Okul çıkışı doğa keşfiye çıktılar zaman akip geçiyor du. Sokakta müzik çalmadan önce beraber prova almak için Axel ve Liz sakin yere gittiler. Telefonlarını kapatıp tum dikkatlerini yarınki beraber olacak ilk gösterilerine verdiler. iki arkadaş suyun sesinden kuşların kanat çırpmasi böceklerden araba seslerine kadar iyice dinlediler. Sonra onlardan nota geliştirmek için prova yapmaya başladılar. Sonunda yorgun düştüler. Ama iyi iş çıkarmıştilar. Önce güzel kafede kahve ve donut keyfi yaptılar. Sonra da küçük pasta alip eve doğru yol aldılar. Eve geldiklerinde Stefan çıldırmış gibiydi. Telefonu kapalı olduğu için Axel'e ulaşamıyor. Babası 100 kez aramışti.
A"Merhaba millet. Kusura bakmayin geç kaldım"
A"Tanrım şükürler olsun. Axel sen nerelerdesin?"- Amelia yaş dolu gözleriyle axel'e doğru yürüdü. Ve sarıldı.
S"Nerelerdeydin dostum. Baban seni aramış ulaşamamış. Bende okula gittim ama seni bulamadım hepimiz endişelendik."
A"B-ben bilmiyordum. Özür dilerim ve Amelia böyle ölmek istemiyorum yani hayalim bu değil memelerde boğulup ölen ilk insan olmak kaderim olsun istemiyorum"-dedi Amelianin büyük göğüsleri arasında nefes almaya çalışan Axel."ben arkadaşımla birlikte geziyordum. Telefonumun şarjı bitmiş. Haber veremedim kusura bakmayın. Bu arada tanıştırmak isterim eğer Amelia beni bi bıraksa ve özgür nefes almaya kavuşsam. Ölüm gerçektir ama böyle saçma ölüm istemiyorum."
Kıkırdarlar.
A"Kusura bakma çok endişelendim ve dayanamadim. Merhaba kim bu hanımefendi"
E"Merhaba ben Elizabeth Gilbert. Bana liz diye bilirsiniz. Axelin sinif arkadaşı. Biz çalışmak için sakın alana ihtiyaç duyduk. Ve sanırım zaman geçtiğini unuttuk kusura bakmayın sizide endişelendirdik."
A"Yarın Lizlerin evine yakın yerde bir gösteri yapacağız toplanan parayı da yoksullara yardım etmek amaçlı kullanacağız"
S"Bizde gelsek olur mu?"
A"Tabi Stefan siz benim arkadaşım siniz ilk hemde. Siz gelmezseniz olmazdı zaten"
E"Evet Axel ikiniz hakkınızda çok konuşuyor. Sizinle ilk defa yüz yüze tanışıyorum. Ama sizin hakkınızda o kadar çok duydum ki. Yıllardır beraberiz gibi"
A"Hade ama çok konuştuk. Yemekte ne var ben çok açım. Buyuk zebrayi tek başıma bitirecek gibi acıktım"
Amelia"Axel hep bunu diyor ama yarim ekmeği zor bitiriyorsun. Hayde masaya geçin ben bir servis daha hazırlayacağım. Stef sende içecekleri hazırla."
E"Bende yardim edeceğim"
Amelia"Olmaz Liz bu evin kurallarını ben koyuyorum siz ikiniz masaya Stef sen benimle geliyorsun"
A"İkiniz gidiyorsunuz da umarım bugün aç kalmayız biz"
Kıkırdarlar. Amelia ve Stefan masayı donattilar. Yemekte yıllardır berabermiş gibi konuşur eğlendiler. Sonra tatlı yiyip konuşmaya devam ettiler. Stefan ve Axel bardakları doldurmak için mutfağa geçtiler.
Amelia"Ee liz. Konuş nasıl tanıştınız? Ondan hoşlanıyormusun?"
E"Bugün muzik dersinde tanıştık. her kez Hayriye çıkışını reddetmişti. Bir tek Axel kabul etti. öğleden sonra kütüphane de tek başına oturuyor pek mutsuzdu. Aramızda bir bağ oluştu. Sızın hakkınızda falan konuştuk. Beraber prova aldık. Arkadaş olduk ve beni sizinle tanıştırmak istedi. O gerçekten hoş bir çocuk."
