İçeriğe geç

Şeytanını Nasıl Eğitirsin? |taekook|

Bölüm 8 · 6 dk okuma

Şeytanını Nasıl Eğitirsin? |taekook|

Bölüm 8

kırmızıların...

Ancak bölüm atabildim malum sınavlar yaklasıyo😭 o yüzden bölümler artık 1-2 gün arayla gelebilir. Beklemede kalınnn💖💖💖

İyi okumalarrr

-

Jungkook

Odada inleme seslerimiz ve seksin o çarpışma dolu çıkan tok sesi karışırken sonlara yaklaştığımı hissettim. Penisim ufak ufak sızdırmaya başlarken Taehyung elini penisime götürdü.

"Bo-Boşalacağım..."

Penisimi çekip bana yardımcı olacağını zannederken bir anda penisimin ucundan geçirilen aletle çığlığı bastım. Gözlerim kocaman açılmış, bakışlarım hızla penisime inmişti. Siktir! Olamaz! Penis yüzüğü!

"Sen öyle san güzel şeytanım."

Penisimdeki büyük acıyla titremiştim iliklerime kadar. Zaten boşalacak kadar şişmişken bir anda penis yüzüğünü ve onun soğuk temasını hissetmek çok tuhaf hissettirmişti. Acıtıyordu ama...

"Boşalmana izin vermeyeceğim."

... İnanılmaz bir zevk de veriyordu. O zevki iliklerime kadar hissedebiliyordum. Boşalmak için delik arayan ben, şu anda onun hakimiyeti altına girip, kalın tonunun baskınlığına ittaat etmekle savaşıyordum.

Onun sahibim olmasını istiyordum.

Bir anda sızlayan penisime karşın hırçınca içime dolarken çığlık çığlığa inledim. Sesim her inleyişimde boğazımı yarıp geçiyor, orada acı dolu bir sızlama ortaya çıkartıyordu. Akşamına kısılacağını bile söyleyebilirdim. Ama umrumda değildi. Şu anda tek isteğim şu mükemmel herifin beni dibime kadar becermesiydi.

Öyle ki düşüncelerimi okumuş gibi, içime daha da köklenmiş, kavuran sıcaklığıma rağmen kendini hâlâ salmamıştı. Çok dayanıklıydı. Sert, hızlı ama fazlasıyla dayanıklı...

İki elini de belime sarmalarken, biriyle bel oyuntumu çökertti ve kalçamı ona doğru olabildiğince kaldırmamı sağladı. Bunun hemen ardından ise sanki hiç köklenmemiş gibi biraz daha girdi içime.

"Ahm! Ah~ ta-taehyung... "

Deliğim onun hakimiyetinde her saniye daha da genişliyordu. Adını inlediğim an, sanki onun ince çizgisiymiş gibi son derece hızlanmaya başlamasının da başladığı an olmuştu. Resmen bir şeytanın hızıyla kökleniyordu içime. Durmadan beni zevk üstüne zevke getiriyordu. Küfürlerle kirlenen hırıltılı inlemeleri kulağıma dolduğu her an hakimiyeti daha da kaybettiğimi hissediyordum. Onun büyük penisi, sert ve son derece hızlı hareketleri yetmiyormuş gibi bir de; dolgun kalçalarımı hareketlendirerek onu orta yolda karşılamaya başladım.

Ne zaman yumduğumu bilmediğim gözlerimi -içime az az sızdırmaya başlayan penisinin hissiyatı ile- yavaşça araladım. Kaşlarım havalanmış, ağzım yaşadığım zevk ile kapanmak bilmemişti.

Doğrusu penisim son derece sızlıyordu ama bu sızlama bana -ilk saniyelerin aksine- acıdan çok zevk veriyordu. Bu zevk öylesine büyüktü ki, artık sadece gözlerimin yavaş yavaş akıtmaya başlamasından çok, çığlık çığlığa ağlamaya başlamıştım. Taehyung ise bunun zevkten olduğunu biliyor, kendinden geçmiş gibi doruklarda yaşıyordu bedenimi.

Boşalmaya yakındı. Öyle ki çıplak yapılı göğsünü sırtıma dayanmış, kamburu çıkarken bir anda belimdeki sağ elini çeneme çıkartıp yüzümü kendine döndürmüştü.

