İçeriğe geç

SIR

Bölüm 17 · 8 dk okuma

SIR

Bölüm 17

17

O kadar olayın üzerine iki gün geçti. Bu gün karne almaya gitmek için Simay evime geldi fakat tahmin edersiniz ki ben gitmedim, gidemedim. Odamdan dahi çıkmak istemedim.

O pis olaydan bir gün sonra beni özelden arayıp orospu muammelesi yaptılar. Ben de telefonu tamamen kapattım. Kendimi animeye verdim. Sabaha kadar dizüstü bilgisayardan anime izliyordum. Arada Simay, Barlas gibi kişiler gelip benimle konuşuyordu. Derin geldiği gibi benimle kalmak istedi ama ben yalnız kalmak istediğimi deyip kibarca reddettim. Ege ise Gaye adına benden özür dilemişti. Gizem duyduğum kadarı ile babası ile konuşup okul değişiyormuş.

Ayağa kalkıp kedime baktım. Simay isim koyacam diye halen daha ona isim koymamıştım. Zaman geçirmek için duşa girdim. Duştan çıkınca saçlarımı kurutup YouTube'de balık sırtı örmeyi öğrenmeye çalıştım. Baka baka bir şeyler yaptım ama benim saçım balık sırtı değil domuz anası gibi oldu.

Üstüme pembe panterli pjamamı giyip yatağa yattım. Çok geçmeden kapı açılınca kapıya baktım. Barlas gelmişti. Ulan belki çıplağım, niye dan diye giriyorsun? "Noluyo?" Diye sordum. Arkasından Seher abla girince ona baktım. "Uludağ'a gidiyoruz." Dedi, sınıfça gidiyorduk dimi? Gaye ile aynı ortamda olmak isteyen mi var?

Seher abla yandan bavulu getirince ona baktım. "Ben hazırladım bile Barlas oğlum." Dedi, neyi hazırladı? Arkamdan iş mi cevirdiler? Seher abla bana bakıp "Bahar hava alman lazım. Barlas ne diyosa onu yap." Diye tembihleyip odadan çıktı. Barlas'a baktım. "Ne ara konuştunuz?" Diye sordum.

Yatağın ucuna oturup ona baktım. "Yolda konuşuruz." Dedi Barlas, göz devirip gelmeyeceğimi söyledim ama beni dinlen yok. Barlas bavulu eline alınca bana baktı. "Hadi." Diye söyledi ama ben hiçbir sey yapmadan olduğum yerde durdum.

Barlas önüme geçip bavulu yere bıraktı. Ellerini iki yanıma koyunca geriye doğru yaslandım. Arkamda bir sey olmadığını anlamam çok uzun sürmedi. Yatağa uzanmış olunca Barlas üstüme doğru eğilip bana baktı. "Ben bir kere söyleyecem, sen bir seferde anlayacaksın." Dedi, ulan mal kalk üstümden öyle söyle. Seher abla gelse ne hesap vereceğiz? Resmen yatakta üstüme çıkmış durumdasın.

Barlas tek kaşını kaldırdı. Galiba bu 'Anlaştık mı?' demekti. 'Anlaştık.' manasında kafamı aşağıya yukarıya salladım.

"Kadınlar denize bikini ile giriyor. Bikini sadece iç çamaşırının şekillenmiş hali. Hatta senin giydiğin iç çamaşırı bazı bikinilerden daha kapalı. Kısaca o videoda utanacağın bir şey yok. Sen yanlış bir şey yapmadın ve eğer o video utanacağın bir şey olsaydı yine de sen değil Gaye onlar utanacaktı."

Tane tane konuştuktan sonra üstümden kalkıp doğruldu. Bana karşı sağ elini uzatıp "Geliyor musun?" Diye sordu, dediği mantıklıydı ama bu benim utancımı bastırmadı. "Soruyorum gibi oldu, benim hatam." Dedi, daha ne dediğini anlamadan Barlas bir eline valizimi aldı. Ardından beni kucağına alıp odadan çıkardı. "Barlas bırak!" Diye bağırsam da nafile.

Barlas Seher ablaya sesleniyordu. Seher abla gelince "Bahar'ın ayakkabılarını valize koysana." Dedi, ulan gelmek istemiyorum ki. Seher abla valizin içine spor ayakkabımı koydu. "Seher abla orayı soğuk olur botlarını da koysana." Deyince boş boş Barlas'a baktım. Barlas bana bakıp "Bakma bana öyle yoksa atarım seni." Dedi ve beni sallamaya başladı. Barlas'a sıkıca sarıldım. "Yapma!" Diye cırladım, Barlas bana karşı gözlerini kısarak baktı. Resmen gözleriyle 'bu nasıl ses ya?' diye söyledi.

Seher abla valize botlarımı koyunca evden çıktık. Barlas ile beraber arabaya geçtik. Barlas benim emniyet kemerimi taktıktan sonra kendisininkini taktı. Arabayı çalıştırırken ona trip attığım belli olsun diye hiç konuşmadım. Araba çalışınca "Ben gelmek istemiyorum." Dedim, Barlas sırıtınca sinirle yolu izlemeye başladım.

