İçeriğe geç

Şeytanın Aşkı

Bölüm 2 · 3 dk okuma

Şeytanın Aşkı

Bölüm 2

Eve Veda

Bu gün bu tutsak edildiğim hayattan kaçmam için bana bir şans veriliyor, çünkü bu gün beni bu eve tutsak eden cani annem tarafından boks kursuna yazılma şartıyla yatılı yurda gitmeyi kabul ettim.

Otra okulu bile zorla geçmeme rağmen beni neden yatılı yurda yazdırdığını anlamıyordum. Ama yatılı olmasının sebebi ise benden sonunda kurtulacak olmasıydı.

Babamla ayrıldıkları günden bu yana kadar "neden ayrıldınız? Yüzüne ne oldu?" gibi sorularıma bırakın cevap vermeyi bu soruları sorduğum için bana kızdı bile.

Annem babamdam ayrıldı ayrıları bildiğiniz bana sözlü şiddette bulunuyordu. Tabii bezen cidden vurduğu bile oluyordu. Beynim artık annemi düşman olarak algılıyordu. O günümü mutlu geçiriyor olsam bile onu gördüğümde suratım asılıyor, içimi karanlık basıyordu, bayanım onunla yaşadığım butün kötü anıları gözümün önüne getiriyordu. Bana kızmalarından o kadan bıkmıştım ki bana kızdığı zamanlar sanki hiçbir şey olmuyormuş, o an sanki o yokmuş gibi davranmaya başlamıştım. Tabii bu yüzden de dayak yiyordum. 5 yaşımdam beri ne vicudumda ne morarmadık yerim vardı ne de mutlu olan bir suratım

vardı...

- Ayla diyorum duymuyor musun sen beni?

- Duymadım anne alt kattan bağıran bir insanı nasıl duyabilirim sence?

- Gerekirse duyacaksın. Neyse hadi eşyalarını topladın mı?

- Topladım. ( Topladım ve bir an önce bu cehennemden kurtulmak için can atıyorum merak etme)

- Hadi o zaman gidiyoruz

- Şükürler olsun

-Birşey mi dedin Ayla duyamadım da

- Yok birşey

-İyi hadi

Sonunda bu zindan kurtulduğum için çok mutluydum. Annem babamdan ayrıldı ayrıları çok değişmişti. Eski zamanki sevecen annemi göremiyordum artık, sanki o minnoş annem uzak diyarlara gitmişti de yerine şeytan mı şeytan pislik bir karı gelmişti.

Şu ana kadar ne ilk okulda ne de orta okulda bir arkadaşım olmamıştı. Hani her zaman sınıfın an arka sırasında oturan o sessiz, dersleri hiçbir şekilde anlamayan, derslerde sürekli resim çizen bir öğrenci vardır ya, işte o bendim. Hiçkimse yanıma yaklaşmaya tenezzül bile etmezdi.

Çoğu ôğremenlerim benim bu sessizliğimin neden olduğuya ilgi bir çok soru sormuşlardı ve istedikleri cevabı alamayınca beni rehberliğe yönlendirmişlerdi. Tabii ki o da istediği bir cevabı alamadı. Çünkü annemle yada babamla ilgili hiçkimse hiçbirşey anlatmadım. Eğer anlatıcak olsaydım öğretmenlerimde annemle konuşarak bu sorunu çözmeye çalışacaktı ve bunu duyan annemden şu ana kadar yediğim en büyük dayağı yiyeceğime emindim.

-Yeni yuvana geldik Ayla

( Şükürler olsun kurtuluyordum )

Hiçbirşey demedim, arabadan indim ve bavulumu alarak yurdun girişine doğru yürümeye başladık. Gördüğümüz ilk çalışana yurda nerden kayıt olucağımızı sorduk. Çalışanın verdiği cevaba göre müdürün odasına yürümeye başladık. Kapıyı çalarak içeride müdürün olduğunu doğruladık ve içeriye girdik. Annem müdur ile konuşmaya başladı. Müdürün konuşmasından ve yüzünden bile anlıyordunuz ki bu adam para için hayatını verirdi.

- Evet o zaman kızımızın kaydını yapmaya başlayalım. Kızımız bu okulda yatılımı kalacak yoksa-

Daha adam sözünü bitirmeden sağ olsuna annem lafa atlayı verdi ki buna şaşmamalı çünkü hep sabırsızdı

-Evet yatılı kalacak

- Şu kağıda isim, soy isim, telefon numarası ve TC sini yazalım.

Annem adamın elinden kağıdı aldığı gibi bir hışım la kağıdı doldurarak adama uzattı.

- Bakalım kızımız Ayla kaç numaralı odaya düşücek

Adam önündeki diz üstü bilgesayardan bakarken bir anda durdu bize dönerek o hiç duymak istemeyeceğim sözleri söyledi

-Ayla'yı erkeklerin kaldığı yurt odasına yazmak zorundayım

-Ne neden? Niye?

Ben azım açık kalmış bir şekilde nedenini sorarken annem bir bana bir adama bakıyor nedeni anlamaya çalışıyordu.

- Ayla kızların kaldığı yurt odalarının hepsi dolmuş. Ama eğer annende isterse bu okuldan kaydını silebilirim.

-Kaydımızı silmeye hiç gerek yok. Ayla'yı erkeklerin kaldığı yurt odalarından birine yazabilirsiniz.

Bölüm sonu

5 yorum