Dudakları ağzımın ortasına sertçe kapanmıştı aniden.

"Mmhm.."

Dili, yaşadığım zevkin eseri olan kapanmayı bilmeyen dudaklarımdan sızarken, pürüzünü dilimde gezdirdi. Dudaklarımı ağzının içerisine ilerletip yaramaz dilini emdim usulca. Diline sakso çeker gibi gelgit yaparken kalın inlemesini duymuştum.

"Ahh...siktir Jungkook!"

İçimdeki hızı boşalacak olmasının getirisiyle son derece hızlanmış, ama dudaklarımızı hiç ayırmamıştı. Bedenimi kendine hapseden bedeninin titremeye başladığını fark etmemle gözlerimi sıkı sıkıya yumdum. Beklediğim mükemmel an sonunda geliyordu.

Büyük bir inlemeyle içime, sanki içi şu dolu bir balona iğne batırılmış misali, patladı. İçim onun sıcak sıvısıyla son derece kayganlaşırken bu, olağanüstü derecede zevk veren anın getirisiyle nefes nefese inledim.

"Ahm~"

Son damlasına kadar geldikten sonra yavaşça çıktı içimden. Dudaklarımdan da ayrıldığında ben onun yanıma yığılıp kalmasını beklerken bunu yapmamış, büyük ellerimi ince belime sarıp beni kendine döndürmüştü. Bu ani atağıyla titrerken o ellerinden güç alarak üzerime eğilmiş, tekrardan dudaklarımızı birleştirmişti. Alt dudağımı dudaklarının arasına alıp çekiştirdiğinde gayriihtiyari inledim. Ben tam onun ıslaklıktan parlayan kıvrımlı üst dudağına yöneleceğim sırada o dudaklarımdan çekilmiş, yavaşça çeneme ordan ise boynuma doğru yönelmeye başlamıştı.

Boynum ve çene çizgim arasında oyalanırken dil darbelerini çoğaltmış, tenimi sivri dişleri arasına almıştı.

"Mmh Taehyung.."

Boynumda kendinden bir parça bırakmak istediğini, bir kaç santimetre uzaklaşıp yaptığı ve yara olacağını düşündüğüm ize dikkat kesildiğinde anlamıştım. Gururla eserine bakarken bakışlarını kısık gözlerime çekmiş, arsızca gülümsemişti. İçimde bir sızı belirirken yutkundum. Ah.. Gerçekten de boğazımı fena zorlamıştım.

Arsız bakışlarını gözlerimden hiç çekmeden biraz daha eğildi ve sağ göğüs ucuma doğru sokuldu. Dudaklarından nefes dolu bir kıkırtı duyulurken bakışları pembe göğüs ucuma yöneldi. Dilinin ucuyla hafif çıkan ucumu dürtüklediğinde tüm bedenimin kasıldığını hissettim. Dudakları göğsüme kapanırken ağzımdan kirli küfürler mırıldanıyor, ellerimi saçlarına dolayıp yavaş yavaş çekiştiriyordum.

Göğüs ucum her zaman en hassas yerim olmuştu ve ben her şeye rağmen buna dayanabileceğimi zannetmiyordum.

Öyle ki hiç olmadığım kadar hassaslaşmıştım. Bundan dolayı da maalesef, avuçlarımda kıvılcımlanan dürtüleri fark etmekle zorlanmıştım. Fark ettiğim anda, dünyadan soyutlanmış gibi gözlerimi endişeyle açtım.

Siktir.

Güçlerim geri geliyordu.

"Ah-Taehyung... Dur. Bo-Boşalmam gerek."

Hemde hemen şimdi. Şimdi boşalmam gerekti.

Vücudum bir anda öylesine yanmaya başlamıştı ki, her an uzuvlarımdan kıvılcımlar çıkabilirdi. Bu... Ah! Sikeyim. Bu çok tehlikeliydi.

"Tae-Taehyung dur."

Durmadı. Zevk katsayımı algılayamıyordu. Tıpkı benim gibi... Durmasını söylüyordum ama istemiyordum. Her an her dakika doldukça doluyor gibiydim. Gözlerim zevk-i sefa ile kapanmış alt dudağım sivri dişlerim arasına sıkışmıştı.

