girls selo gecen bölümde de dedim ben ne zaman istersen o zaman yb atcam diye. hic demeyin egolu lubunya diye vallahi bacim etkilesim vermiyonuz ee ne yapak yani kudurmicaniz artık yalvarmicam da benim de bi gururum var saka yorum yazın kurbanınız olayım askolar ya ••• flashback "Ben geldiiiim!!! Gri baggy jeanimi bulamadım ama Tanrım... Şu beyaz kot şortun güzelliğine de bakın- AYY AMAN!!" diye bir anda merdivenlerde beliren Jungkook sözlerini tamamlayamadan merdivenlerden kayarken, ben daha adımımı atamadan zemin kata inmişti bile. Ben ona iyi bakardım da, o kendine iyi bakabilir miydi orası meçhuldü. Yere yapışmışken yüzünü yavaşça kaldırdı ve tavşan dişleriyle gülümsedi. "Ben iyiyim!" Ne tatlıydı ama... flashback end • • • yazar's pov "Taehyung ben burayı beğenmedim. Bu ne biçim askeriye? Askerin atı olmaz mı ya? Nerde atlar, midilliler, unicornlar? Pelerinimle unicorn binmeyi düşünüyordum ama senin boklu askeriyende olmadığı için hayallerim suya düştü." Taehyung oflayıp puflasa da bir şey demediğinden, tekrardan devam etti mor saçlı olan. "Taehyung, bana unicorn al." "Ah Allah'ım sen aklıma mukayyet ol. Yoksa çıldıracağım." Komutan tekrardan askerideki şık odasına giriş yapmış ve valizini boşaltmaya başlamıştı bile. Ve Jungkook da yanıbaşındaydı. Aslına bakılırsa doğru olan ikilinin ilişkisini saklamasıydı, lakin Taehyung minik şeytanının bir çömez olduğunu bildiğinden diğer askerlerin onu itip kakmalarından endişe duymuştu. Aynı zamanda bu dişiye aç köpeklerin arasına bu dişilere bile taş çıkartacak güzellikteki oğlanını bırakırsa onu çiğ çiğ yerlerdi. "Ya bir şey desene! Of Taehyung. Hiç bir şey yok diyorum burda!" Herkes bu minik dudaklarını büze büze kendisine nazlanan mor saçları parıldayan oğlanın onun olduğunu bilmeliydi. "1 ay nasıl dayanırım ki..." Minik şeytan dudaklarını büzerek de yatağının kenarında valizini boşaltan adamın omzuna sarıldı ve parmak uçlarında yükselip yanağına öpücük kondurdu. Bununla beraber Taehyung da ellerini incecik beline sarmış, bir hışımla kendisine yapıştırmıştı. "Sana görev vermeyeceğim güzelliğim ama. Hep benimle olacaksın. Dayanamaz mısın?" "Ben sana daha evde dayanamıyorum Taehyung. Şaka mısın?" Duyduklarının üzerine gözlerini kısan Taehyung, ellerini oğlanın belinden çekti. "Bazen çok kırıcı oluyorsun." Jungkook ise sevgilisinin ellerini yakaladığı gibi tekrardan beline yerleştirdi. "Taehyung..." Taehyung ise bu tatlı seslenişin ardından yanağına öpücük kondurdu. "Söyle güzelliğim." "Burdaki herkes neden kel?" En başta kaşları çatılan Taehyung sonradan duyduğuyla kahkaha patlamış ve bununla beraber Jungkook'un da omzuna patlatmasıyla kendini düzeltmişti. "Ah! Jungkook ne vuruyorsun?" "Gülme bana it gibi. Cevap ver." Taehyung derin bir iç çekerken sevgilisinin mor tutamlarını sevdi, gülümseyen yüzüyle. "Asker olunca kestiriyorlar saçlarını." "Ne?!" Kafa salladı komutan. "Ben de mi... Bak bana Kim Taehyung. Ben asla kel etmem kendimi! Haberin olsun!" Taehyung endişeyle gözlerini belerten minik şeytanının yüzünü göğsüne gömdü ve içine sokmak ister gibi sarıldı. Mor tutamlarını okşadı. "Ben senin saçının teline kıyar mıyım benim çiçek kokulu sevgilim?" "E bi zahmet." "Jungkook, tam bir odunsun." "Kudurmican." • • • jungkook's pov Yazardan dinlediniz, eminim çok sıkıldınız ve dediniz "Oha nerde bu mükemmellik abidesi Jeon Jungkook?", değil mi? Problem yok kızlar, buradayım. Buralar fazla sıkıcıydı. Her şeyden önce askeriyeye gelişimden en fazla iki gün geçmiş olsa