"Bahar şarkı açsana." Diyen Barlas'ın dediğini yaptım. Rastgele bir şarkı açtım. Model / Berk Bekar - Sen ona aşıksın/ Ben sana aşıktım şarkısı açılmıştı. Hevesle Barlas'a baktım. "Sen de mi dinliyorsun bunu?" Diye sordum, yani onun arabası olduğuna göre Bahar? Tabi ki dinliyor, bu nasıl bir soru? "Yok canım, arabama şansa girmiş." Diye alayla cevap verdi. Kafamı cama yaslayıp yolu izledim.

Ağaçların hızlı hızlı geçiyorduk. Gülümseyip onlar izliyordum. "Demek bugün yeni bir hikâyeye başlıyorsun." Diye ses geldi, teyibe baktım. "Dilerim bunun sonu bizimkinden mutlu olsun" Diyerek şarkıya eşlik ettim. Barlas göz ucu ile bana bakınca onu görmemiş gibi yaparak şarkıyı söylemeye devam ettim. Şarkı ilerlerken en sevdiğim yeri biraz yüksek sesle söyledim. "Sen ona âşıksın, öyle güzel gülme, yeter."

Şarkı ilerlerken Model'in dediği kısım bitmişti. Bu sefer Berk Beka söylüyordu. "Kimlerden duydun bilmem bu anlamsız hikâyeyi." Diye başladı şarkıya. Şarkıyı dinlerken gülümsedim. Barlas şarkıyı söylemeye başlayınca ona baktım. "Başlangıcı olmayan bir şeyin sonu da olmaz ki." Dedi, sesi huzur mu veriyordu ne? "Seni unutturması gerekmiyor hiç kimsenin." Derken trafiğe girdiği için söylemeyi bıraktı. Tekrar gülümseyip baktım. Yiyebiliyor muyuz bu çocuğu?

Çok geçmeden kırmızı ışığa takılınca durup yeşil ışığın yanmasını bekledik, o sırada Barlas tekrar şarkıyı söylemeye devam etti. "Ben sana âşıktım, en içten gülen de sensin." Dedi, bana mı diyor? Yok be. Şarkı işte. Yeşil ışığın yanması ile tekrar arabayı hareket ettirdi. Arabayı sürerken şarkının tam ortasında bana bakıp şarkı ile beraber konuştu:

"Benim sevdiğim kadın bu kadar kolay vazgeçmez."

Kalp atış sesim oraya kadar geliyor mu? Sakin ol Bahar, sadece şarkı. Barlas gülümseyip önüne döndü.

Barlas üzerime yandan bir bakış atıp bıyık altından güldü. Boğazını sesli temizleyip ciddi tutmaya çalıştığı yüz ifadesiyle, "Güzel pijama." Dedi.

Kaşlarım hafif çatıldı. Bakışlarımı üzerime çevirdim. Pembe panterli pijamam!

Cidden bu çocuğa rezil olduğum kadar kimseye olmamışımdır. Rahat davranmaya çalışarak başımı koltuğa yasladım. Ayaklarımı kendime çekip, kollarımı kendime sardım. Yol uzundu, biraz uyusam fena olmazdı.

Başımı Barlas'a çevirdim. Her şeyiyle harikaydı. Keskin yüz hatları, buğulu bakışları, dolgun öpülesi dudakları... Tövbe tövbe, kendine gel Bahar.

Yan profilinden bile yakışıklıydı çocuk yahu. Onu izlemeye devam etmek istiyordum ama yakalarsa uğraşırdı benimle egoist. Gözlerimi kapatıp yol bitene kadar uyudum.

Uludağ Kayak Merkezine gelince Barlas beni kucağına alırken uyanmıştım. Beraber arabadan indik. Biz sınıftakilerden geç yola çıktığımız için daha geç gelmiştik. Bizi karşılayan görevliler bavullarımızı odalara taşımak için aldılar.

Resepsiyondan oda kartlarımızı aldık. Tuhaf bir şekilde odalarımız yan yanaydı. Asıl tuhaflık bu tesadüfte değil, kadının kartları verirken, "İstediğiniz odaları ayarladık buyurun kartlar Barlas bey." Demesiydi. Barlas ise kadına gergince gülümseyip beni asansör tarafına çekiştirmişti.

Tamam Barlas bilerek yan yana odalar ayarlamadın. İnanıyorum sana. Harbiden bak! Gülmemek için dudaklarımı birbirine bastırdım.

5. Katta gelince indik. Onun odası 87, benim 88 numaraydı. Odaların önüne gelince tam ortada durup birbirimize baktık. "Bizimkiler Kayak yapıyorlarmış. Sen kahvaltı yapmadın, üzerini değiş aşağıya inelim." Deyip birşey dememe müsade etmeden odasına girdi. "Uyuz." Diye tısladım arkasından. Uyuzdu falan ama tatlı ve düşünceli bir Uyuzdu.

