İçeriğe geç

SEVGİ NEYDİ

Bölüm 23 · 3 dk okuma

SEVGİ NEYDİ

Bölüm 23

BÖLÜM 23

O cümleden sonra günlüğü kapatamadım.

“Bora bunu öğrenirse her şey bitecek.”

Ne yaptığımı bilmiyordum.

Ama geçmişteki Sevgi biliyordu.

Bu düşünce, insanın kendi hayatında yabancı biri olduğunu hissettiriyordu.

Sabah olduğunda hâlâ masanın başındaydım.

Nisa uyandığında beni orada görünce şaşırdı.

“Sen hiç uyumadın mı?”

“Hayır.”

“Yine mi?”

Günlüğü kapattım.

“Bir şey buldum.”

Nisa yanıma geldi.

“Ne?”

Sayfayı gösterdim.

Okudu.

“Bora bunu öğrenirse her şey bitecek.”

Başını kaldırdı.

“Ne yapmış olabilirsin?”

“Bilmiyorum.”

“Bora'ya sordun mu?”

“Hayır.”

“Niye?”

“Çünkü korkuyorum.”

Nisa birkaç saniye sustu.

Sonra:

“Bence Bora'nın senden korktuğunu değil, seni kaybetmekten korktuğunu anlaman lazım.”

“Ya benden nefret ederse?”

“Bunu sen bilemezsin.”

“Ya ederse?”

Nisa omuzlarını kaldırdı.

“O zaman da gerçeği bilerek yaşarsın.”

Başımı eğdim.

Bazen Nisa'nın on dokuz yaşında olduğunu unutuyordum.

Çünkü bazı cümleleri benden daha yaşlıydı.

---

Bora'yı aramadım.

O da beni aramadı.

İki gün boyunca konuşmadık.

Üçüncü gün kapım çaldı.

Açtığımda Bora karşımdaydı.

Elinde eski bir zarf vardı.

“Bunu sana vermem gerekiyor.”

Zarfı aldım.

“Ne bu?”

“14 Ocak'tan kalma.”

Kalbim hızlandı.

“Benim mi?”

“Evet.”

“Bunu neden şimdi getiriyorsun?”

“Çünkü artık senden saklamak istemiyorum.”

Zarfı açtım.

İçinden katlanmış bir kâğıt çıktı.

Yazı benimdi.

“Bora,

Eğer bunu okuyorsan sana söyleyemediğim bir şey var. Sana güvenmediğim için değil. Tam tersine, sana güvendiğim için söylemiyorum. Çünkü bunu bilirsen beni bırakmayacağını biliyorum. Ben ise senin hayatımı benim yüzümden mahvetmeni istemiyorum.

Beni seviyorsan benden uzak dur.

Bunu senden istediğim için bana kızma.

Bir gün nedenini anlayacaksın.”

Mektubun sonuna isim bile atılmamıştı.

Kâğıdı elimden bıraktım.

“Ben bunu sana vermişim.”

“Evet.”

“Sen neden sakladın?”

“Çünkü atamadım.”

“Bora…”

“Bana ne olursa olsun senden uzak durmam gerektiğini söylemiştin.”

Gözlerim doldu.

“Dinledin mi?”

“Hayır.”

İlk kez gülümsedi.

“Hiç dinlemedim.”

Ben de istemeden güldüm.

Ama gülüşüm kısa sürdü.

“Peki neden?”

“Çünkü sen benden uzak durmamı istediğinde bile gözlerinde başka bir şey vardı.”

“Ne?”

“Yardım istemek.”

Başımı eğdim.

“Belki yardım istiyordum.”

“Biliyorum.”

“Peki bana neden yardım etmedin?”

“Çünkü sen izin vermedin.”

Bu cevap canımı acıttı.

Çünkü haklıydı.

---

O gece Bora gitmeden önce bana baktı.

“Sevgi.”

“Efendim?”

“Bir şey daha var.”

“Ne?”

“22 Mart gecesi sana bir şey söylemiştim.”

“Ne?”

“Hatırlarsan…”

Durdu.

“Ben seni ilk kez sevdiğimi o gece anladım.”

Kalbim duracak gibi oldu.

“Ne?”

“Daha önce de senden hoşlanıyordum. Ama o gece…”

Gözlerini kaçırdı.

“Sen arabaya binerken bana baktın.”

“Ve?”

“Bana gülümsedin.”

“Ben mi?”

“Evet.”

“Sonra?”

“Sonra arabanın kapısını kapatmadan önce bana bir şey söyledin.”

“Ne söyledim?”

Bora gözlerimin içine baktı.

“Beni beklersen geri dönerim.”

Nefesim kesildi.

“Ben bunu söyledim mi?”

“Evet.”

“Peki neden beni beklemedin?”

“Bekledim.”

“Ne kadar?”

“Yıllarca.”

O cümleyle birlikte içimde bir şey çözüldü.

Bora kapıya yöneldi.

Ben arkasından baktım.

“Bora.”

Durdu.

“Bu kez gitme.”

Yavaşça bana döndü.

“Ne?”

“Gitme.”

Bora geri geldi.

Aramızda birkaç adım kalınca durdu.

“Emin misin?”

Başımı salladım.

“Evet.”

Bu kez hiçbirimiz geçmişi konuşmadık.

Sadece birbirimize sarıldık.

Ve ilk kez, sarıldığımda içimde geçmişe ait bir korku değil, bugüne ait bir huzur vardı.

---

Gece günlüğümü açtım.

17 Mayıs 2005.

“Bugün Bora bana yıllardır sakladığı mektubu verdi.”

“Geçmişteki Sevgi, Bora'yı kendinden uzaklaştırmaya çalışmış. Ama bugünkü Sevgi artık nedenini bilmese bile ondan kaçmak istemiyor.”

Sonra bir satır daha yazdım:

“Belki de insan geçmişindeki kararları değiştiremez. Ama onların hayatının geri kalanını yönetmesine izin vermeyebilir.”

Defteri kapattım.

Tam o sırada telefonum çaldı.

Bilinmeyen bir numaraydı.

Açtım.

Karşıdan birkaç saniye boyunca hiç ses gelmedi.

“Efendim?”

Sonra bir erkek sesi:

“Sevgi?”

“Evet.”

“Bora yanında mı?”

“Hayır.”

Ses bir anda ciddileşti.

“İyi.”

“Sen kimsin?”

“22 Mart'ı gerçekten hatırlamak istiyor musun?”

Kalbim hızlandı.

“Evet.”

“Öyleyse Bora'ya sorma.”

“Niye?”

Çocuk kısa bir sessizlikten sonra yalnızca şunu söyledi:

“Çünkü o sana gerçeğin tamamını anlatmadı.”

Telefon kapandı.

Ben ekrana bakarken kapının önünden bir araba sesi geldi.

Perdenin arasından baktım.

Siyah bir araba.

Ve direksiyonun başında…

Bora vardı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.