da bana bir ömür gibi gelmişti. Taehyung olmasa ne yapardım bilmiyordum. E tabi onun da varlığı yokluğu birdi ama..neyse boşverin. Ya da niye boşveriyorsunuz, anlatıyorum. Aptal Taehyung benimle ilgilenmiyordu. Özellikle de bugün. Tüm gün işim var işim var diye tutturmuştu. Yanı başında, onun ofisinde olsam da özlemiştim onu. Arada bir gelip de dudaklarıma minik öpücükler kondurup gitmekle olmuyordu bu işler. Kendimi kandırılmış hissediyordum lan! Resmen beni kandırmıştı pislik adam! Hani bu adam bir ay boyunca hep benimle olacaktı. Ya tamam oluyordu da, ben nerden bileyim bilgisayarım başına geçip, sabahtan akşama kadar dosyaları inceleyip, onun bunun komutanlarıyla telefon konuşmaları yapacağını kardeşim! Bunları önceden söylemesi lazımdı, haksız mıyım kızlar? Ay bak yine sinir oldum. Neyse. Şimdi de Taehyung pislik adamı hala bilgisayar başında kafa çürüttüğünden, canım sıkılmıştı ve odadan çıkıp askeriyeyi gezmem gerektiğine karar vermiştim. Çünkü bir ay da olsa burada olacaktım yani, az bir şey de olsa ortamı bilmeliydim. Akşama doğru olduğundan güneş o kadar da yakıcı değildi. Askeriyenin bahçesi mi her ne bokumsa orada gezinirken, uzun boylu bir komutanın keltoş askerlere bağırıp çağırdığını gördüm. "Daha hızlı! Daha hızlı! En ufak duraksayana 40 mekik daha çektirtirim! Burası askeriye! Oyun parkı değil asker! Anlaşıldı mı?" "Anlaşıldı, Komutanım!" Kimdi bu ayol, car car bağıran? Kıçımı demire yaslamış, iki kolumu birbirine dolamış bir halde o tarafı izlerken; biraz önce yakıcı değil dediğim güneşin yine kazığı sokmasıyla sıcaklamaya başlamıştım. Taehyung aptalı yüzünden şort da giyinemiyordum. Neymiş, asker olmama rağmen üniforma giymememe bir şey demeyecekmiş ama şort da fazlaymışmış. Ay döneyim de kıçıma anlat. Yüzümü, görmemiş gibi yediğim için çıkan göbüşümden, patlamak üzere olan pantolon düğmeme doğru indirip düzelttiğimde bir anda önümde bir gölge belirdi ve yüzümü oraya doğru kaldırdım. O komutandı da, ay ne alakaydı şimdi bu lubunya? Yüzünü yana doğru eğdi, hafifçe gülümseyerek güneş ışığından ekşittiğim çarpılmış ifademe bakındı. Tam "Ayol ne bakıyorsun?" diye çıkışacakken kıkırdadı. "Sen kimsin mor kafa?" Gözlerimi şüpheyle kıstım. Ağzımdan laf mı almaya çalışıyordu acaba, ya da ajan olabilirdi. Yoksa şeytandan insana döndüğümü anlamışlar mıydı? Hiiih!! Ne yapacaktım? "Cevap bekliyorum." "Daha çok beklersin." "Ne?" O anda kafama dank eden "lan fırıldak karı, bu komutan komutan. hımhış eder seni." adlı söylemleri duyunca kendimi toparladım. Yapmacık bir gülümseme sundum. "Yani komutan beyefendi. Siz ne yapacaksınız benim kim olduğumu? Ben küçük bir kızım yani. Zararsızım." "Kız mı?" "Ne var? Olamaz mıyım?" "Öyleyse askeriyede ne işin olurdu küçük, zararsız kız?" Yüzündeki o alaycıl gülümsemeye bi tane yapıştırasım gelmişti ama susuyordum. Boğazımı temizledim ve samimiyetsiz gülümsememi sundum. "Jeon- Yani Kim Jungkook, komutanım." Kimlikteki adımı kullanmam gerektiği neyseki son anda da olsa aklıma gelmişti. "Kim Jungkook mu?" diye kaşlarını çattığında, dişlerim arasından bir tek kendimin anlayabileceği şekilde fısıldadım. "Sağır mısın pezevenk?" "Bir şey mi dedin?" "Ah hayır hayır." Yüzünü tekrardan yana eğip yüzümü incelerken, ister istemez ne bakıyorsun der gibi kafa sallamıştım. Aa yani, ben de ne yapayım? İt gibi bakıyordu canım. "Kim Jungkook... İsmin epey tanıdık. Yeni gelen askerlerden olabilir misin, diyeceğim de..." Üzerimdeki mavi koy pantolon ve beyaz saten gömleğimi süzdü. "Pek