İçeriğe geç

Şeytanını Nasıl Eğitirsin? |taekook|

Bölüm 29 · 9 dk okuma

Şeytanını Nasıl Eğitirsin? |taekook|

Bölüm 29

sassy evil and poor girl

• • • minik şeytanım - kocam hem tassaklı hem üniformalı komutan kim taehyung özel whatsapp konuşması jungkook +99 mesaj �� +99 video �� +99 bağlantı �� minik şeytanım yazıyor... jungkook #https.www.tavsanyavrusukaplanyavrusunasarılıyor.reels.instagram askim bak biz taehyung oha jungkook 2 saat yoktum sadece ne ara attın bu kadar mesajı jungkook ASKİM BAK BİZ DİYORUM SENCE KONUNUZ O MU SU AN KİM TAEHYUNG kocam hem tassaklı hem üniformalı komutan kim taehyung yazıyor... taehyung özür dilerim yavrum evet aynı biz jungkook dimiii bak tavsan aynı ben benim gibi masum���� taehyung masum?| güzelim şeytan olmasan| neyse| yine ofisimden edilmek istemiyorum| evet bebeğim jungkook hm simdi soruna gelirsek evet bu kadar video yolladım nolmus yani yollayamaz mıyım taehyung hayır tabiki istediğin kadar yollayabilirsin ama telefonum kafayı yedi resmen bu kadar üst üste atmasan iyi olurdu jungkook TAEHYUNG NASIL ATMAYAYIM HEPSİ BİZ AMA BAKSANA SUNA ->video taehyung bizonun kıçına yuva yapan kuş videosu mu? pardon da bununla bizim alakamız ne jungkook TAEHYUNG MAL MISIN SANA İNANAMIYORUM���� JİMİNE ATTIGIMDA ANINDA ANLAMISTI taehyung güzelim özür dilerim ama gerçekten anlayamadım jungkook ya bizonun kıcını kalbin gibi düsün kalbine yuva yapmısım ben de ben kusum�� sen de bizon�� taehyung bir şeyi anlaması için bin defa tekrarlattıran jimin bunu nasıl anlamış olabilir ve ben niye bizonum jungkook taehyung gercekten artık pes diyorum yani ay bisiyi de tekte anla tamam mı VE BEN Mİ BİZON OLAYIM jungkook of ben biliom sen sevmion beni taehyung ne kurban olduğum onu nereden çıkarttın Tanrı aşkına jungkook bana bizon dedin anladim iste anladim zaten hic yazmion bana HEP BEN YAZİOM taehyung SEVGİLİM GÜNĞN YİRMİ DÖRT SAATİ BERABERİZ NEDEN YANIMDAYKEN YAZAYIM O BONCUK GÖZLERİNE BAKIP KONUŞMAK VARKEN jungkook simdi anladım attıgım vediolara da bakmiomussun jungkook ay yani ben de atmam bundan sonracıma olur biter dimi taehyung trip atma lütfen ama ya jungkook ne trb atmsı�� anlyamdm yni�� taehyung bebeğim ama lütfen jungkook bn gidiom tmm mı bir grp ask izlicem taehyung bak bin defa dedim şu diziyi izlemeyi bırak elin adamına bakıp iç çekip duruyorsun gavat gibi hissediyorum jungkook onun adı arnav bi kere���� elin adamı da deil���� taehyung ne bokumsa işte izleyip durma ben geleyim benimle ilgilen olmaz mı❤️ jungkook olmz�� bb�� taehyung yaa ama minik şeytanım çevrimdışı • • • taehyung's pov Ofise geri döndüğümde Jungkook tahmin ettiğim gibi koltukta süt dilimlerini yerken o saçma sapan hint dizisini izliyordu. Ve evet, o koca boncuk gözleriyle, o Arnav mı ne boksa denen adamı izleyerek. "Jungkook!" Tam koltuktaki bedenine doğru adımlıyordum ki, Jungkook elini bana doğru doğrultup durmamı sağladı ve bağırdı. "Ay ayy Taehyung, dur! Bu sahne çok önemli bak!" Koca meraklı gözleri televizyondan bir saniye ayrılmazken, bu kadar merakla izlediği şeyin ne olduğunu merak ettiğimden ister istemez döndüm o tarafa. "Çünkü