İçeriğe geç

SEVGİ NEYDİ

Bölüm 43 · 3 dk okuma

SEVGİ NEYDİ

Bölüm 43

BÖLÜM 43

Zarfı elimde tutarken parmaklarım uyuşmuştu.

“Sonunda bana neden ihanet ettiğini hatırlayacaksın.”

Cümleyi tekrar okudum.

Bir kez.

İki kez.

Üç kez.

Bora yanımda duruyordu.

“Sen Selim'e ihanet mi ettin?”

“Bilmiyorum.”

Emir hemen araya girdi.

“Hatırlamıyorsun.”

Nisa:

“Bu farklı.”

“Ne farklı?”

“Selim sana ‘ihanet ettin’ diyorsa, muhtemelen bir şey yaptın.”

Bora ona baktı.

“Sevgi'nin Selim'le ne işi olabilir?”

Nisa cevap vermedi.

Ben ise düşünmeye çalışıyordum.

Ama zihnim kapalı bir kapı gibiydi.

Ne kadar zorlasam o kadar başım ağrıyordu.

“Depoya gidelim.”

Bora:

“Emin misin?”

“Hayır.”

“Bu kez gerçekten emin ol.”

“Bora.”

“Efendim?”

“Bunca yıldır korktuğum şey geçmişimdi.”

Gözlerinin içine baktım.

“Artık geçmişimden kaçmayacağım.”

Eski depo şehrin dışında, kullanılmayan fabrikaların arasında kalıyordu.

Gece çökmüştü.

Arabadan indiğimizde yalnızca rüzgârın sesi vardı.

Emir önden yürüdü.

Bora benim yanımdan ayrılmadı.

Nisa arkamızdaydı.

Kapıya geldiğimizde kilitli olmadığını fark ettik.

Emir kapıyı itti.

İçerisi karanlıktı.

“Selim?”

Cevap yoktu.

Bora:

“Babam?”

Yine sessizlik.

Sonra yukarıdan bir ses geldi.

“Sonunda.”

Hepimiz başımızı kaldırdık.

Karanlığın içinden bir adam çıktı.

Yaşlıydı.

Saçları beyazlamıştı.

Ama yüzünü görünce tanıdım.

Fotoğraflardan.

Rüyalarımdan.

22 Mart'tan.

Selim.

Bora hemen önüme geçti.

Selim gülümsedi.

“Bora.”

“Benden uzak dur.”

“Babanı görmek istemiyor musun?”

Bora'nın yüzü gerildi.

“Babam nerede?”

Selim arkasındaki kapıyı gösterdi.

“İçeride.”

Bora ilerlemek istedi.

Emir kolunu tuttu.

“Dur.”

Selim güldü.

“Emir.”

Emir'in yüzü sertleşti.

“Selim.”

“Yıllar geçti.”

“Sen öldün sanılıyordun.”

“İnsanlar öldüğünü düşündüğünde daha rahat hareket ediyor.”

Ben Selim'e baktım.

“Bana neden ihanet ettiğimi söyledin?”

Selim gözlerini bana çevirdi.

“Çünkü ettin.”

“Ne yaptım?”

“Beni polise ihbar ettin.”

Şaşırdım.

“Ben mi?”

“Evet.”

“Ne zaman?”

“22 Mart'tan önce.”

“Niye?”

Selim'in gülümsemesi kayboldu.

“Çünkü beni sevdiğini sanıyordum.”

Odaya sessizlik çöktü.

Bora:

“Sevgi seni neden sevsin?”

Selim ona baktı.

“Çünkü onun hayatında benim bilmediğim bir dönem vardı.”

Ben başımı salladım.

“Hayır.”

Selim:

“Hatırlamıyorsun.”

Bu kelimeyi duymaktan nefret ediyordum.

“Bana ne yaptın?”

“Hiçbir şey.”

“Öyleyse neden benden nefret ediyorsun?”

Selim başını eğdi.

“Çünkü sen bana güvenmiştin.”

Bir adım yaklaştı.

“Ve sonra bana ihanet ettin.”

Emir:

“Yalan söylüyor.”

Selim ona döndü.

“Sen de mi konuşacaksın?”

“Evet.”

