İçeriğe geç

Sevim ile Mert

Bölüm 3 · 3 dk okuma

Sevim ile Mert

Bölüm 3

Motor sevdası

Hangisi daha çok özler? Giden mi yoksa kalan mı? Bizim durumumuz farklı, hepimiz gittik. Aslında arkada kalanlarda vardı ama çoğunlukla gidenler. Her güzel şeyin sonu olduğu gibi her kötü şeyinde sonu varmış, ailemi görmeden çektiğim onca çileden sonra, şimdi güvendeyim. Evimdeyim.

Hayri yemeklere dalmıştı, Kamil ile yine tartışıyorlardı. Sevim ile Hale eskisi gibi yine çok konuşuyorlardı, arada Sevim ile gözlerimiz buluşuyordu. Akın'da benim gibiydi, hasret kaldığı bu ortamın keyfini çıkarıyordu.

***********

Annem ile babam eve erken dönmüştü, biz tüm ekip yine beraberdik. Akşama kadar, ayrıca artık ailelerimiz bize karışmıyordu. Küçükken hep bu anın hayalini kurardık. Eskiden küçüğüz diye büyümek isterdik şimdiyse büyüğüz diye küçülmek istiyoruz. Zamanı geriye sarıp, o anları tekrar yaşamak için elimden gelen her şeyi yapardım.

Değişen bir şey yoktu, madem zamanı geriye saramıyorduk bizde aynı anları gelecekte yaşardık.

"Börekleri tadıda hiç değişmemişti, çok güzeldi değil mi ama?" Hayri'nin sorusuyla hepimiz güldük. Yemek sevdası yine olduğu gibiydi.

"Senin yemenden bize kalmadıki Hayriciğim."Hayri direk Kamil'e baktı. Yine laf dalaşına gireceklerdi ama Sevim onları kesti.

"Benim bir yere gitmem gerek. Yarın tekrar buluşalım."başımı Sevim'in kalktığı yere çevirdim. Onunla gitmek istiyordum, ama çocukluk arkadaşımdan nedense artık çekinmeye başlamıştım. Bir şey olsun istiyorum şuan, Sevim'le gitmem için herhangi bir şey olsun!

"Mert, sende gelmek ister misin?" İstediğim, Sevim'in bana bu soruyu sormasıyla oldu. Başımı olumlu anlamda salladım. Ayağa yavaşça kalktım, bizimkilere iyi geceler diyip Sevim'in peşinden yürüdüm.

Etrafta herhangi bir araba arıyordum, bildiğim kadarıyla Sevim'in ehliyeti vardı. Sevim'in hafif kıkırdamasıyla ona doğru döndüm.

"Ne oldu? Neden gülüyorsun?" arkama dönüp ona baktım. Ay'ın tüm ışıltısı sanki onun üzerindeymiş gibi parlıyordu. İşin komik yanı şuydu, nereye gideceğimizi, ne yapacağımızı bilmiyordum ama ona güveniyordum. Ayrıca nereye gidersem gideyim, onun yanımda olmasını istiyordum. Heralde bu özlem ile alakalıydı, uzun zaman görmedikten sonra, kavuşunca ayrılmak istemezdi insan.

"Ne arıyorsun?" Sevim'in alaycı ses tonu yine iş başındaydı, araba değilde bir helikopter falan mı gelecekti?

"Herhangi bir araba."

"Arabam olduğunu nereden çıkardın Mert?"

"O zaman neyle gideceğiz?"

Soruma cevap vermeyip,üzerine beyaz örtü örtülen bir taşıta yaklaştı. Üzerindeki örtüyü direk çekti ve parlak, kırmızı motor göründü. Kırmızıyı zaten çok severdi ama bu renkle genelde elbise falan alırdı, motor alacağı hiç aklıma gelmezdi.

" Bu senin mi?" Diye sordum hala inanamayarak.

"Elbette benim, Basri amcanın olacak hali yok ya?" gülümsedim. Motora yanaştı ve kaskı kendi kafasına taktı,üzerine atladı ardından başıyla bana arkayı işaret etti.

Umarım bisiklete binmek gibi bir şeydir yoksa korkarım. Yedek kaskı aldım ve güvenli olduğundan emin olmadığım yere oturdum.

"Düşmemen için, bana tutunabilirsin."önerisi güvenliydi ama bir o kadarda değildi. Elimin titremesinden, heyecanlanmamdan korkuyordum.

Tüm bunların yaşanmaması umarak elimi, Sevim'in beline attım ve sarıldım. Elim titremiyordu ama Sevim'e değen ellerim yanıyordu. Sevim kendinden emin bir şekilde güldü ve motoru çalıştırdı.

Uzun zaman önce bisikletle geçtiğimiz sokaklardan, şimdi Sevim'le birlikte motorla geçiyorduk. Mahallemizi süsleyen sokak lambaları gecemizi aydınlatıyordu, motosiklet çalıştığı için olan korkumla Sevim'e daha sıkı sarıldım, duyduğum tek şey Sevim'in kahkahası oldu. Bunu sürekli yapıyordu ama benim ilkti.

Mahalleden çıktık, bir sürü arabayla beraber yoldaydık şimdi. İçimde sürekli kötüyü söyleyen ses sürekli 'kaza olacak, ayağın kopacak' tarzı şeyler söylerken benim Sevim'e sarılmam yeterliydi. Ona güveniyordum, neden bilmiyorum ama ona güveniyorum.

"Bu güvenli mi?" Diye bağırdım çünkü konuşsak sesimizi duyamıyorduk.

"Belki" dedi, içime bir kurt düştü. Ne demek 'belki'?

"Nereye gidiyoruz?"

"Gidince görürsün!" sürekli belirsiz cevaplar vermesi beni ürkütüyordu, kendimi düşüncelerden soyutlamaya çalışıp daha önce hiç tatmadığım olan zevki şimdi tatmaya başladım. Bisiklet gibiydi ama daha havalıydı. Arabadan camdan bakmak yerine burada hissediyordun, rüzgarı, sesleri duyabiliyordun. Belkide bu yüzden bu kadar tehlikelidir...

Bölüm sonu

1 yorum