Amelie"Hoşlanıyor musun?! Öpüştunuzmu? Birlikte oldunuz mu?"
Liz Hafif gülümser.
"Hayır tabiki, evet çok hoş birisi ama onun tercihi ben olmadığımı ikimizde biliyoruz"
Amelia"Sanada söyledi mi?
E"Evet tabiki, ama olsun biz iyi ikili, iyi bir arkadaşız"
O sırada Stefan da Axelin kafasını açıyor du.
S"E dostum konuş. Kız çok tatlı biri ondan hoşlanıyormusun?"
A"Hade ama Stef tercihlerimi iyi bilirsin. Ama evet o çok hoş biri onunleyken kendim ola biliyorum. Ve ona her şeyi söyledim biz sadece arkadaşız"
S"Başkasını seve bilirsin ama bu ondan hoşlanmadığın anlamına gelmiyor. Kendi isteği olursa belki hihuuuvv"
A"Ne?'
S"heheheee hiiuuuuvvv şakşakşak"-gulerler
A"O ne lan? Bu ne iğrenç konuşma şekli aklın fikrin bunda gevezelik yapma kızlar bekliyor"
Beraber film seyredirlerken Lizin arkadaşı arayıp erkek arkadaşı onlara geldiğini söyledi Ve lizden eve gelmemesini rica etti Liz'in Axelda kalmaktan başka çaresi yoktu. Artık sabaha kadar beraber takıla biliceklerdi. Olayların böyle geliştiğini gören Amelia ve Stefan erkenden evlerine gitmek istediler. Axelda bir şey diyemedi. Ve onlari kapıya kadar eşlik etti. Kapıda Stefan axel'e garip garip sırıtılar ve gittiler.
Axel ve Liz başbaşa kaldılar. Axel Lize evi gezdirdi. Sonra oturma odasına geri döndüler.
E"Filmi değiştirsekmi?ben hiç sevmedim"
A"Olur sen ne tur filmler seversin?"
E"Ev sahibi ne seçerse onu izleriz"
A"O zaman romantik film açalım"
E"Tamam"
"THREE METRES SOBRE EL CİELO"
Beraber seçtikleri filmi izlemeye başladılar. Filmdeki çocuk ve kiz ayrılınca Liz ağlamaya başladı. Onu gören Axel dayanamayıp ona sarıldı. Ve alnına küçük bir öpücük koydu.
A"Kötü olduysan izlemeye biliriz"
E"Sonunu merak ediyorum acaba barışır ve mutlu olurlarmi?!"
A"Bende bilmiyorum"
E"Baksana bir birleri için yaratılmış gibiler"
A"Evet çok güzeller"
Filmi izlerken sevişme sahnelerinde içi kıpır kıpır oldu. Lize bir bakış atti. O da bir ateşli şekilde oturma şekli değişmiş alt dudağını hafifçe ısırmiş oturuyordu. Axelle goz göze gelince hızlıca kendini düzeltti. Utançtan kip kırmızı oldu. Axel ona dönüp oturdu Lizde gözleri buluşmasın diye başka taraflara doğru bakmaya başladı. Axel defalarca prova almaktan neredeyse yara olan parmaklari arasına Lizin kızarmış yüzünü aldı hafif kafasını kaldırdı kendine doğrulttu. Lizin nefes alması hızlandı. Gözleri buluşunca lizin nefesi kesildi. Axel yavaşça Lize doğru eğildi.
"A-axel ş-sey b-ben"
"Şhhhhh birşey demene gerek yok"
yuzunu hafifçe okşadı. Yanağını kapatan saçlarını alıp kulağının arkasına aldı. Ve kulağına doğru eğilip.
A"Merak etme sana kötülük yapmayacağım. Bana güvene bilirsin. Benim tarafımdan sana asla zarar gelmeyecek"-diye Lizi bıraktı. Ve yerine tekrar oturdu. Liz rahatlamış şekilde kafasını Axelin geniş omuzlarına yasladı. Film bitti. Liz üzgün du.
A"Ne oldu? Bir sorun mu var?"
E"Hiç, ayrıldılar. Ben ona üzüldüm. Böyle olmamaliydi. Aşık kalpler ayrılmamali."
A"Bu bir film diyeceğim ama, hayatta her zaman da aşık kalpler beraber olamıyor."
