S"Size iyi dersler hocam. Axel ders bitince beni ararsın gelip alirim. İyi şanslar"
Ancak hala dili dolanmayan Axel kapının önünde taş gibi donup kalmıştı. Conroy içeri doğru isaret etti
C"İçeri gel dostum. Seninle çok işimiz var. Öncelikle bir birimizi tanımakla başlayalım."
İkisi beraber içeri girdiler.
C" Adim Conroy 25 yaşındayım. Genelde burda daha çok yazma okuma işlerini yapıyoruz. Muzik aletleriyle çalışma yerimiz garajda. Ben keman çalmayı daha çok seviyorum ve kemanı da açık havada parklarda çalıyorum. Duyduğuma göre sende keman eğitimi almış sin. Muzik aletini getirdin mi?"
Heyecandan dilini çoktan yutan Axel titreyen bir sesle "evet efendim "dedi.
C:"Önce ne yapabiliceksin önü göreceğiz"-, diyerek garaja doğru yola koyuldular. Biraz sonra evin aşağı katında küçük ama tatlı, türlü müzik aletleriyle dolu odaya indiler.
Oda duvarlarında ünlü müzisyenlerin resimleri vardı görünüşe göre Conroy keman düşkünü bir insan. Axel kendi kemanini çıkardı ve "Crystallize" çalmayı başladı. Güzel ve akıcı şekilde çaldı ama arada ufak hatalarda yaptı. Conroy çok etkilendi.
C"Bravo, açıkçası bu kadar beklemiyordum kemani eline daha yeni alan şımarık zengin veleti sandım ama gördüğüm üzere yeterince yetenekli birisin Axel. Aferin sana"
Öğretmenini etkilediği için çok mutlu oldu. Tanışma küçük dersler çalarken yaptığı hatalar üzerinde çalışmak üzerine oldu ve bitti. Ama Axel dersin hiç bitmemesini isteyordu. Yeni öğretmeninin müzik tutkusu ve hoş kokusu küçük yetenekli Axeli çok etkilemiş kendini masal diyarında sanıyor du.
Ders güzel geçti Stefan ve Amelia gelip Axeli aldılar ve hep beraber yemeğe gittiler. Yemekten sonra da Stefanin gösterdiği bara gittiler. Bar Axelin evine yakındı. Her kez gülüyor ve eğleniyordu.
Axel ise günün etkisinde kalmıştı. Bir an önce hafta sonunu gelmesini isteyordu. Çünkü müzik dersleri salı çarşamba ve cumartesi günleriydi.
Gece bitti. Axel hayatından memnun bir şekilde evine geri döndü. Günün heyecanı Stefan'in ailesiyle tanışmak ve en önemlisi yeni hocasıyla tanışma ve onu kendisinin çaldığı muzikle etkilediğinin mutluluğu yaşıyordu.
Biraz kanepeye uzandı. Ve hocasinin gözleri gizemli bakışları

gözünün önünde canlaninca yerinden sıçradı etrafa bakti. Kimse yok. Derin nefes alıp tekrar uzandı. Gözlerini tekrar kapattı. Sanki hala Conroy onun yanındaymis hisine kapıldı onun yeni açılmış bahar şenliği kokusu sabah güneş doğmadan önceki şafak kadar parlak ve güzel yüzü güneş sarısı saçları ve gözleri mukemmel müzik tonu gibi sesi ve yılbaşı akşamı sokakta çalan çanlar gibi ahenkli gülüşünu hissederek orda uyuya kaldi.
gece yarısı gelen bildirim sesinden korkarak uyandı. Gece yarısından geçmiş ti. Mesaj atan kişi ise öğretmen Conroy du.
(N'aber)
(İyi, ama geç oldu. Neden uyumadiniz,Pr Conroy. Her şey yolunda mi?!)
(Ben geceleri iyi uyuyamam, yaşlilik işte! Peki ya sen?!)
(Yanlış bilmiyorsam daha 25 yaşındasınız)
(Ha evet, çok mu yaşlıyım sence)
Axel biraz kıkırdar
(Tabikide hayır, hatta daha genç gösteriyor sunuz, bir sorun mu var?!)
(Geçenin bu saatinde rahatsız ettiysem kusura bakma Axel. Sadece giderken yanlışlıkla benim kemanimin yayını almış sin. Rica etsem onu değiştire bilirmiyiz. O olmadan ben çalamam. Geceleri iyi uyuyamıyorum. Ve beni tek sakinleştire bilen kemanimin sesi.)
(Tabikide, isterseniz şimdi getire bilirim zaten uzak sayılmayız. Size yakın yerde yaşıyorum)
(Zahmet etmene gerek yok yarin vere bilirsin. Sadece sende mi ya da başka yerde mi unuttum bilmiyor ve açıkçası çok endişeleniyordum. O yüzden bu saatte yazmaya karar verdim.)
(Zahmet olmaz. Ben geliyorum. 15 dakikaya orda olacağım.)
