Stefan arabayi okula biraz yürüyüş mesafi kala durdurdu.
A"Noldu Stefan."
S"İlerisi çok kalabalık oraya kadar araba giremez"
A"Eminmiyiz Stef"
E"Hadi ama dostum kaldir o kıçını da biraz yürü. Sabah yürüyüşü iyi gelir"-diye kurnaz kurnaz güldü.
Çocuklar pes etip arabadan indiler ve okula doğru yurumeye başladılar. Okulun merdivenlerinde muzik hocasıyla karşılaştı.
"Günaydın Profesör Mikelson."
Kasvetli şekilde ikisine bakan öğretmen sanki şaşkın ya da sınırlı adını tam koyamadığı bir ses tonuyla konuştu
Conroy"Günaydın Axel. Nasılsıniz. Dünkü derslerini ihmal ettiğinizin sebebi bu hanımefendimiydi?"
Axel Conroyun onunla çok mesafeli ve resmi şekilde konuşmasından rahatsız oldu ama birşey demedi.
A"Evet, sayılır özür dilerim efendim. Biz evsizlere yardım toplamak için haftasonu performansi yapmayı planlanmıştık ve prova yaparken biraz abartmışiz"
C"Önemli değil. Ama beni uyarmaniz lazım di. Ve görgü kurallarını da dersleriniz gibi unutmadiysaniz hanımefendiyle beni tanıştırmak istemezmisiniz"
A"Çok özür dilerim bu..."
C"Fazla özür diliyorsunuz. Ve çok hata yapıyorsunuz. Özür dilemenizi gerektiren şeyler yapmayi birakmayi düşünmelisiniz"
Axel şoka girmişti. Conroyun bu huzursuz ses tonu ve konuşma şekli onun kalbini kırıyordu
A"Hanımefendi Elizabeth Gilbert. Müzik tarih fizik ve bir kaç derslerde sınıf arkadaşım."
E"Günaydın Pr. Mikelson. Muzik dersinde sizin sinifinizdayim. Ve çok iyi bir öğretmen olduğunuzu söylemeliyim"
C"Sizi üzmek istemem ama bu şaşırtıcı değil. Çünkü bu okul bir müzik okulu değil ve tum üniversitede sadece ben müzik öğretmenliği yapiyorum. Öğrencilerde fazla değil. Çünkü az sayıda öğrenci muzikle ilgileniyor. Her neyse çocuklar derste görüşmek üzere. Ve siz Axel haftasonu dersini telafi etmem için extra ders isteme hakkınız olmadığını hatırlatmak isterim öyleyse sizinle Çarşamba akşamı görüşmek üzere"
"T-,tabi efen..."
Conroy cevabi bile dinlemeden arkasını dönüp gitmişti. Axel şaşkınlık içerisinde duruşunu okulun zil sesi böldü ve sinifa doğru yola koyuldular.
Tum ders boyunca öğretmeni ve onun bu soğuk davranışının sebebini düşündü. Oysa çok yakın olduklarını düşünmeye başlamıştı.
(En son yanindayken huzurlu bakışı benim hakkimdaki endişeleri.. ve bugunku neydi. Neden böyle davrandı. Bunu bilmenin tek yolu var. Evine gitmek. Ya da o gelmemem lazım olduğunu söyledi. Yinede gitsemmi?)
Hayallerini lizin ona doğru koşup gelmesi bozdu.
E"N'aber Axel"
A"İyi sende. Dersler bittimi?"
E"Evet muzik sadece Pr. Mikelsonun dersi kaldi. Peki sende."
A"Bende bir ders İktisat var"
E"Bir şeyden rahatsız gibisin"
A"Conroyun davranmasi"- ve aniden bu konuşma hata olduğunu düşündü ve doğruldu."Her neyse gitmem lazim"
E"Benimle konuşa bilirsin biliyorsun değil mi?"
A"Sabah aramızda olanlardan sonra bu konuşma doğru olduğunu düşünmüyorum"
Lizin yanaklari kızardı. Ve Axel hic bir şey olmamış gibi dalgın düşüncelerle yoluna devam etti. Kafasında hala bu durumu nasıl çözüm bula bileceğini düşünüyordu.
Geçmek bilmeyen dakikalar sonrası ders bitti. Liz bankta biriyle oturuyor du. Siyah saçlı bu tanınmayan erkekle ettikleri coşkulu sohbet nedense Axeli rahatsız etti.