E"Axel bende birinden hoşlanıyorum ama söylemekten korkuyorum. O beni reddebilir.sende benim yakın arkadaşım ve beni iyi taniyan birisin sence ne yapmalıyım"
A"Sonu ne olursa olsun söylemen lazım. Ben eskiden biriye aşıktım hep beraber takılırdık. Ama ona aşık olduğunu söylemedim. Sonra o başkasıyla çıktı. Okulun en havalı basketbolcu çocuğu Hans Gabriel Garcia. Çocuk eyaletin en zengin ailesinden. Basketbol takımı kaptanı ve okulun en havalısi. Mari onun gibiler varken benim gibi müzisyen biriyle çıkmaz di. Onlarin gözünden ben ezik bir inektim. O günden sonra hiç arkadaşım olmadı. Sonra Hanry adinda çocukla çıkmaya başladım. Yani ben öyle sandım ama o beni ifşa etmek için dalga geçiyormuş. Seviyor sandım ama aksine oturunca konuşa bilicekleri konu olmuşum. Her kez beni eliyle gösteriyor ana haber bülteninde çıkmış hırsıza bakar gibi bakıyordular. Bizim okulda yeni birisi malzeme olana kadar o acıyı çektim. İlk defa başka birinin ifşa olması beni mutlu etmişti. Bu çok bencilce. Neyse diyeceğim şu ki, seviyorsan saklama sonra pişman olursun. Sevdiğin kişini başka birisiyle mutlu olmasını görmek çok acı verici. Hani derler mutlu olsa yeter benimle olmak zorunda değil. Hayır bu yalan. Onun başkasıyla mutlu olmasi seni her gün tekrar tekrar öldürür. O yüzden çok düşünme"
E"Axel. Senden hoşlanıyorum tercihin ben olmadığını biliyorum. Ama seni ilk gördüğüm anda aşık oldum. Benimle olmayacaksin bunuda biliyorum ama seni yaşamak istiyorum. Sonu ne olursa olsun."
Axel hic bir şey demeden Lizin omuzlari üzerine ellerini koydu ve onu kendine hızlıca çekip ona sıkıca sarıldı. Lizin Kızarmış yüzlerinden küçük yaş damlaları akmaya başladı. Hafifçe bırakıp yüzünden akan yaşları parmak uçlarıyla nazikçe sildi ve mütevazi bir öpücük bıraktı. Liz ağlamadan kesilip konuşmaya başladı
E"Ş-şey kusura bakma ben sadece içimden geçenleri söylemek istedim. Ö-özur dilerim ben yatsam iyi olur."
A"Bu evde tek yatak var şu anlık sen orda yat ben burda koltukta uyurum. Temiz pijamalar odadaki çekmecede hangisini beğenirsen ala bilirsin. İyi geceler Liz"
Liz hic bir şey demeden odaya geçti uzerine Axelin kokusu sinen bir pijama geçirdi. O kokuyu doya doya içine çekti ve salonda rahatsiz o koltukta yatan Axeli düşündü
"Ama orasi rahat değil nasıl uyuyacak?
Merdivenlerden aşağı indi. Ve yatamaya çalışan arkadaşına seslendi
E"Axel b-ben tek başıma korkuyorum. Benimle orda kala bilirmisin?"(salak daha iyi bahane yokmiydu şimdi beni korkak olduğumu düşünecek"dedi kendi kendine)"
A"Olur eğer sen rahatsız olmayacaksan tabi"
E"Y-yok öyle olmayacak"
Koltuktan kalktı karanlikta silüeti muhteşem duruyordu hafif aydinlatan sokak lambaları ışığında daha seksi görünmeye başladı. Yukarıya beraber çıktılar.
A"Pijama sana yakışmış" dedi vahşice sırıtarak.
E"Teşekkürler" yüzü alev alev yanmaya başladığını hissetti midesinde bir ısınma kelebekler uçmaya başladı. Ve aynı yatağa uzandilar.
Axelin narin kokusunu yavaş yavaş çekmeye başladı bunu hisseten Axel ona yaklaşıp arkadan sarıldı. İkisi beraber uyuya kaldılar. Sabah erkenden kalkan Axel liz için kahvaltı hazırlamaya karar verdi. Ancak bu işlerde pek başarılı değil di. Yinede çabaladı. Dolaptan bir kaç yumurta çıkardı onlari kırıp kasede çırpmaya başladı sonra pastirmalari kizartti ve uzerine yumurtalari döktü. Ancak pastirmalar hafif yanmıştı. Mutfaktan gelen gurultudan Lizda uyandı ve aşağı indi. Mutfak resmen bir savaş alanina dönmüştü.
