SIR – 3. Bölüm: Gölge Ela Sera: Demir’in söyledikleri odamın duvarlarında yankılandı. “Bu daha kötü.” Kalbim yerinden çıkacak gibiydi. Kapının önünde bir gölge belirdi. Sonra kapı aralandı. “Ela?” Emir’di. Abim. Yüzümdeki ifadeyi görür görmez içeri girdi. “Ne oluyor burada?” Demir’e baktı. “Bir şey mi oldu?” Demir derin bir nefes aldı. “Telefonuna gelen mesajlar var.” Emir bana döndü. “Ne mesajı?” Titreyen ellerimle telefonu uzattım. Okudukça yüzü gerildi. Çenesi kilitlendi. “Bu kim?” “Bilmiyorum,” dedim. “Ama geçmişimi biliyor.” Emir dişlerini sıktı. “Kimse bu kadar şeyi bilemez.” “Biliyormuş,” dedim fısıltıyla. “Ve ben onun… babam olabileceğini düşünüyorum.” O an Emir’in yüzü bembeyaz kesildi. “Ne dedin sen?” “Baba,” dedim. “Ya benim gerçek babamsa?” Emir bir adım geri çekildi. “Saçmalama.” “Keşke saçmalık olsa.” Sessizlik oldu. Demir söze girdi: “Emir, bu adam tehlikeli. Onu hafife alamayız.” Emir başını salladı. “Kim olursa olsun, Ela’ya ulaşamaz.” Sonra bana döndü. “Sera, seni kimseye teslim etmeyeceğim.” Gözlerim doldu. “Korkuyorum.” Emir bir an sustu. Sonra yavaşça konuştu: “Ben de küçüklüğümüzde korkardım.” Başımı kaldırdım. “Hatırlıyor musun?” dedi. “Babam bağırmaya başladığında seni odana saklardım.” Yutkundum. “Kapının önünde dururdum. Sana gelmesin diye.” İçimde bir şey kırıldı. “Sen de çocuktun…” “Evet,” dedi. “Ama seni korumak zorundaydım.” Demir sessizce onları izliyordu. “Bu mesajları atan kişi,” dedi sonunda, “Ela’nın psikolojisini çok iyi çözmüş. En zayıf yerine oynuyor.” “Babaya,” dedim kısık sesle. Demir başını salladı. “Evet.” Emir yumruklarını sıktı. “Bu her kimse, onu bulacağım.” “Hayır,” dedim hızlıca. “Lütfen… daha da kötüleşmesini istemiyorum.” Demir bana baktı. “Bazen kaçmak daha çok can yakar.” “Peki ya yüzleşmek?” “Yüzleşmek,” dedi, “insanı ya özgürleştirir ya da paramparça eder.” Bir an sessizlik oldu. Sonra telefonum tekrar titreşti. Üçümüz aynı anda baktık. Bilinmeyen: Abin seni her zaman korumaya çalıştı. Ama her şeyi bilmez. Nefesim kesildi. Emir’in yüzü kaskatı kesildi. “Bizi izliyor,” dedi. Demir dişlerini sıktı. “Bu adam çok yakın.” Ben: Beni neden rahat bırakmıyorsun? Cevap gecikmedi. Bilinmeyen: Çünkü senin bilmen gereken bir hayat var. Ben: Ne hayatı? Bilinmeyen: Senin gerçek hayatını. O an içimde bir karar oluştu. “Ben onunla konuşacağım.” İkisi birden bana döndü. “Hayır,” dedi Emir sertçe. “Evet,” dedim. “Kaçmayacağım. Hayatım boyunca kaçtım zaten.” Demir gözlerimin içine baktı. “Bu çok tehlikeli.” “Tehlikeli olmayan ne yaşadım ki?” Sessizlik çöktü. Ve o anda hepimiz şunu biliyorduk: Bu mesajlar… Sadece bir başlangıçtı.
Bölüm 5
3. Bölüm