A"Merhaba Liz."
E"Merhaba Axel gelmiş sin. Gel otur bizimle sonra hep beraber muzik dersine gideriz. Bu arada bu Damon o da bizimle gelecek ilk dersi."
A"Anladım merhaba Damon ben Axel Anderson isterseniz daha fazla zaman kaybetmeden gidelim."
İçinde yükselmiş öfke üzüntü karışık hissiyatı bastırmaya çalışarak cevabi bile beklemeden yola koyuldu. Ve yolda düşündü. Sabahki öğretmenin davranışı acaba aynı şeymi? Conroy da Axeli kiskandimi yoksa?
Kafasindaki sorularla derse girdi arkasından bir birleriyle çoktan samimi olan liz ve Damon girdiler. Öğretmen her keze tek tek baktı ve sanki yüzü huzura kavuşmuştu.
Liz Axelin yanına oturdu. İkiside derse odaklandilar. Ama Axel daha çok Conroyun sesine odaklanmıştı. Ders sanki ışık hızında bitmiş gibi geldi. Çıkışa yöneldiler Conroy Axeli durdurdu.
C"Bay Anderson bir dakikanizi ala bilirmiyim?"
A"E-evet. Ben şey tabi efendim"
Heyecanlı bir şekilde öğretmen masasına doğru yurudu. Conroy hic bir kelime etmeden öylece masadaki kağıtlara bakmaya devam etti Axelda durduğu yerde ona bakıyor du. Ama bu anlar öyle güzel diki onun için, Conroyun yüzüne bakmak ellerinin her ritmini takip etmek onda ayri bir heyecan uyandırıyordu. Odada tek bir öğrenci kalmamıştı. Hatta liz bile yeni arkadaşıyla gitmişti. Ama Conroy hala sessizdi. Odada öyle bir ölüm sessizliği vardı ki dışarıdaki kuşların sesini bile duya biliyordu.
Sonunda Conroy belgeleri bırakıp Axele bi bakış atti. Axel ona ürkek ceylan gibi baktı. Conroyun kurt bakışları adeta küçük ceylanin vücudunu delip geçti. Axel hızlı ve ritimsiz nefes almaya başladı.
A"Böyle nefes almaya devam edersen akciğerlerin pes eder. Bu kaybı göze almak akıllı bir karar değil."
Sonunda Conroyun arf kadar sakin ve güzel sesi sessizliği bozdu.
C"Neden burdasın biliyormusun, bay Anderson"
Aklını toparlamaya çalışan Axel telaşlı ses tonuyla cevap verdi
A"Evet efendim."
C"Peki neden?!"
A"Dersi kaytardim ve sizi hayal kırıklığına uğrattım"
C"Hade ama daha geniş düşüne bilirsin. Sence o kadar kolay hayal kırıklığı yaşayan birinemi benziyorum. Ben hayal kırıklığı yaşamam için benimle yıllarca çalışman ve buyuk emek harcamana rağmen sonradan pes edip kendini 4 duvarın arasına sokman lazim"
A"P-peki neden?"
C"Bende bunu bilmek istiyorum"-oturdugu yerden kalktı masanin etrafında dolaşıp Axelin önünde durdu. Yukarıdan aşağı bakıyordu. Axel arkaya bir adım attı ve yer kalmadığını çalışma masasi ve Conroyun arasında sıkışıp kaldığını hissetti ve yüzleri kızardı. Yana doğru adim atacaktı ki, conroy Axeli çevreledi. Artık kaçacak yer yoktu.

C:"Ellerin"
A"N-ne"
C"Ellerin ona bakmak istiyorum"
A"Nasil yani neden"
Artik fısıldayarak konuşuyorlardi. Öğretmen kulağına kadar eğildi ve
C"Sabah onlarin sargı beziyle bağlı olduğunu gördüm ve sen dun derse gelmedin. Neden bilmiyorum ve ben endişelendim seni aradım ulaşamayınca panikledim şoförün numarası yoktu. Seni nereden arayacağım bilemedim. Sabah ise sen o kadar rahat bir şekilde kapıdan girişini görünce rahatladım ama elini görünce yine o tuhaf hisler geri döndü. Kiz arkadaşını yanında ise ne olduğunu sormaya cüret edemedim. Her şeyi açıkladım mutlumusun?Şimdi ise dediğimi yap ve elini göster"

A"Tabi efendim"
C"Kimse yokken bana conroy diye bilirsin"
Öğretmen Axelin elini dikkatlice inceledi ne olduğunu sormadi bile. Sonra odada her zaman bulunan ilk yardim kitindan yeni sargı bezi bir çeşit merhem ve makas aldı çok büyük özenle yanan yaraya merhem sürdü. Axel acıdan yüzünü buruşturdu. Conroy hafif üfleyerek sürmeye devam etti. Axel bu anin tadını çıkarıyor du. Hic bitmesin isteyen anın keyfini sürüyordu.
