İçeriğe geç

Şeytanını Nasıl Eğitirsin? |taekook|

Bölüm 7 · 6 dk okuma

Şeytanını Nasıl Eğitirsin? |taekook|

Bölüm 7

güzel şeytanım

Yetişkin İçerik

Yıllar sonra yeni bir bölüm

Lan ben kitabı unuttum amk yazmamaktan

Bir de gittim okudum en bastan ensar

Bölüme gecelim

Bölümle ilgili olarak: JK seytan ve arsız bir karakter. Bölüm onın ağzından olduğu için ne demek istediğimi anlayacaksınız. Sövmeyin bebeğime😭

Oy ve yorum atmayı unutmayın

İyi okumalarrr

-

Jungkook

Kim Taehyung...

Ne taşşaklı adamdı lan. Uf be! Uçurmuştu resmen beni! Bir de sevişmeden!?

Resmen -o Mingyu mudur nedir- o çocuğa yaptığı şovla beni inanılmaz azdırmıştı. Fazla mı açık sözlü oluyordum sanki ya? Sikerler. Doğruydu.

Adam aurasıyla bile koskoca şeytana diz çöktürürdü. Aman Tanrım.

Öpüşürken ağzımı resmen beceren o dili... Dil piercingi vardı ve bu faktör bana inanılmaz bir zevk vermişti. O metal doku dilimde bile beni zevke getirirken, deliğimde kim bilir... Ah siktir siktir siktir!

İçime gir Kim Taehyung! Lanet olsun. Ağzıma aldığımda bile boğulacaktım resmen! Devasa bir şeydi!! Deliğimin ona ihtiyacı vardı. Şimdiden kasılıp ıslanmaya başlamıştım...

Ona hayranlık ve gurur dolu bakışlarımla bakarken bana piç gülüşü atıp bilicime doğru konuştu.

Senin sayende...

Güldüm.

"Evet benim sayemde. Bu yüzden ödülümü verin Komutanım."

Bir kaşı havalandı. Dudağının bir kenarı havalara kalkmışken belindeki elini biraz daha sıklaştırdı.

"Hm? Nasıl bir ödülmüş bu?"

"Bilmem. Bir kaç tur seks daha desek?"

İmamla güldü. Dilini dudakları üzerinde gezdirirken bakışlarım oraya kaymıştı. Tanrım! Çok pis erekte oluyordum şu an!! Elini bornuzumun üzerinden bel oyuntumda gezdirirken yüzünün ciddi bir hâl almaya başladığını fark ettim. Hah. Açık sözlülüğümden etkileniyor olmalıydı.

"Bir kaç tur daha? Sanırım yalanına kendin de inanmışsın çakma melek."

Türüme laf etme lan.

Ama şu ses tonuna bakınca sikerler türümü. Adam yürüyen afetti resmen. Her komutan böyle miydi acaba? Dünyaya sayısız defa gelmiştim ama ilk defa görüyordum onun gibisini. Mükemmeldi.

Tam ağzıma layık.

"Neymiş? Ben sana beklemeni söyleyip gitmişim, seni duşta bırakmışım, bir tur yetmezmiş, hah?"

Boşalmaya ihtiyacım vardı. Hemde hemen. Çünkü güçlerimi kontrol edemiyordum, tam da şu anda. Evet, saçmaydı farkındayım ama doğruydu.

Güçlerimi kullanmam lazım, boşalmam lazım.

Güldü. Anlamlandıramamıştım bu arsız gülüşü. Bir anda bornuzumun altına girip kalçamı okşaya okşaya ilerleyerek deliğimi bulan kemikli parmaklarla irkildim.

"Demek boşalamazsan... güçlerini kullanamıyorsun, öyle mi güzel şeytan?"

Deliğimin etrafında kışkırtıcı halkalar çizerken dudağımı dişleyerek kısıkça inledim. Siktir! Güçlerimi gerçekten kontrol edemeyerek onunla bilinç akışı yapmıştım ve isterse hor kullanabileceği bir bilgi edinmişti hakkımda.