de asker gibi görünmüyorsun." "Aa evet evet, bende çok severim, çok katılıyorum. Hadi ben gideyim artık." Komutanın önünde eğilip vefa ettikten sonra tam gidiyordum ki, kolumdan tutup beni kendine döndürdü. "Nereye gidiyorsun?" diye sorduğu anda bir anda yanı başımızda elleri ceplerinde, yüzü kaskatı kesilmiş Taehyung belirdi ve boğuk sesiyle konuştu. "Sevgilimin nereye gittiği seni neden ilgilendiriyor, Komutan Jung." Komutan Jung denen adam, yavaş adımlarla dibimde biten ve elini belime koyduğu gibi bedenimi kendine yapıştıran Taehyung'a ufakça kıkırdamış ve aynı şekilde ellerini ceplerine koymuştu. "Sevgilininin askeriyede başı boş ne işi var o zaman Komutan Kim? Bir komutan olarak meraklanmam, oldukça normal değil mi?" "Ne işi olduğunun seni ilgilendirdiğini düşündüren nedir? Dün askerleri onun hakkında sevgilisi olup olmadığını öğrenmek için sorguya çektikten sonra aldığın cevabın yeterli olmadığını düşündüğüne göre, ya dayak istiyorsun ya da işinden olmayı." Adam bana ufak bir bakış attıktan sonra buruk ve yapmacık olduğu fazlasıyla belli olan gülümsemesiyle yakınlaştı Taehyung'a doğru. "Sen beni tehdit mi ediyorsun Taehyung?" "Tehdit etmeme lüzum yok. Haddini bileceksin Jaehyun." Sinirinden fark etmeden belimi de sıkan sevgilime doğru döndüm ve kollarımı boynuna sarıp boynuna ufak bir öpücük kondurdum. "Boşver Taehyung. Hadi gidelim." "Sen sus, seninle de konuşacağız." "Aa üstüme iyilik sağlık. Ben ne yaptım!" "Şşt, düş önüme." Ellerini belimden çekti ve bedenimi çevirip sırtımdan ittirerek yürütmeye başladı. Askeriyenin uzun koridorlarında ecel terleri döke döke sonunda Taehyung'un boklu ofisini bulduğumuzda beni içeriye soktu ve arkamdan gelip kapıyı kilitledi. Biraz stres olduğumdan ne yapacağını izlemeye başlamıştım ama o an ben de bir anda gelip de belimden kavrayarak masaya oturtacağını ve bacaklarım arasına gireceğini düşünmemiştim. "Ay." "Neden milletin adamıyla konuşuyorsun sen?" "Milletin adamı dediğin koskoca komutan. Ay gören de orda burda ellettim sanacak, deli mi ne?" diye bakışlarımı yana çevirip kollarımı birbirine bağladığımda, onun dediğiyle dudaklarımı büzdüğümü fark etmiştim. "Büzme o dudaklarını." "Sanane." "Jungkook." "Ne var?" Burnunu boynuma sürttü ve zaten kilo aldığımdan tombullaşan yanaklarıma çok minik öpücükler kondurdu. "Darılma hemen bana. Zaten dün seni askerlere sormuş diye içim içimi yedi. Bir de bugün görünce... Kıskanıyorum seni." Gözlerimi ona doğru döndürdüğümde, çok tatlı bir şekilde gülümseyerek yüzünü yana eğdi. Az kalsın yumuşayacaktım diye gözlerimi tekrar başka çevirip, devirdim. "Kıskanmasaydın banane." "Bak bak bak." Dudaklarımı öptü bu sefer de. "Nazlı güzelim benim. Kıyamam ben sana." "Sus." "Susmuyorum." "Sus diyorum bak sana." "Ya neden susuyorum ben hep? Bir kere de sen sus." "Taehyung." diye bu zaman kadar ki en yumuşak tonlarımdan birini kullandığımda, bir anlığına gözleri parıldadı Taehyung'un. Ellerini masada iki yanıma yerleştirdi, yüzüme doğru eğildi. "Hm?" "Beni duvardan duvara vurup, sabahtan akşama kadar inim inim inletsene." "Ne?" • • • bunların niye her sohbeti böyle bitiyor aq yeter umarım bölümü begenmissiniz baya uzun süre sonra geldi ama olur öyle seyler abla biliyosun
Bölüm 24
yeni komutan sorunsalı-_-
Bölüm sonu
3 yorum
Yazar hanım yazdığınız herşeyi okuyorum ama hikayenin büyüsüne kapıldığımdan yorum yazamıyorum üzgünüm
1YanıtJ:Taehyung T:Hm? J:Beni duvardan duvara vurup inim inim inletsene T:ne
Jungkook tam bir idol HDHDJSJSKSKS