“Sen o gece ne yaptığını bile hatırlamıyorsun.”

Emir'in yüzü değişti.

Selim bana tekrar baktı.

“Günlüğünü getir.”

“Hayır.”

“Getir.”

“Hayır.”

Selim gülümsedi.

“Babanı görmek istiyorsan…”

Durdu.

“Günlüğünü ver.”

Bora öne çıktı.

“Sevgi sana hiçbir şey vermeyecek.”

Selim:

“Sen hâlâ onu koruyorsun.”

“Evet.”

“Babanın seni neden öldürmek istediğini biliyor musun?”

Bora sustu.

Selim:

“Çünkü sen onun planını bozuyorsun.”

“Ne planı?”

Selim:

“Sevgi'yi ortadan kaldırmak.”

Bora'nın yüzü gerildi.

“Yalan.”

Selim:

“Öyleyse babana sor.”

Arkadaki kapı açıldı.

İçeriden bir adam çıkarıldı.

Bora'nın babası.

Yaşlı adamın elleri bağlıydı.

Bora:

“Baba!”

Adam başını kaldırdı.

“Bora…”

Bora ona doğru koştu.

Selim geri çekildi.

Emir hemen peşinden gitti.

Ben ise olduğum yerde kaldım.

Çünkü Selim bana bakıyordu.

“Hatırladın mı?”

“Hayır.”

“Birazdan hatırlayacaksın.”

“Ne yapacaksın?”

Selim cebinden eski bir kaset çıkardı.

“Bunu dinleteceğim.”

Kaseti eski bir teybe yerleştirdi.

Cızırtı.

Sonra benim sesim.

Ama bu kez sesim çok daha gençti.

“Selim, bunu yapmak istemiyorum.”

Selim'in yüzünde küçük bir gülümseme oluştu.

Kayıttaki ben ağlıyordum.

“Bora'yı bırak.”

Selim:

“Bana ihanet edersen onu öldürürüm.”

Ben:

“Öldürmeyeceksin.”

Selim:

“Nereden bu kadar eminsin?”

Ben:

“Çünkü dosya bende.”

Bora bana döndü.

Kayıt devam etti.

“Dosyayı polise verdim.”

Selim'in sesi öfkeliydi.

“Beni bitireceksin.”

Ben:

“Evet.”

Kayıt kesildi.

Kimse konuşmadı.

Selim bana baktı.

“Şimdi hatırladın mı?”

Başımı tuttum.

Bir görüntü daha geldi.

Ben Selim'in karşısındaydım.

Elimde dosya vardı.

Bora dışarıda bekliyordu.

Ve ben Selim'e:

“Bir daha Bora'ya dokunursan seni bitiririm.”

demiştim.

Gözlerimi açtım.

“Hatırladım.”

Selim gülümsedi.

“Güzel.”

“Ben sana ihanet etmedim.”

Selim'in yüzü değişti.

“Sen…”

“Ben sana hiç sadık olmadım.”

Bora bana baktı.

Gözlerim doldu.

“Çünkü seni tanıdığım gün…”

Selim'e döndüm.

“Bora'yı korumaya karar verdim.”

Selim'in yüzündeki gülümseme tamamen kayboldu.

Tam o sırada dışarıdan siren sesleri duyuldu.

Selim pencereye koştu.

Emir sakin bir şekilde:

“Polis burada.”

Selim bana baktı.

“Sen…”

“Evet.”

Elimdeki telefonu kaldırdım.

“Bu konuşmayı başından beri kaydediyorum.”

Selim'in yüzü bembeyaz oldu.

Bora bana baktı.

“Bunu ne zaman planladın?”

“Ben değil.”

Nisa telefonunu gösterdi.

“Ben.”

Bir an hepimiz sustuk.

Nisa gülümsedi.

“Eski sevgilime dönmek istiyor olabilirim ama aptal değilim.”

Bora istemeden güldü.

Ben de güldüm.

Ama o an bilmiyorduk.

Bu gecenin bizim için son olmadığını.

Çünkü polis Selim'i götürürken bana baktı.

Ve tek bir cümle söyledi:

“Sevgi, sen hâlâ en önemli şeyi hatırlamadın.”

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.