Öylesine kapılmıştı ki, göğüs uçlarımı yarın yokmuşçasına emerken göğsümü tamamen kirletmiş, büyük elini penis yüzüğünün kıstırdığı, sızlayan penisime götürmüştü.

Ucunu dürtüklerken ufak ufak sıvazlamış, zar zor kapanan ağzını tekrar aralamamı sağlamıştı. Kemikli parmakları penisimde öylesine oyalanırken kasıklarıma ilerlemiş, en beklemediğim anda, yüzüğü bir hışımla çıkartmıştı.

"Ahh!!"

Çığlık atmıştım acıyla. Siktir! Fena acıtmıştı.

Ama o bundan ölesiye zevk almış gibiydi. Gözlerim kapalıydı ama kulağıma ilişen seksi kıkırtısı bunu kanıtlar nitelikteydi.

Kazasız belasız, dilini göğüs ucumdan ayrıldığında derin bir iç çektim. Rahatlamıştım. Ah... Neyseki. Neyseki ona bir şey olmamıştı.

Ama o ve yaramaz dili çok daha büyük bir tehlikeye doğru inmişti.

Tam olarak kasıklarıma.

Sanki bundan öncesi yokmuş gibi, bir hışımla penisime sokulduğunda titredim. Dudaklarını sızdıran ucuma bastırmış, çok geçmeden hemen ağzına almıştı. Hızlı gitgelleri beni ölesiye zevke boğarken bir anda dibimi görüşüyle yankılı bir inleme bahşettim. Vücudum son derece yanıyordu ve ben bunun zevk mi yoksa çok daha tehlikeli bir şey mi olduğunu bilemiyordum.

Bana bakıyor olmalıydı. Ve ben bu seksi manzarayı kaçırsam, yıllarca pişmanlık çekerdim.

Gözlerimi zar zor araladığımda gördüğüm ilk manzara onun benim yüzümde gezinen kısık bakışlarıydı. Ama bir anda gördüğü şey ile irkilmiş, kaşları çatılmıştı. Nedenini biliyordum.

Gözlerim... Kırmızılardı.

Neler olabileceğini az çok biliyor olmalıydı. Bu yüzden de çekilecekti. Sonuçta lanet bir şeytanla seviliyordu. Kendisini rahatlattığı için, rahat bir şekilde çekilecek; güçlerini kullanamama tehlikesini gözler önüne seren tehlike içerisindeki beni umursamadan gidecekti.

Ama öyle olmadı.

Kırmızı gözlerin...

Sesi direkt olarak bilincime sesleniyordu. Onu duyacağımı bildiğinden, dolu ağzını içimden çıkartmadan iletişim kuruyordu benimle.

"Çi-Çirkinler mi?" diye sordum.

Merak ediyordum. Nedenini bilmiyordum ama gerçekten merak ediyordum.

Normalde basit bir faninin düşüncesi sikimde bile olmaz, bana hakaret ettiği an onu diri diri gömerdim. Sonuçta herkes haddini bilmeliydi.

Kim Taehyung dışında...

Neden ona karşı bunları yapabilecek kadar güçlü hissetmiyordum kendimi? Neden 'güzel' demesi için neredeyse yalvaracak kadar merak doluydu içim?

Ağzını penisimde ileri geri savurmaya devam ederken arsızca gülümsedi. Dilini çarpık hareketlerde deriye çektiğinde nefes nefese inledim.

Kırmızıların,

Hayatım boyunca gördüğüm, göreceğim en güzel şeyler...

Sözleri içime bir hançer misali saplanırken, anın tadını kaçırmaktan uzaklaşıp, yaşadım onu ve taşlaşmış yüreğimi yakmadan ısıtan güzelliğini.

Penisimi ucundan dibine kadar ağzına çekerken dayanamayarak saldım kendimi.

Sonunda o güzel ağzına patlamıştım.

.

.

.

Hızlı yazdım

Şimdi diyo olabilirsiniz bu jk bi türlü bosalamadı amınakoyim diye ama sakın olun dostlar bosaldı sonunda

Hatta tüm dostlar oturduk ggukun bosalmasını bekliyoruz aq

Umarım bölümü begenmissinizdir

Oy ve Yorum atmayı unutmayın💖💖

Sizce seke sahne olsun mu? Sadece merak😄 hahahaha

Bölüm sonu

5 yorum