Arnav... ben..." "Sen ne, Khushi?!" "Çünkü ben..." Jungkook bir anda önümüzdeki kısa masanın üzerine çıkıp daha da yakınlaştı ekrana. "Ayy evet sen! Hadi söyle Khushi! Bekliyorum!" diye bağırdı ekrandaki kadına sanki duyacakmış gibi. "Ben..." Ellerini birbirine vurup heyecanını belli ederken, resmen dişlerimi kamaştıracak kadar tatlı gözüküyordu. Şu siktiri boktan sahneyi izletmediğim için dayak yiyeceğimi bildiğimden, maalesef onu şu masaya yatırıp da ağzını burnunu yiyemiyordum. Çünkü harbili canımı sokakta bulmamıştım. Yani, sahne bitene kadar beklemem gerekiyordu. "Hadiiiii!!!" diye söylenirken masada dizleri üzerine oturdu ve sanki vücudunun ne kadar esnek olduğunu hatırlatmak ister gibi ayaklarını iki yanına bıraktı. "Söyle Khushi, sen ne?" "Be-Ben seni..." Jungkook dizlerinde yükselerek dört ayak üzerinde durduğunda, televizyona girmek ister gibiydi sanki. Şu saçma dizilerden ne anlıyordu, hiç bir fikrim yoktu. "Sikeyim, sevdiğini söyleyecek işte. Neden bu kadar heyecan yapıyorsun?" Kaşlarını çatıp büzdüğü dudaklarına bana doğru döndürdü güzel yüzünü. "Sen çok biliyorsun zaten!" "Çünkü seni seviyorum!" "NE?!" Hadi ama belliydi, nasıl bu kadar şaşırabiliyordu, gram anlamıyordum. Ellerini minik pempiş dudaklarına götürüp, ceylan gözlerini de büyüttü. "Bu nasıl olabilir?!" Arkasından gelip beline sarıldım yavaşça. "Yavrum, belliydi zaten. Ne diye şaşırıyorsun? Klişeler işte." Mis kokan mor tutamlarını öpüp yüzümü boynuna gömdüm. Burada huzur buluyordum. Ama o bir anda saçımı tutup yüzümü kaldırdığında, huzurum anında yok olmuştu tabii. "Lan! Sen nereden bilebildin bunun olacağını?! Geleceği görüyorsun yoksa hiih!!" "Ah! Ah! Saçım!" Kaşlarını çattı daha da. "Doğru söyle, izledin değil mi önceden?" "Ya hayır, ne diye izleyeyim böyle saçma sağan dizileri- Ah Jungkook! Saçımı bırak!" O anda saçlarımı bıraktı. Lakin bu canım acıdığı için değil, aklına yine bir şeyler gelmiş olsa gerek, elini dudaklarına götürdüğü içindi. Ki düşündüğümde de haklı olmalıydım. Keza artık ne düşünmüşse gözleri dolmuştu hemen. Kafamın acısını unutup yüzünü kendime doğru kaldırdım. "Bebeğim, ne diye doldu gözlerin?" "Aşkım..." diye dudaklarını büzdüğünde alnına düşen mor tutamları kulağının arkasına sıkıştırdım. "Söyle yavrum." "Yoksa- Yoksa Arnav ileri bölümlerde kötü birisi mi olacak? İzlediğin için şimdiden sevmememi mi istiyorsun o zaman?" Aman Tanrım... Bu, bu hintli piçten kurtulmam için mükemmel bir fikirdi. Hemen kafamı salladım. "Evet! Yani, evet. Sonradan Kaşiyi de aldatacak bu." dedim ellerimi ceplerime atıp televizyondaki sahneye ufak bir bakış atarken. "Hii! Pislik Arnav, sonradan bir de Kaşi adında bir kızla sevgili olup, onu da mı aldatacak yani?! Khushi'ye ne olacak o zaman!" Televizyondaki adama doğru bağırdı ve son cümlesinde bana döndü. Yani... Açıkçası kızın adını yanlış söylemiştim en başta ama sorun yok. İşime gelirdi. "Onu da aldatacak! Ohoo daldan dala bu adam! Karaktersizin önünde gideni. O yüzden..." derken aklıma gelen fikirle elimi masadaki kumandaya attım ve aldığım gibi kırmızı tuşa basarak kapattım. "İzleme bunu." "Ya