinin hepsini tamamlayıp market arabasını deterjan kısmına doğru sürmeye başladım.
Deterjan rafına döner dönemez göz göze geldiğim kişi ise apartmandaki çocuktu.
“Merhaba,” dedi yanıma gelerek.
Beninle konuşacak mıydı?
Benimle?
Burada?
Konuşacak mıydı?
***********
Diğer bölümlere geçebilirsinizzz









