İçeriğe geç

SEVGİ NEYDİ

Bölüm 36 · 3 dk okuma

SEVGİ NEYDİ

Bölüm 36

BÖLÜM 36

Kapının ardından Emir'in sesi tekrar geldi.

“Sevgi, kapıyı aç.”

Babam hemen başını iki yana salladı.

“Hayır.”

“Baba, artık kaçmak istemiyorum.”

“Bu kaçmak değil. Gerçeği öğrenmeden kendini onun önüne atmak.”

Bora bana baktı.

“Baban haklı.”

“Sen de mi?”

“Evet.”

“İkiniz de sürekli benim için karar veriyorsunuz.”

Bora sustu.

Sonra yavaşça:

“Bu kez karar senin.”

Kapıya baktım.

“Emir.”

“Buradayım.”

“22 Mart gecesi arabayı sen mi kullanıyordun?”

Uzun bir sessizlik oldu.

Sonra:

“Evet.”

Gözlerimi kapattım.

İçimde bir şey kırılmadı.

Çünkü bunu artık biliyordum.

“Arabayı kime çarpmamak için kırdın?”

Emir cevap vermedi.

“Emir!”

“Babanı.”

Babam gözlerini kapattı.

Bora şaşkınlıkla ona döndü.

“Sen yoldaydın?”

Babam başını salladı.

“Evet.”

“Bunu bana neden söylemedin?”

“Çünkü o gece seni de kaybedebilirdim.”

Ben kapıya doğru yürüdüm.

Bora kolumu tuttu.

“Sevgi.”

“Bırak.”

“Önce dinle.”

Kapının diğer tarafında Emir konuşmaya başladı.

“22 Mart gecesi Murat yoldaydı. Ben onu takip ediyordum.”

Babam:

“Beni takip etmiyordu. Beni koruyordu.”

Emir:

“Bunu sonradan öğrendim.”

“Peki neden peşindeydin?”

“Çünkü Selim bana Murat'ın kaçtığını ve onu durdurmam gerektiğini söyledi.”

Nefesimi tuttum.

“Selim sana ne söyledi?”

“Babanın yanında bir dosya olduğunu.”

“Dosya neydi?”

Emir sustu.

Bora:

“Ben biliyorum.”

Ona döndüm.

“Sen de mi?”

Bora başını salladı.

“Dosyada Selim'in yaptığı her şey vardı.”

Babam söze girdi:

“Yolsuzluklar, tehditler, insanlara ait kayıtlar… Hepsi.”

“Peki neden ben?”

Babam bana baktı.

“Çünkü dosyanın bir kopyası sendeydi.”

“Benim mi?”

“Evet.”

“Ben bilmiyordum.”

“Biliyordun.”

Başımı salladım.

“Hayır.”

Babam gözlerime baktı.

“Biliyordun ama hatırlamıyorsun.”

Bir anlık sessizlik.

Sonra zihnimde bir görüntü belirdi.

Ben.

Bir defter.

Bir zarf.

Ve babamın sesi:

“Bunu saklarsan seni bulamazlar.”

Gözlerimi açtım.

“Dosya bende değildi.”

Babam başını salladı.

“Değildi.”

“Öyleyse neredeydi?”

Bora cevap verdi.

“Günlüğünün içinde.”

Elimdeki günlüğe baktım.

Bir anda bütün sayfalar anlam kazanmaya başladı.

Tarihlerin arasındaki boşluklar.

Koparılmış sayfalar.

Emir'in günlüğü istemesi.

Bora'nın korkusu.

Hepsi.

“Dosya hâlâ bende.”

Babam:

“Evet.”

“Ve kimse bulamadı.”

“Hayır.”

“Peki neden şimdi peşimdeler?”

Babamın yüzü sertleşti.

“Çünkü Selim öldü.”

“Ve?”

“Ölmeden önce dosyanın sende olduğunu birine söyledi.”

“Kim?”

Babam cevap vermedi.

Emir kapının ardından:

“Ben biliyorum.”

Bora kapıya döndü.

“Kim?”

Emir'in sesi bu kez çok sakindi.

“Bora.”

Oda buz kesti.

Bora'nın yüzündeki ifade değişti.

“Ne?”

“Dosyanın sende olduğunu düşünen kişi Bora'nın kendisi değil.”

Emir devam etti.

“Bora'nın babası.”

Bora bir anda dondu.

“Benim babam mı?”

“Evet.”

Bora'nın yüzü bembeyaz oldu.

“Benim babam yıllardır öldü.”

Emir:

“Hayır.”

Bora bir adım geri çekildi.

“Ne diyorsun sen?”

Emir:

“Baban ölmedi.”

Bora'nın gözleri doldu.

“Bu imkânsız.”

Babam başını eğdi.

“Bora'nın babası Selim'le birlikte çalışıyordu.”

Bora bana baktı.

Ben onun yüzündeki şaşkınlığı görünce ilk kez ne kadar büyük bir yük taşıdığını anladım.

Emir kapının ardından son cümlesini söyledi:

“Ve 22 Mart gecesi kazanın olduğu yerde sadece dört kişi yoktu.”

Bora fısıldadı:

“Kim vardı?”

Emir cevap verdi.

“Baban.”

Sessizlik.

Bora'nın yüzündeki bütün renk çekildi.

Ben ona yaklaştım.

“Elimi tut.”

Bora bana baktı.

“Sevgi…”

“Bu kez kaçma.”

Elimi tuttu.

Tam o sırada kapı açıldı.

Emir içeri girdi.

Yüzünde yıllardır ilk kez gördüğüm bir ifade vardı.

Korku.

Bana değil.

Bora'ya bakıyordu.

“Bora…”

“Ne?”

“Baban seni öldürmeye çalışmadı.”

Bora'nın eli elimde sıkılaştı.

“Öyleyse?”

Emir gözlerini bana çevirdi.

“Seni öldürmeye çalıştı.”

Babam ayağa kalktı.

“Emir!”

Emir başını salladı.

“Artık saklayamayız.”

Ben hiçbir şey söyleyemedim.

Çünkü o anda 22 Mart gecesinin son görüntüsü zihnimde canlandı.

Arabanın farları.

Yağmur.

Direksiyondaki Emir.

Arka koltukta Bora.

Ve yolun ortasında…

Bana doğru yürüyen bir adam.

Adamın yüzünü henüz göremiyordum.

Ama sesini hatırlıyordum.

“Sevgi, babanın sana bıraktığı şeyi bana ver.”

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.