Güçlerim olmadan basit bir insandan ne farkım kalırdı ki? Aynı babamın cezalandırdığı o kişi olurdum.

"Deliğin nasıl da ıslanmış. Çok mu istiyorsun beni?"

Halkalar çizmeyi bırakan orta parmağını yavaşça içime ittiğinde zevkle çığlık attım. Kemikli parmağını içimde hareketlendirirken iyice yandığımı hissediyordum. Ellerimi boynuna sararken gözlerimi yumdum.

"Mmph..."

"Cevap ver bana."

Parmağını hareket ettirmeyi bırakınca içimdeki parmağına ben kendimi ittirmeye başladım. Parmağıyla kendimi becertirken kulağına fısıldadım.

"İ-istiyorum..hmm... Çok istiyorum."

İşaret parmağını da bır hışımla içime ittiğinde beni kendine çarptırdı ve kasıklarını kasıklarıma dayadı. Çığlığım koridorda yankılanırken gözlerimin zevkten dolmaya başladığı fark ettim. Tam o anda arka uyluklarımdan tutunan kollar ile kaldırıldım ve kucağına yerleştim. Bacaklarımı iki yanında sararken içimdeki iki parmağını durmadan ittirmeye devam ediyordu. Çenemi omzuna yaslayarak kulağına doğru inlemeye başladığımdaysa hızlı sayılabilecek adımlarla ilerledi. Gözlerimi hafifçe açarken odasına ilerlediğimizi gördüm. İçime girecekti. En derinlerime kadar ağırlayacaktı beni.

O anda düşününce aklıma gelen faktörle gözlerimi kocaman açtım. Güldüm ister istemez. Şeytan kimliğim silinmişken güçlerim neredeyse yarı yarıya inmişti. Bu da eskisi kadar yakıcı olmadığımı gösteriyordu. Kim Taehyung şanslıydı. Sikini küle çevirmeyecektim.

Sadece bir insandakinden çok daha zevk verecek sıcak ve sikini tamamen çevreleyecek bir deliğe girecekti. Ve eminim ki çıkmak da istemeyecekti. Bağımlısı olacaktı.

Yatağın yanındaki deri koltuğa sırtını yaslayacak şekile uzanırken beni kucağına yerleştirdi ve içimdeki parmaklarını makas yaparak deliğimi iyice genişletti.

"Bir şeytanın tadı nasıldır?"

Boğuk ve kalın çıkan derin sesi içimi titretirken kucağındaki bedenimle ona yukarıdan baktım. Bakışları tüm yüzümde geziyordu. Benden gerçekten etkilenmiş olmalıydı. En az benim etkilendiğim kadar.

"Denemeye ne dersin?"

Arsız sözlerimle dudağının bir kenarı havaya kıvrıldı ve beni belimden tutarak kaldırdı. Bu kadar hafif bir eşyaymışım gibi kolaylıkla kaldırması... Gerçekten de çok güçlüydü. Beni yatağa doğru yüz üstü yatırırken kalçamı ona doğru havalandırdım ve dizlerimi kırıp ona baktım olabildiğince. Kendini çok zor tutuyormuş gibi, horlukla bakıyordu pembe deliğime.

"Sikeyim..." Mırıldanışını duyunca yüzümde tatmin olmuş gururlu bir gülümseme ortaya çıktı. Etkileniyorsa biraz daha etkileyebilirdim. Kaldırdığım kalçamı salayarak ona sergiledim. Tam o sırada dolgun kalçalarımı büyük ellerinden taşacak şekilde sıkarak eğildi.

Deliğime kapanmadan önce minik ancak kışkırtıcı öpücükler kondurdu. Bu öpücükler bile penisimi ufak ufak sızlatırken aniden deliğime kapanan kalın dudaklarla inledim. Dudakları zaten kemikli parmaklarıyla genişlettiği pembe deliğimi öpüp sıkıca emerken kafamı geriye attım. İster istemez kasılıyordu deliğim ve hissettiğim gerilen dudakları ile onun da bundan etkilenmiş gibi gülümsediğini anladım.