(Pekala o zaman bende misafir ol beraber çalışırız. Bu extra ders için ücret istemem. Sabah beraber kahvaltı ederiz sonra da şoförün burdan ala bilir.)
Axelin kalbi hızlı atmaya başladı. Heyecanla kemanini aldı ve profesörün evine koşmaya başladı evin önüne gelene dek hızlı şekilde koştu. Nefes nefese kaldı. Ve evin kapısını çaldı.
Kapıyı açınca Axelin adeta nefesi kesildi. İçeriden gelen taze kahve kokusu ve karanlık geceni aydınlatan tek ışık arasında parıldayan Conroy elinde bir kupa bardak kahveyle pijamalariyla kapıyı açtı. Normal pijamalarda bile inanılmaz seksi görünüyor,adeta geceyi aydınlatan ay gibi parlıyor du. Bu manzara karşısında dona kaldı.
A:"Ş-şey merhaba öğretmenim"
C:"Merhaba, Axel. iyi akşamlar. Kusura bakma bu saatte seni rahatsız ettim. İçeri gelsene"
Conroy evin içini isaret etti ama Axel hocanin sesini duymuyor sersem gibi hala ona bakıyor du.
C:"Sen hep insanları görünce böyle dona kalıyor musun." dedi hafif gülümseyerek
A"Y-yok, ş-şey, burda ş-şey vardı o yüzden ben bilemedim geldim sonra.(içinden ses hocam sana aşık oldum) neyse ben verdim gidiyorum"
C:"Her zaman böyle saçmalar misin?! Yoksa bu davranışın bana Özel mi?!" Garip sırıttı Conroy.
Aklı başından uçan Axel:"Şey aslında bilmiyorum herhalde yeni yer alışık olmadığım hayat biraz yordu beni ve 2 gün önce buraya geldim. Heyecanlanıyorum biraz"
C:"Anladım, rahat ol gir içeri bugun burda kal, öyle konuştuk ya!"
A:"Ha evet, çok teşekkür ederim profesör Mikelson"
Axel içeri girdi Beraber kahve içtiler. Sonra da biraz müzik çalıştilar. Sonra Conroy tek başına keman çalmaya başladi o kadar güzel ve akıcı caldi ki Axel uyuya kaldı. Conroy çocuğu rahatsız etmemek için bir battaniyeyle üstünü örttü ve kendisi de karşı koltuğa uzanarak uyudu.
Sabahın ilk ışıkları Axelin gözlerine vurunca uyandi.Ve nerde olduğuna şaşırdı. Sonra karşı koltukta uyuyan Conroyu görünce kendine geldi.
Yerinden sessizce kalktı ve pamuklerin arasında kanatsiz melek misal uyuyan öğretmeninin yanına doğru gitti.

o kadar sessiz olduki kalp atışı, nefes alışı duyulur hale geldi Conroyun yaninda durup onun uyumasını seyretmeye başladı. Bir cesaret edip daha yakınına geldi. Neredeyse dudaklarının üstünde. Nefes almasıni durdurdu. O sirada Conroy da gözlerini açti ve ikisi göz göze geldiler. Bir kaç saniye bir birlerine baktılar. Ve Axel hızlıca arkaya çekildi.
A:"Şey kusura bakma sadece yakından bakmak istedim. Neden yaptım bilmiyorum ama güzel uyuyordun. Nasıl açıklayacağım bilemiyorum"
C:"Açıklama, gerek yok. Haydi kahvaltı hazırlayalım da senin şoför gelip seni alsın. Bugün okullarda ilk gun. İlk günden geç kalma"
A:"T-tamam."
C:"Orda öylece dikilicekmisin?! Yardım et bana. Yoksa öğretmenini çalıştıracak misin?!"
A:"Ha-hayir efendim geliyorum"
Beraber kahvaltı hazırladilar ve yediler. Lezzetli pastırmali yumurta ve kızartılmış ekmek. Sonrada Stefan'i aradi ve ordan almasını rica etti. Stefan geldi.
A:"Bugün çok şık görünüyor sun adamim."
S:"Evet, bugün senin ilk okul günün. İyi görünmek istedim. Belki takılmak için bir kaç liseli buluruz"
A:"Hahaha. Bunu kesinlikle yapamazsin. Amelia seni diri diri doğrar yemek yapar dağıtır."
S:"Amelia o kadar geri kafali değil,-daha kısık sesle,- ayrıca grup seks denenmesi gereken bişey olduğunu düşünüyorum 😅"
A:"Peki o zaman bunu ona söylemem de sakınca görmüyorum"
S:"sakın bunu yapma o beni öldürür.Sanada şaka yapılmaz oldu"
A:"Tamam, hade gidelim ilk günden geç kalmayalım, görüşürüz profesör Mikelson"
Elindeki kahve bardağıyla şerefe kaldırmış gibi hareket yapıp
"Görüşürüz Axel" diye içeri giriyor.
Axel yeni okuluna gitmek için hazırlanıyor.