C"Tamam şimdi seni dinliyorum"
A"Tam olarak neyi"
C"Dun neler oldu bu yara neyin nesi ve hanımefendi Elizabeth"
A"Dediğim gibi liz benim sadece arkadaşım ve biz sadece evsizler için yardım kampanyası düzenledik bunun provasını yaptık. Hatta yeni bir müzik yaptık ve hatta sana onu gösterecektik bugün. Liz dun bizde yatıya kaldı stefan ve Amelia geç kalinca biz kendimiz sabah kahvaltısı hazırlamak istedik ama pek başarılı olamadık ve ben yandım ve aramızda kesinlikle bişey yok tercihlerim farkli eskiden bundan utanıyor çekiniyordum ama madem her şeyi söylüyoruz ben erkeklerden hoşlanıyorum yani şey açıklayacak bişey yok bunda bence demek iste...."
Axeli o dakikaya kadar dikkatlice dinleyen Conroy sözünü hafif bir öpücükle kesti

bu öpücük çok ısrarcı değildi her an reddedile bilir olduğu için sadece deneme gibi bir şey di. Cesurce değil ısrarcı değil ama şefkat dolu sevgi dolu hayranlik dolu Axelin dudaklarini inceler gibi bir öpücük vardı. Öncelikle neye uğradığını şaşırdı ama hemen anladı bu onu istediği ve beklediği şeydi.
Bu an ona aitti. Bu onundu. Ve Axel da karşılık verdi.
İkisi bir öpücük ile birleştiler artık yakınlaşma daha davetkar şehvetli tutku dolu hale geldi. Her şey değişmişti. Conroy Axeli kendine çekti çenesini elleriyle tuttu ikinci elini saçlarına daldirdi. Axel Conroyun belinden sıkıca tuttu ve kendine çekti. Artık bir bütün halinde hareket ettiler hafif iniltiler bile odada yanki yapıyordu. Bos koridorda birinin sesi duyuldu
E"Axel nereye kayboldun arkamızdan geliyor du bir anda kayboldu."
D"Belki sinifa geri dönmüştür gidip bakalım"
Sesleri duyunca ikiside istemsizce durdu ama Conroy yerine geri döndü Axelde daha iki dakika önce tutkuyla birleşme olmamış gibi kapıdan çıktı.
D"Hey naber ahbap kayboldun merak ettik"
A"Bir şeyimi unutmuşum..."kelimeyi bitirmeden sessizleşti ve çıkışa doğru yurudu.
E"Axel biz damonla yakınlardaki kafeya gidicaz belki.."
A"Size iyi eğlenceler sonra görüşürüz"
Bu sert cevabi lizi korkuttu. Arkadaşlarını arkasında bırakıp onu bekleyen şoföre doğru yurudu. Stefanin selamina karşılık bile vermeden arabaya oturdu. Ne kadar çabalarsa da Axelin ağzını bıçak açmıyor. Sessizdi. Bugün olanlari düşünüyor. Sonra ne olacağı konusunda endişeliydi. Eve gitti duşa girdi. Sicak buharlar yine onu o renkli anilara götürdü. Duştan sonra aşağı indi gözleri endişeyle dolu Amelia ve Stefan onu bekliyorlardi.
S"Nasılsın dostum bir sorunmu var?"
Ama Axel hala sessizdi. Sürekli telefona bakıyor ve Conroydan mesaj bekliyordu. Belki bu bir hataydı. Sadece anı bir hareketti. Kafasi karışan çocuk yemek bile yemedi.
Amelia ve stefanin erkenden gitmesini rica etti. Evde tek kaldı. Sürekli bugün olanlari düşünüyor uyuyamıyordu ve bir bip sesi onu bu tum hayallerden kurtardi...