ama merak ediyordum sonunu!" Çenesini tutup o güzel dudaklarına sesli bir öpücük kondurdum. "Sonunda Arnav aldatacak kadın bulamadığından, trans olup kadın olup bir de Khushi'nin abisiyle evleniyor. Boşver uzun hikaye." diye bir daha öptüm. Tam iki dudağını da dudaklarım arasına almıştım ki, çekildi. "Nasıl ya? Khushi'nin abisi yok ki?" Tedirgin bir gülümseme sundum. "O da sonradan gelecek." O da anlamış gibi gülerek kafasını salladı ve öpücüklerime karşılık verdi. Dudaklarını alt dudağıma sürterken ellerini boynuma doladı ve bir bacağını belime doğru kaldırırken, konuşmadan onu kucaklamamı istedi. Ben de emrine amadeydim, hemen tuttum sütun bacaklarından, doladım belime. O dudaklarım üzerine kıkırdarken, tuttum bir de o koca kıçını, salladım ellerim arasında. Arnav'ı sikeyim, benim bebeğim banaydı bir tek. Alt dudağını dişlerim arasına çekerken, saçlarımı çekiştirmeye başlayan Jungkook da boştaki üst dudağımla ilgileniyordu. Lakin dudak kenarındaki metalle oynaşıyor olmam, onu biraz fazla uçurmuş olsa gerek, sanki öpüşmeye bile mecali yokmuş gibi durdurdu kendini. "Taehyung..." Alnını alnıma dayadım, burun uçlarımızı sürttüm. "Efendim bebeğim?" "Gezmeye çıkalım mı? Kaç haftadır, çok sıkıldım burada. Hiç olmazından bir yerleri gezerdik. Dizi izleme diyorsun ama yapacak bir şey de yok ki." diye gözlerini yere indirip, minicik dudaklarını bükerken, o tatlı ses tonuna nasıl hayır diyebilirim ki. Öyle ki, dediğiyle anında pişman olmuştum onu şu dizi konusunda kandırdığım için. "İzle bebeğim, vallahi artık bir şey demem, haklısın." deyip okşadım ekmek yanaklarını. "Çıkarız ama değil mi Taehyungie?" Kafamı salladım. "Sen hazırlan yavrum, ben seni çıkartacağım birazdan. Tamam mı?" Koca gözleri yıldızlar gibi parıldayarak güldüğünde iç çekmeden edememiştim. Bir kerecik güler misin? Kurban olduğum ne güzel gülüyorsun. "Tamam o zamannn! Ben hazırlanayım." Şakaklarımdan tuttuğu gibi yanağıma öpücük kondurdu ve minik adımlarıyla ofisten çıkıp kendi odasına doğru adımlamaya başladı. Ben de sonuna dek açık kapımdan onu izliyordum. Lakin tam o sırada kapısının önünde ağlayan bir beden belirdi ve ben de yavaş adımlarla oraya ilerledim. Gördüğüm manzara görmeyi beklediğim türden değildi. Doktor Karina, saçı başı dağılmış, beyaz önlüğü yırtılmış, kollarında ve saçlarında yavru fareler gezinirken Jungkook'un odasının önünde diz üstü çökmüş ağlıyordu. "Ya yeter artık! Özür dilerim tamam mı?!" Jungkook dudaklarını birbirine bastırmış gülümsemesini durdurmaya çalışırken, saçlarını kulağının arkasına attı. "Ay ne olmuş kız sana böyle? Neyin var tatlım?" "Beni çıldırtmak mı istiyorsun?! Tamam sen kazandın! Beni rahat bırak!!" "A-a ben ne yapmışım ayol?" Elini göğsüne koyup çıkladı ikaz eder gibi. Ardından bana döndü. "Deli mi ne bu da, ay inanma aşkım buna." Yalan söylediğini bildiğimden oyuncu tavrına ister istemez kıkırdamıştım. O sırada doktor vücudunda gezinen yavru fareleri yakalayıp atmaya çalışırken daha da ağlamaya başladı. "Taehyung! Yardım et n'olur!" Aslında durumu gerçekten de çok kötüydü. Yani, cidden kötüydü. Her ne kadar yaptığı şey iğrenç