Deliğimden içeriye sızan metal dolu ve kıvrımlı diliyle odada yankılanacak kadar açık bir inleme bahşettim. Diliyle beni becerirken ellerim beyaz çarşafı yırtmak istercesine sıkıp avuçlarıma doldurmuştu.

İçimi keşfetmeye çıkar gibi durmadan ilerleyerken piercinginin değdiği her bir yerimin zevk noktama döndüğünü hissediyordum. Bir yılan misali içimde uzadıkça uzuyordu sanki. Deliğimi yeterince ıslatmamış gibi kalçamı da kendisiyle kirletmişti.

Bir anda sızlayan ve doldukça dolduğunu hissettiğim penisime dolanan el ile gözlerimi araladım. Sanki diliyle beni becermesi yetmiyormuş gibi bir de penisimi çekiştirmeye başlamıştı.

Testislerim her bir hareketiyle dürtüklenirken kasıklarımdaki sızıyı olabildiğince tutmaya çalıştım. Ah hayır. Siktir! Dayanamıyordum!

"Ye-Yeter... Lütfen! İ-içime gir artık!"

Sanki bunu dememi bekliyormuş gibi çekildi ve kıkırdamasını duymamla beraber penisini ıp ıslak olan deliğime konumlandırdı. Çok geçmeden içime doğru ilerlediğinde dolulukla titredim.

"Ahm! Siktir...Mhh..."

Yavaşça içimde ilerlerken o devasa penisinin tamamını içime göndermeden tekrar ucuna kadar çekildi. Hem yavaş oluşu hem de tamamını sokmaması sadece beni sinir etmek içindi biliyordum.

"Lütfen... Ahm~ lütfen"

Güldü arsızca. "Neye lütfen? Ne istediğini söyle bana güzelim." Sesi sonlara doğru kısılmış, boğuklaşmıştı. O da zorlanıyordu. En derinlerime kadar girmek, beni keşfetmek istiyordu ama beni kışkırtmaktan da geri durmuyordu.

"Hızlanın Komutanım. Dibime kadar sikin beni."

Açık sözlülüğüm onu tatmin etmiş gibi belimin iki yanındaki ellerinden birini indirdi ve hızlanarak içime kendini daha da ittirmeye başladı. Her bir vuruşu içime işlerken, durmadan bir anda tamamını içime itti. Bu dolulukla beraber dolan gözlerimi tamamen açtım ve çığlık attım.

"Ah! Ahm~ Hızlan! "

Zaten hızlıyken daha da hızlandı ve beni gerçekten şaşırtmaya başladı. Önceden hiç bir insanın bu kadar dayanıklı ve sert olduğunu görmemiştim. O... Siktir. O çok iyidi.

"İçin sıcacık Jungkook... Çıkmak istemiyorum."

Düşüncelerini bana ifşa etmesiyle gülümsedim. Sesi nefes nefese olduğundan çok seksi çıkıyordu ve içime her vuruşunda tekliyordu boğuk tınısı.

"Ah~ çı-çıkma..."

Her saniye daha da hızlanırken durum noktalarına ulaştığımı hissediyordum. İçimi tamamen dolduruyordu sanki. Her geçen saniye deliğimde kendi tohumlarını dikiyormuş gibi ıslaklıklarını bırakıyordu.

Odada inleme seslerimiz ve seksin o çarpışma dolu çıkan tok sesi karışırken sonlara yaklaştığımı hissettim. Penisim ufak ufak sızdırmaya başlarken Taehyung elini penisime götürdü.

"Bo-Boşalacağım..."

Penisimi çekip bana yardımcı olacağını zannederken bir anda penisimin ucundan geçirilen aletle çığlığı bastım. Gözlerim kocaman açılmış, bakışlarım hızla penisime inmişti. Siktir! Olamaz! Penis yüzüğü!

"Sen öyle san güzel şeytanım."

.

.

.

Bölüm sonu

4 yorum