Hoş geldinizzz
Umarım keyifle okursunuz
Yorumlarda görüşürüzzz
********
Dün ne kadar korkarak gitsek de okula, bugün ayaklarımızı yere vura vura gidiyorduk.
“Sana yemin ederim ben Efe’nin tüm sinirini şimdi bu geri zekalıdan çıkarmazsam bana da Sıla demesinler!”
Baran ve Pınar koluma girerek beni yavaşlatmaya çalıştılar.
“Kanka sen yine de çok şey etme. Ucumda dayak yeme riskim var. Bir de bu mal herifin gözü kız erkek de görmüyor. Sana da bir şey yapabilir ben sana söyleyeyim.”
“Okulda da mı?” diye sordum. Yalan yok, biraz korkmadım desem yalan olur.
“Okulda da! Ulan ben çocuğu ilk defa böyle gördüm. Yani o da biraz dayağımı yedi, yalan yok.”
Baran kolunu sıktı, kaslarını gösterir gibi. Göz devirip ilerlemeye devam etti.
“Aynen kanka, aynen!”
“Kanka genel olarak kaos hakim olsa da son derece başarılı bir savaştı bence. Baran ilk yumruğu sinirle öyle bir vurdu ki Arda zaten sonrasında kendine gelemedi. Sevgilim diye söylemiyorum bir daha aşık oldum. “
Yolun ortasında şok içinde Pınar’a baktık Baran’la.
“Aşık mı oldun?” dedi Baran sevinçle.
Pınar hep ‘seni seviyorum’ derdi ama aşık olmakla ilgili bir şeyi ilk defa söylüyordu. Onlar sokak ortasında sarılınca onları arkamda bırakarak biraz önden yürüdüm.
Üçüncü kişi olmak da zordu be!
Okula yaklaşınca koşarak koluma girdi ikisi de. Ortalıkta Arda’yı görmeyince rahatlasak da tedbiri elden bırakmayarak sınıfa girdik.
“Arda gelmeyecekmiş bugün,” dedi Baran telefonuna bakarak, “Cüneyt’e sordum.”
“Oh be! Sonunda sakin bir gün geçireceğiz.”
Erken konuşmuşum.
Öğle arası olunca içecek almak için kantine indik. Orda da Ecem ve arkadaşlarıyla karşılaşınca mahcup bir şekilde bakışlarımı önüme eğdim.
“Kimseye söylememiş,” dedi Pınar, “Arkadaşları bakmıyor buraya. Sadece o bakıyor.”
“Nasıl söyler ki insan böyle bir şeyi?”
“Doğru söyledin.”
Sonra her zamanki çardağımıza oturup sakin sakin yemeğimizi yedik.
Bir ara hiç tanımadığımız bir grup yanımıza gelip “Cenazeniz var herhalde. Başınız sağ olsun,” dedi. Sessizliğimizi böyle yorumlamışlardı galiba.
Bozuntuya vermedik.
Okulu böylece bitirip evlerimize dağıldık. Hava soğuk olduğu için Pınar’ı eve yollayan Baran beni eve bırakmıştı.
Çok konuşasınız yoktu ikimizin de. Sessizce yürüdük sadece.
“Ben geldim!” diyerek eve girdim.
“Hoş geldin. Ben pizza söyledim sana da, mutfakta.”
“Sen kardeşlerin en iyisisin, biliyorsun değil mi?”
Melih’e bir öpücük atarak odama gittim. Üzerimi değiştirip ellerimi yıkadık. Yine üzerimde Winx’li hırkam vardı.
Yaksak mı bunu?
Ellerimi yıkarken kapı çalmaya başlayınca “Ben bakarım,” diyerek kapıyı açtım karşımda annemi görmeyi umarak.
“Hoş gel…”
“Hoş buldum,” diye cevap verdi eli montunun cebinde heyecanla gülümseyen Arda.
“Ne işin var senin burda?” dedim içeri bakarak. Melih odasında uyuyordu.
“Seni özledim.”
Sinirden kan beynime sıçrasa da bağırmamaya çalışarak cevap verdim,
“Senin aklından zorun mu var? Baran ve Pınar seninle konuşmadı mı? Ne işin var hala kapımda?”
“Ben Baran’la, Pınar’la konuşmak istemiyorum. Ben seninle konuşmak istiyorum ve konuşacağız da. Şimdi sen mi beni içeri alırsın yoksa dışarı mı çıkarız?”