bir şey olsa da o anda içimden onu o halde bırakmak gelmemişti. Ki tam yardım etmek adına bir adım attığımda, Jungkook gözlerini belertmiş bir parmağını bana uzatmıştı. "Sakın." Tamam, artık yardım edesim falan yoktu. "Zaten ben senin yanına geliyordum hayatım." diyerek ona doğru adımladım ve arkasından sarılıp çenemi omzuna yasladım. "Özür dilerim. Bak gerçekten özür dilerim. Ben- Ben normalde Taehyung'tan hoşlanmıyorum bile! Yemin ederim, sadece tanıdığım. Komutan Jaehyun yaptırdı, yemin ederim o yaptırdı!" Yavru farelerden birisi yüzünde gezinince o kadar yüksek bir çığlık atmıştı ki, kulaklarımı kapatmadan edemedim. Ve ne, Komutan Jaehyun mu? "Gel ortalık karıştıralım, sen de Taehyung'la aşne fişne et mi dedi sana aptal doktor! Ne diye kabul ettin?! Of Taehyung! Yalan söylüyor kesin bu, inanma!" diye yerinde kıpırdandığında, omzunu okşadım. "Hayır! Yemin ederim gerçek! Bak- Bak onun babası zaten korgeneral. Ne istese yaptırır! Yalan söylemiyorum, gerçekten. İşimden olacaktım. Anlaşma yaptık, sadece bir öpücüktü." Kulakları kemirilmesin diye kulaklarını tuttuğundan mıdır nedir, amma da bağırarak konuşuyordu. "Ben ne bileyim, bunca şey yaşayacağımı!" İkimiz de sessizce onu izlerken, bir anda koridorun sonundan benim saftirik asker gelmişti yanımıza, nereden çıktıysa. Zaten ona da sinir oluyordum, son günlerde Jungkook'la çok aynı ortamda bulunuyorlardı. Bir işler çevirdikleri belliydi. Ve nedensizce bu işlerin doktorun durumuyla bağlantılı olduğuna emindim. "Oha doktor hanım! Saçınıza fare sıçmış." diye giriş yaptığında, daha çok ağlayan Karina'ya karşın Jungkook kıkırdayınca onu dürtmüştüm gülmemesi için. "Ay ama aşkım durdurmuyorum kendimi. Şeytan dürtülerim izin vermiyor üzülmeme vallahi." diye fısıldadı. Göz devirdim bu bahanesine karşın. Ah cidden... şapşal bir şeytanın tekiydi. "Özür dilerim gerçekten. Lütfen- Lütfen artık bırakın peşimi! İstifa edeceğim zaten! Sadece 3 gün. 3 gün rahat edeyim bari." "Ay isabet olur tatlım. Neyse, tamam affedildin." deyip pek de umursamadan odasına girdiğinde, doktor yerinde oturmuş ağlarken asker ona peçete uzatıyordu. Ben de orada ne yapacağım, arkasından girdim tabi bebeğimin. Kapıyı da örttüm. Biraz önce açıkçası aşırı seksi gözüktüğü için sırıtarak kıvrımlı bedenini incelerken, arkasından sarıldım tekrar ve boynunda gezindirmeye başladım dudaklarımı. Lakin öpücüklerimin durmasını sağlayacak bir etken oluştu o an. "Öpme beni. Cezalısın." "Ne cezası ya? Tanrım, hiç bir şey yapmadım bile." Göz devirdi. "Beni ilgilendirmez. Doktor anlatırken olanlar aklıma geldi, sinirlerim bozuldu, cezalısın." "Ya ama Jungkook! Ne alakası var şu an? Hem ne cezası Tanrı aşkına?" Uzun nefeslerini verirken, dolabına doğru ilerledi. "Bana dokunmayacaksın bugün, sinirlendim sana. Çarşıya falan da gitmiyoruz. Gidiyorsun, ne yapıyorsun ne ediyorsun, 2 gün iznini alıyorsun, Jimin'e götüreceksin beni." Dokunamayacak mıydım?! "Arkadaşımı özledim tamam mı!" • • • bölüm sonuuu. bir sonraki bölüm gerçekten de zurnanın zır diyeceği sahneler geliyor. ve üzülerek söylüyorum ki FİNALE AZ KALDI����

Bölüm sonu

1 yorum