E"Mutfağın bu halini gören Amelia Sevgili arkadaşım Axeli diri diri firina attı ve akşam yemeginde iştahla yedi. Sevgili Axel seni unutmayacağız huhh?"
A"Dalga geç ben senyorita için kahvaltı hazırlayim derken elimi yaktım sen de orda dur anca dalga geç."
Liz endişeyle Axele doğru koştu
"Göster bana"
"Burası"
Ellerinin üstü ve parmaklari sıçrayan yağlardan hafif kabarmış ti. Liz oturdu ve onlara sevgiyle baktı gözlerinden yaş damladı. Sonra Axelle beraber salonda yanan yerlere merhem surdular. Ve yanmış yumurtaları atıp yerine yenisini yaptılar. Ve birlikte giyinmek için yukarı çıktılar.
Axel yanmış elleriyle giyinemezdi o yüzden liz ona yardim etmeye karar verdi. Önce üzerini çıkartırken derin nefesler aldı sonra iç çamaşırını indirmek zorundaydi ve artık düzensiz nefesler alip vermeye başladı.
A"Hey sakın ol, gözlerini kapat ve devam et onu değiştirmeden da olmaz leş gibi yanik kokuyor daha duş almam lazım."
Boxerinida indirdi. Artık Axel çırılçıplak ortada duruyordu ve kocaman erkekliği da ortadaydi. Lizin yanakları kip kırmızı oldu. İsteğine karşı koymak için içinde bir savaş veriyordu. Sonra lizde soyundu. Sut gibi beyaz bedeni ortaya çıktı. Temiz ama yumurta ve yanık kokan vucudu Axelide tahrik etmiyor değil di.
Birlikte küvete doğru yürüdüler
Sicak suya kendilerini bıraktılar. Rahatlama yaşadılar. İkisi otururken Liz sürekli kayıp gidiyordu. Onu gören Axel onu bacaklarından tuttu ve kendine çekti liz bir hışım da Axelin kucağına oturdu büyük erkekliği arkadan ona çarpıyor du liz titremeye başladı.
A"Üşüyor musun"
E"Yok her şey iyi"
Axel lizin omzuna hafif öpücük bıraktı hafif elleri belinin kıvrımlerinde gezniyordu. Liz kendinden geçti alçak sesle iniltiler çıkarmaya başladı. Eli yanlışlıkla ve bir nevi istekle Axelin kocaman erkekliğini tuttu. Yavaş yavaş okşamaya başladı Axel da inlemeye başladı. Bi anda lizi aldı kuvetin kenarına oturttu ve kısık sesle "Yapamam" dedi. Ve yalvarircasina bakan lizle goz göze geldk
Mavi yeşil gözleriyle ona bakip ufak fısıltıyla
"özür dilerim " dedi ve kalktı

Lizin lafları boğazında düğümlendi. Axel ona sıkı sarıldı. Liz utançtan kırmızıya döndu.
Tam okul saatine yaklaşık Stefan geldi
S"Hey naber millet hazirmiy... Aaa siz daha giyinik değilsiniz? Havlu felan?! Duştamiydiniz?? Aa beraber duş aldınız burda neler oluyor??"
Amelia"KAPA çeneni Stef çocukları utandırma sabahları sevişme a pardon duş almak iyidir"
A"İkinizde bi susarmisiniz lütfen. Saçmalamayı kesin isterseniz. Ben kahvaltı hazırlayacaktim ama işleri batırdim. Sonra mutfak berbat oldu derk...
Amelia"Mutfakmi berbat bak Axel seni akşam yemeğine o ciğerlerinden çorba yaparım"
E"Ben bunu demiştim sana Axel. Sakın ol Amelia biz temizledik hepsini merak etme"
Kikirdadilar.
Amelia"İyi o zaman hade siz okula hazirlanmaya bende işime görüşürüz arkadaşlar."
İkisi giyindilerz
Liz Axelin kokusu vucudu ve buyuk erkekliğini unutamiyordu...