“Abla! Annem mi geldi?” dedi Melih uykulu sesiyle.
“Hayır, yok bir şey. Sen uyu!” diyerek odasının kapısını kapattım.
Ben daha dış kapıya gelmeden Arda’nın içeri adım attığını görünce “Dur,” dedim fısıldayarak, “Tamam seninle konuşacağım ama burda değil. Okulun ordaki parka git, bekle beni. Geliyorum biradan.”
Keyifle gülümsedi.
“Ben aşağıda bekleyeyim. Beraber gideriz.”
“Olmaz. Beraber gidemeyiz. Sen git, ben geleceğim.”
Yüzünü yüzüme yaklaştırınca geri çekildim hemen. Kahkaha attı bir anda.
“Senin bu utangaç hallerin benim çok hoşuma gidiyor,” diyerek merdivenlerden inmeye başladı.
“Allah senin belanı versin!” diyerek kapıyı kapattım.
“Ne yapacağım ben!”
Hemen telefonumu alıp Pınar’ı aradım.
Açmadı!
Beş kere üst üste aradım birini bile açmadı.
“Delireceğim şimdi!”
Salonda bir sağa bir sola yürürken Baran’ı aradım bu sefer de.
“Aç şunu be! Aç artık!”
Sinirden gözlerim dolmaya başlayınca grubumuza girip birkaç kez de internetten aradım. Yine açmadılar.
Telefonu avucumun içinde sıkarken tiremeye başlayınca Pınar sanıp hemen açtım.
“Güzelim geliyor musun artık? Ne gerek var süslenmeye? Ben senin Barbie’li hırkanı da beğenmiştim.”
Arayan ve pişkin pişkin konuşan kişi Arda’ydı.
“Sus geliyorum,” diyerek yüzüne kapattım telefonu. Her yerimden terler akmaya başlamıştı.
Son çare olarak Melih’i uyandırmayı düşündüm ama onu böyle bir şeyin içine sokamazdım. O çok hassastı ve eğer ona bir şey olursa ailemin bana olan tüm güveni sonsuza kadar kırıldırdı.
Bana durumu bilen biri lazımdı. Pınar, Baran ve…
“Efe gibi!”
Koşarak odamdan montumu ve anahtarımı aldım. Botlarımı giyerken Efe’nin evde olması için içmden dualar ediyordum.
Sessizce kapıyı kapatıp üst kata çıktım. Ben kapıyı çalınca kapıyı saniyeler içinde Haluk Hoca açtı.
“Merhaba hocam,” dedim sakin kalmaya çalışarak, “Efe evde mi?”
Suratı anında garip bir hal aldı. Gerginliğimi sezdiği kesindi ama galiba bu yüz ifadesinin asıl sebebi Efe ve benim aramda bir şeyler olduğunu düşünmesiydi.
Hocam keşke öyle olsa da işte... Sizin oğlan başkasına yanık.
“Merhaba Sıla. Efe aslında tam…”
O cümlesini tamamlamadan Efe geldi kapıya, “Baba sen içeri geç istersen.”
Elini kolunu bir yere koyamıyor sürekli kazağını çekiştiriyordu. Haluk Hoca bu tavrından hoşlanmasa da bir şey söylemden içeri girdi. Bunu ona sonra soracaktı kesin.
“Efedim Sıla,” dedi Efe tek kolunu kapıya dayayıp poz verir gibi saçını karıştırırken. Normal zamanda olsa üzerindeki yeşil kazağının ela gözlerine uyumundan tutun sarı saçının parlaklığına kadar erirdim ama bugün o gün değildi.
“Efe geçen Baran’la kavga eden çocuk geldi. Olay çıkartacaktı, eve girmeye çalıştı. Onu okulun ordaki parka yolladım ama yalnız gidemem. Birinin bizi sevgili sanmaması lazım. Benimle ge…”
“Bekle!” diyerek evin içinde bir yere koştu. Tek kolunu giydiği montuyla geri döndü hemen.
“Baba çıktım ben. Gelirim hemen,” diyerek kapıyı kapatıp botlarını giydi.
Önümden hızla merdivenleri inince peşinden koşmaya başladım.
“Sen göster bana bakayım nerde bu p**!”
****
Ayyy Efem benim.
Efelerin Efe’si.
Erkeğin hası be!
Arda kurban olsun sana!
Sjpsjspsjdpsjdpdkpdjped














