SIR – 6. Bölüm: Ateş Çemberi Bir adım attım. Ama kime doğru attığımı ben bile bilmiyordum. O an depo kapısı sert bir şekilde açıldı. Maskeli üç adam içeri daldı. “Yere yatın!” Silah sesleri yankılandı. Demir refleksle beni çekip yere yatırdı. Emir önümde siper oldu. Kulaklarım çınlıyordu. Babam dediğim adam ise… kıpırdamadı. Sanki bunu bekliyordu. Maskeli adamlardan biri bağırdı: “Kızı alın!” Kanım dondu. Demir ateş etti. Kısa bir çatışma başladı. Kıvılcımlar, bağırışlar, metal kokusu… Emir bana döndü: “Koş!” Ama bacaklarım kilitlenmişti. Tam o sırada biri kolumdan sertçe tuttu. Çığlık attım. Babam o adama sert bir darbe indirdi. Adam yere yığıldı. “Arka kapı!” diye bağırdı babam. “Beni takip et!” Emir bağırdı: “Ela, hayır!” Ama bir patlama sesi daha duyuldu. Tavanın bir kısmı çöktü. Duman her yeri kapladı. Göz gözü görmüyordu. Babam elimi tuttu. “Şimdi karar zamanı yok!” Arka kapıya doğru koştuk. Kalbim parçalanıyordu. Arkamda Emir’in sesi yankılandı: “Seraaaa!” Bir an duraksadım. Babam kolumu çekti. “Ya şimdi ya hiç!” Ve dışarı çıktık. Soğuk hava yüzüme çarptı. Depodan uzaklaşırken siyah bir araç hızla yanımıza yanaştı. Kapı açıldı. “Bin!” Tereddüt ettim. “Emir—” “Onlar dikkat dağıtıyor,” dedi babam sertçe. “Seni almak için geldiler!” Bir silah sesi daha duyuldu. Gözlerim doldu. Ama o an hayatta kalma içgüdüsü ağır bastı. Arabaya bindim. Kapı kapandı. Araç hızla uzaklaştı. Dakikalar sonra şehir ışıkları geride kaldı. Arabanın içi sessizdi. Nefesim hâlâ düzensizdi. “Emir?” dedim titreyerek. “Onu öldürmezler,” dedi babam. “Hedef sensin.” “Demir?” “Onlar güçlü çocuklar.” Ona döndüm. “Ben neyin içindeyim?” Camdan dışarı baktı. “Yıllar önce bir operasyon yaptım. Yanlış insanların planlarını çökerttim. Onlar da bana bir mesaj verdi.” “Nasıl bir mesaj?” “Sevdiğin her şeyi yok ederiz.” Boğazım düğümlendi. “Ve sen saklandın.” “Hayır,” dedi. “Hazırlandım.” “Benim haberim olmadan mı?” “Sen normal bir hayat yaşa istedim.” Acı bir gülümseme yayıldı yüzüme. “Başaramamışsın.” Araba bir dağ yoluna saptı. Önümüzde eski bir çiftlik evi belirdi. Issız. Sessiz. Tehlikeli derecede sessiz. Arabadan indik. “Burası neresi?” “Geçici güvenli alan.” Kapı açıldı. İçeride iki kişi vardı. Biri kadın. Soğuk bakışlı. “Bu mu?” dedi beni süzerek. Babam başını salladı. “Evet. Kızım.” Kadın bana yaklaştı. “Elini uzat.” Tereddüt ettim. “Artık geri dönüşün yok,” dedi. “Ne demek o?” Babam net bir sesle konuştu: “Artık saklanmayacaksın. Seni eğitmemiz gerekiyor.” Kanım çekildi. “Ne için?” Kadın cevap verdi: “Hayatta kalmak için.” O an anladım. Bu bir kaçış değildi. Bu bir başlangıçtı. Ama içimde tek bir korku vardı: Ya Emir yaralıysa? Ya Demir— Tam o sırada babamın telefonu çaldı. Ekrana baktı. Yüzü bir anda değişti. “Ne oldu?” dedim. Bana baktı. Ve söylediği cümle içimi parçaladı: “Emir’i aldılar.” Dünya başıma yıkıldı.
Bölüm 8
6. Bölüm
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.