Gülerek odama girdim. Bavulum yatağın kenarında duruyordu. Odalar iki kişilikti ve herkes iki kişi kalacaktı. Tatil organizasyonunu yaparken Derin ile kimin kiminle kalacağınız ayarlamıştık. Ben Simay ile kalacaktım. Köşede duran büyük pembe bavul da bunun kanıtıydı.

İki tane tek kişilik yatak, ortasında ahşap komidin vardı. Ahşap bir dolap vardı kıyafet koymak için. Dolabı açıp baktım, Simay yerleşmişti çoktan. Hızlıca eşyalarımı dolaba yerleştirdim.

Otelin ısısı iyiydi ama dışarısı soğuktu. Üzerime boğazlı siyah kazak ve jean giydim. Yarım botumu giydim. Saçımı açık bıraktım. Yarım şişme montumun cebine telefonumu ve bir miktar parayı koydum.

Odadan çıktım. Barlas duvara yaslanmış beni bekliyordu. Kafasını bana çevirdi. "Sonunda." Dedi bıkkınlıkla. "Abart." Diye dil çıkarttım. Barlas gülerek elini omuzuma koydu ve beni kendine çekti. "Çocuk gibisin." Dedi saçımı karıştırarak.

"Yaa." Diye cırlayarak geri çekilmeye çalıştım ama sıkı tuttuğu için çekilemiyordum. Bu çocuk beni delirtecekti. Saçım kabarıp dağılmıştı tamamen. Elini gevşetince fırsattan istifade geri çekildim. Bileğimdeki tokayla saçımı tepeden sıkıca at kuyruğu yaptım.

İçimde kötü bir his vardı ama bunu göz ardı etmek istiyorum çünkü odamdan çıkmayarak iyicene kendimi kötü bir duruma sokmuştum. Simay onların yanına gidince Simay bana bakıp "Biz aynı odada kalıyoruz dimi?" Diye sordu, hiçbir fikrim yon ama kafamı onaylarcasına salladım. Simay Derin'e bakıp "Ohh sana kalmadım." Deyince halen daha ne olduğunu anlamadım. Batu Derin'in omzuna kolunu atınca anladım. Batu ve Derin beraber oda tutmuş olacaklar ki Simay tek kalmaktan nefret eder. Bu nedenle benle kalmak istiyor. Resmen kullanıldım.

"Nasıl ya? Batu benle beraber yatmayacak mısın?"

Bu ses Oğuz' aitti. Batu ve Oğuz fazla yakındı. Sürekli birbirlerine gaymış gibi davranıp birbirlerine sulanırlardı. "Bebeğim beni bir sonraki gece bekle." Dedi Batu, Oğuz eliyle ona öpücük atınca gülümsedim.

Etrafa bakarken gözüme Gaye çarptı. Hiçbirimiz ile konuşmuyordu. Nasıl bana bu kadar büyük bir pislik yapmış olabilirdi ki? Oysaki uzaktan iyi biri gibiydi. Tamam yani ben de onu sevmedim ama bana biraz gülümsese severdim. Ona karşı o kadar kin dolu değildim.

Acaba neden bana bu kadar kin doldu? Barlas yüzünden mi? Barlas benimle yakın diye mi bana kin doldu? Yoksa Barlas'a cidden aşık mı? Peki Barlas bunun farkında mı? En kısa zamanda Barlas'ın ağzını aramam lazım.

Oğuz benim elimi tutunca ona baktım. "İyisin dimi abicim?" Dedi, abicim mi dedi o demin? Ege'ye benzedi bu iyicene. "İyiyim." Dedim gülümseyerek.

Oğuz, ben ve Simay teleferiğe bindik. Aslında ben Barlas ile binecektim ama Simay binmek için ısrar etti. "Bahar sen Barlas'tan mı hoşlanıyorsun?" Dedi Simay, ne diyeceğim ki? Yani kendime kabul ettim aşık olduğumu ama başkasına demek utanç verici. Cevap vermek yerine kafamı çevirdim.

Simay saçımı çekince ona baktım. "Soru sordum odun kafa!" Diye bağırdı Simay, ciddi bağırmadı ama bağırdı. Şuan resmen alındım gücendim. "Hoşlanıyorum." Diye mırıldandım. "İyi de o Gaye ile sevgili." Dedi Oğuz, bana acır gibi baktı. Tabi en iyi Oğuz anlardı çünkü o da Simay'ı severken Ege ile mutlu oluşunu izledi.

Kafamı olumsuz anlamda salladım. "Hayır, benim ondan uzak durmam için numara yapmışlar." Dedim, ikisi de önce birbirine baktı. Ardından bana baktılar. Simay tam ağzını açtı ki teleferik durdu.

Tam ortada durmuştuk. Daha zirveye çıkmaya çok vardı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.