Sabah heyecanlı olduğu için erkenden kalkan Axel bir gün önce çok yorucu geçirmesine rağmen yeterince enerjik başladı. Aynaya baktı yeni hocasıyla ilk tanışmasınin kusursuz olmasını isteyordu. Sabah erkenden arayıp rahatsız etmemek için her işi kendi yaptı hazırlanıp Stefan'a mesaj atti.
A:(Günaydın dostum, nasılsın?! Ben uyandım hazırım. Güne başlamanın zamanı geldi. Amelia isterse dinlene bilir ev işlerini da yaptım. Akşam üçümüz akşam yemeğini dışarıda yeriz. Sonrada senin gösterdiğin köşede ki barda takılırız💜)
Artık Stefan'in gelmesini bekliyordu.
Son kez kendine baktı

ve kendinden emin gibi sokağa doğru adim attı. Etrafın güzel havası havadaki aşk kokusu insani mest eder gibiydi. Birazdan Stefan arabayla geldi.
S:"Biraz zamanin varmi koca adam.?"
Buluşma saatine daha çok vardi. o yüzden da Axel(Evet)dermiş gibi başını salladı.
A""Hey naber dostum. Dün akşam nasıl gecti?!"
Arabaya bindiler.
S:"Axel hayır demezsen ailemle tanıştırmak istiyorum. Dün gece senden bahsettim. Seni görmeye çok meraklılar. Dün gece erken çıktığımız için Ameliani sinemaya götürmeye zamanım oldu. Çok mutlu oldu teşekkür ederim sana"
S:"Daha da mutlu günler olacak kardeşim. Hadi şimdi ailenle tanışalım"
Stefan ve Axel biraz eski evin önünde durdular engelli arabasındaki bir adamin kiyafetini düzeltmeye çalışan bir kadın ve Amelia nin beline elini dolayan şeker gibi kiz bekliyorlardı
S:"Naber millet"
A:"Selam herkese"
Arabadan iner inmez selam verdi. Onu beklemekte olan heyecanlı Bayan Perribow şaşkınlıkla baka kaldı. Axelin deniz derinlikleri gibi mavi gözleri ve gece gizemi gibi siyah saçları güneş gibi parlak yüzüne bakarak dona kaldı.
Stefanin annesi"Merhaba efendim. Hoşgeldiniz, kusurumuza bakmayın sizi görünce heyecan yaptım"-dedi Bayan Perribow
Axel onlara elini uzatti ama Perribow ailesi Axelin pamuk kadar beyaz elini hafif Kırlı az kırışmış ve kurumuş elleriyle tutmaya çekindiler.
Axel direkt onlara sarılıp sicak davranmaya devam etti. Samimi sohbeti sonunda birdaha geleceğini ve istedikleri zaman Axelin evine gide biliceklerini söyleyerek veda etti. Ve yeni öğretmeni Bay Conroyun evine doğru yola koyuldular.
Yolda giderken annesi ve babasına araması gerektiğini hatırladı ancak içini bir karartı bastı geldiğine çok oldu ama bir kere olsun mesaj bile atmamıştilar acaba merak bile etmiyorlarmi?!
(Stefanin ailesi ne kadar da sıcak kanlı insanlar böyle aileden bikmadan usanmadan tum ömrünü beraber gecire bilirsin) diye düşündü kendi kendine sonra da babasiya aradi.
A"Selam baba nasilsiniz.
Selam evlat, biz iyiyiz. Yeni evin nasıl. Sevdinmi? Dinlene bilmen için arayıp ya da mesaj atıp rahatsız etmek istemedik.
İyi her şey şahane. Yerleştim arkadaş bile edindim. Burda her sey yolunda!
Gerçekten mi sevindim! Yeni evine hızlı adapte olman beni mutlu etti açıkçası. E şimdi nereye gidiyorsun?
Yeni hocam bay Conroyun evine ordan sonra da yeni okuluma sonrada arkadaşlarım la akşam yemeğine gidicegim anladığın bugün yoğun ve uzun gün beni bekliyor.
İyi bakalım, günün hayırlı geçsin akşam tekrar ararız annende seni merak ediyor
Görüşürüz baba
Görüşürüz oğlum.... (sessizlik)
Baba... Şey...
Efendim evlat varmi bir isteğin eksiğin?!
Yok ben şey diyeceğim..
Ney?!
Seni seviyorum baba...
(Bay Joseph yüzünde bir ışıltı parlıyor)
Bende seni seviyorum oğlum...."
Konuşma bitti ama Axelin kalbi şenlendi babasını daha önce hic bu kadar samimi görmemiş ti.
Sonra da Stefan ile ailesi hakkında konuşmaya başladılar.
S:"Aslında dün akşam anlatamadığım bir detay daha var. Eskiden bizim imkanimiz iyiydi. Babamla araba tamirciliği yapıyorduk Ameliani görünce tamirhaneni en sevdiğim arabami ve evimizi satmak zorunda kaldık ve daha eski eve taşındık Amelia kendini kötü hissetmesin diye biz eskiden burda yaşıyoruz dedik. Bir gün sokakta babam ve Amelia marketten eve dönerken iki sarhoş kızın yolunu kesiyorlar. Eskiden Amelia ni bir kaç kez satin alan adamlar. Babam da kızdan ellerini çekmesini söylüyor ama sarhoş sapiklar dinlemiyorlar arada sürtüşme yaşanıyor. Adamlardan biri babamın kafasına ağır kaldırım taşıyla vuruyor ve anında ordan kaçıyorlar babamda o günden sonra engelli kaldı ve Amelia ya annem kardeşim hatta babam dahil o gözle bakmasalarda kendini suçlu hissediyor. İyi bir eve tasinmamiz ve babamın tedavisi için tum gücüyle çalışıyor"
Anlatırken Stefan'in yüzündeki o hüzün ve umutsuzluk Axelin kalbinde derin his bırakıyor
A:"Merak etme adamim hepsi yoluna girecek eminim. Babamın tanıdığı doktorlar var ona baktırıriz. Sen benim dostumsun senin mutluluğunu görmek için her şeyi yaparım"
S:"Axel sen tam bir meleksin"
Neredeyse ağlayacak gibi olan Stefan'i sakinleştirdi
A:"Hayde ama adamim ağlayacak mısın?! Benim dostum bir prenses değil. O tam bir maçoman hayde topla kendini"
Axelin bu sözlerinden sonra yüzünde ufak memnuniyet ifadesi yer aldi. Bunu gören genç Axel ona mutluluk verdiği için mutlu oldu. Hemde o eski okulunda ki arkadaşları gibi pahalı hediye alınca yalandan mutlu olmuş gibi sahte ifadelerle değil sadece iyi sözleri duyunca gerçekten içten gelen mutluluk ifadesini görünce çok sevindi. Hayatında İlk kez böyle ifadeyle karşı karşıya gelen Axel kendini gercek ailede gibi hissetmeye başladı.
S"Sonunda geldik dostum, hayde hayallerinin kapısını cal"
Heyecanla elleri titreyerek kapıyı çaldı ve içeriden 25li yaşlarında bir genç adamla goz göze geldi
Güneş gibi parlayan sarı saçları keskin bakışlarıyla Axelin aklını başından aldı.

Kalp atışı hızlandı kendini ve nereden geldiğini unuttu. Bu sessizliği de hocanın çok seksi muzik notalari gibi çıkan sesi bozdu
C"Hoşgeldin Axel, buyur içeri gel"
Axel öğretmeni görünce dondu kaldı.




