İçeriğe geç

Simülasyon hatası

Bölüm 4 · 2 dk okuma

Simülasyon hatası

Bölüm 4

​Bölüm 4: İntikam Kodu

Ders bittiğinde sınıftan en son çıkan bendim. Tabii ki bilerek ağırdan almıştım. Amacım, herkes gittikten sonra arka sırada eşyalarını toplayan Barın ile baş başa kalıp dün geceden beri biriken tüm hırsımın hesabını sormaktı.

​Merve’yi "Sen önden git, ben bu kara deliğin yörüngesini sarsıp geleceğim," diyerek çoktan göndermiştim.

​Barın, dizüstü bilgisayarını çantasına yerleştirirken sınıfta sadece ikimiz kalmıştık. Adımlarımı sertçe vurarak arkaya, onun sırasına doğru yürüdüm. Masasının önünde durup kollarımı göğsümde birleştirdim.

​"Eee?" dedim, sesimdeki tüm hesap soran tınıyı dışarı üfleyerek. "Eğlendin mi Barın Bey? Rezil rüsva oldum tüm sınıfa. Mutlu musun algoritma beyefendisi?"

​Barın çantasının fermuarını çekti, yavaşça doğruldu ve sırt çantasını tek omzuna taktı. Boyu o kadar uzundu ki, yakınına gelince kafamı iyice kaldırmak zorunda kalmıştım. Gözlerinde yine o sakin, her şeyi bilen o sinir bozucu ifade vardı.

​"Ben sadece sistemi uyardım, Ece," dedi sesi pürüzsüz ve derindi. "Telefonu saklamayan sendin. Hoca doğrudan sana bakıyordu."

​"Bana mesaj atmasaydın bakmıyor olurdum!" diye çıkıştım, parmağımı göğsüne doğru sallayarak. "Kimsin sen ya? Telefonuma o uygulamayı nasıl yükledin? Siber suçlara gitmemi gerçekten istiyorsun galiba."

​Barın bir adım yaklaştı. Aramızdaki mesafe kapandığında, üzerindeki hafif temiz, erkeksi koku burnuma doldu. "Şikayet edebilirsin. Ama siber suçlar uzmanı o uygulamayı telefonunda aradığında hiçbir şey bulamayacak. Çünkü o uygulama sadece benim istediğim zaman, senin ekranında var olur."

​"Ne yani, hayalet mi bu?"

​"Hayır, sadece iyi yazılmış bir kod," dedi, dudakları hafifçe kıvrılarak. Yanımdan geçip kapıya doğru yürümeye başladı. "Bu arada, intikam planı yaparken yüzün çok fazla kızarıyor. Söyleyeyim dedim."

​Arkasından bakakaldım. Ama bu sefer öylece kalmaya niyetim yoktu. Sıramın üzerindeki su şişemi kaptığım gibi peşinden koridora fırladım. O önde rahat adımlarla yürüyor, bense arkasından ona yetişmeye çalışıyordum. Tam merdivenlerin başına geldiğimizde telefonum cebimde titredi.

​Yürürken hızla ekranı açtım.

​[System_Error]: Arkamdan su fırlatmayı düşünüyorsan, o şişenin kapağının açık olduğundan emin olmalısın. Ayrıca koridordaki kameralardan biri doğrudan seni çekiyor. Puanım: 5/10 (İntikam arzusu yüksek, uygulama sıfır).

​Mesajı okumamla elimdeki şişeye bakmam bir oldu. Kapak sımsıkı kapalıydı! Kafamı kaldırdım, Barın merdivenlerin başında durmuş, arkasına dönüp bana bakıyordu. Göz kırptı.

​"Kapağı açmayı unuttun," diye seslendi uzaktan, gülerek.

​"Pislik!" diye bağırdım koridorda. Birkaç öğrenci dönüp bana baktı ama umurumda değildi.

​Telefonu hırsla cebime tıktım. O an anladım ki, Barın'ı kendi silahıyla vurmalıydım. Dijital dünyada beni alt ediyordu ama gerçek dünyada hâlâ üst kat komşumdu. Ve her yazılımcının en büyük zayıflığı, bilgisayar başından kalktığı an başlardı.

​Eve gidip o çatı katının kapısını nasıl zorlayacağımı düşünürken yüzümde sinsi bir gülümseme belirdi. Sistem hatası kimmiş, görecektik.

​GölgeKalem Notu: Ece intikam yemini etti! Çatı katına sızma planları sizce nasıl sonuçlanacak? Barın bu sefer Ece’yi kendi evinde mi yakalayacak? Yorumlarınızı ve teorilerinizi buraya bırakın, kalplerinizi eksik etmeyin! 🖤 fiyaskolarla dolu kalın!

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.