İçeriğe geç

SEVGİ NEYDİ

Bölüm 2 · 3 dk okuma

SEVGİ NEYDİ

Bölüm 2

BÖLÜM 2

Sokağa çıktığımda yüzüme çarpan sabah soğuğu, içeride bıraktığım geceden daha gerçekti.

Montumu üzerime geçirirken derin bir nefes aldım. Hava soğuktu ama içimdeki sıkıntıyı dağıtmaya yetmiyordu.

Yürümeye başladım.

Arkamdan gelip gelmediğine bakmadım.

Gelmesini de istemiyordum.

Gelmesini istiyordum.

İkisini aynı anda istemek, hayatımın en yorucu alışkanlığı olmuştu.

Sokağın köşesini döndüğümde cebimdeki bozuk paralar birbirine çarptı. O an aklıma kahvaltı yapmak geldi. Sonra paramın yetmeyeceğini hatırladım.

Gülümsedim.

İnsan bazı günler kendi haline bile gülebiliyordu.

Tam karşıdaki fırının önünden geçerken arkamdan bir ses duydum.

“Sevgi!”

Gözlerimi kapattım.

“Nisa…”

“Evet, benim.”

Arkamı döndüğümde Nisa elinde iki simitle bana doğru koşuyordu.

On dokuz yaşında olmasına rağmen bazen dokuz yaşında bir çocuk gibiydi. Saçları dağınık, montunun fermuarı yarıya kadar açık, elinde iki simit ve yüzünde dünyadaki bütün sorunları beş dakikada çözecekmiş gibi bir ifade vardı.

Yanıma geldi.

“Al.”

“İstemiyorum.”

“Biri benim, biri senin.”

“Tokum.”

“Sen yalan söyleyince kaşının biri kalkıyor.”

Kaşımı kontrol etmek için istemsizce yüzümü buruşturdum.

Nisa kahkahayı bastı.

“Gördün mü?”

“Sabah sabah uğraşma benimle.”

“Sen de sabah sabah insanların evinden çıkıp gizemli kadın gibi dolaşma.”

Bir anda sustum.

Nisa'nın yüzündeki gülümseme yavaşça kayboldu.

“Yine onun yanındaydın.”

Simitten küçük bir parça kopardım.

“Bunu konuşmayalım.”

“Tamam.”

Bir saniye sustu.

“Kim?”

Ona baktım.

“Nisa.”

“Ne var? Konuşmayalım dedin, kim olduğunu sormadın.”

İstemeden güldüm.

Nisa'nın en sevdiğim tarafı buydu.

İnsan ağlamak üzereyken bile onu güldürmeyi başarabiliyordu.

Koluma girdi.

“Yürü.”

“Nereye?”

“Çay içeceğiz.”

“Param yok.”

“Ben ısmarlayacağım.”

“Senin de paran yok.”

“Doğru.”

Birlikte yürümeye başladık.

İki dakika sonra bir kahvehanenin önünde durdu.

“Burada çay bir liradır.”

“Sen nereden biliyorsun?”

“Dün sevgilimle geldik.”

“Eski sevgilin.”

Nisa'nın yüzü anında düştü.

“Eski sevgilim deme.”

“Gerçek bu.”

“Hayır. Geçici olarak eski.”

Başımı iki yana salladım.

“Sen hâlâ onunla barışacağına inanıyor musun?”

“İnanmıyorum.”

“Güzel.”

“Eminim.”

“Daha güzel.”

“Çünkü beni hâlâ seviyor.”

“Bunu sana söyledi mi?”

“Hayır.”

“Aradı mı?”

“Hayır.”

“Mesaj attı mı?”

“Hayır.”

“Peki nereden biliyorsun?”

Nisa bir an düşündü.

Sonra çok ciddi bir ifadeyle:

“İçimde hissediyorum.”

Kahkaha attım.

“Sen delisin.”

“Ben âşığım.”

“Aradaki fark nedir?”

“Âşıkken yaptığım delilikler romantik oluyor.”

İlk defa o sabah gerçekten güldüm.

Nisa bana baktı.

Sonra gülümsemesi biraz daha yumuşadı.

“İyi geldi mi?”

“Ne?”

“Gülmek.”

Cevap vermedim.

Nisa bazen fazla şey görüyordu.

“Sevgi…”

“Efendim?”

“Sen onu seviyorsun.”

Adımlarım yavaşladı.

“Biliyorum.”

“Peki neden kaçıyorsun?”

Bu soruya verecek bir cevabım vardı.

Ama söylemeye cesaretim yoktu.

Çünkü insan bazen sevdiği kişiden değil, onun yanında dönüşeceği insandan korkardı.

“Bazı şeyler sadece sevmekle olmuyor, Nisa.”

Nisa başını eğdi.

“Bence oluyor.”

“Hayır.”

“Bence de olmuyor,” dedi sonra.

Şaşırdım.

Bana baktı.

“Bazen iki insan birbirini çok sever. Ama biri diğerine ulaşmak için yanlış zamanda doğmuştur.”

Bu cümleyi ondan beklemiyordum.

“Bunu nereden öğrendin?”

“Dizilerden.”

Gözlerimi devirdim.

“Allah seni bildiği gibi yapsın.”

Güldü.

Sonra koluma yeniden girdi.

“Bu arada…”

“Ne?”

“Senin yüzünde başka bir şey daha var.”

“Ne var?”

“Bir şey olmuş.”

“Hiçbir şey olmadı.”

“Sevgi.”

“Ne?”

“Ben seni tanıyorum.”

Yürümeyi bıraktı.

Ben de durdum.

Nisa gözlerimin içine baktı.

“Sen birini unutmaya çalışıyorsan, önce kendine itiraf etmen gereken bir şey vardır.”

“Ne?”

“Onu hâlâ sevdiğini.”

Bir an sustum.

Sonra gözlerimi ondan kaçırdım.

Ben onu hâlâ seviyordum.

Hem de unutabileceğimden çok daha fazla.

Ve o sabah, henüz adını bile söylemediğim adamın hayatımın neresinde olduğunu bilmiyordum.

Ama bildiğim bir şey vardı.

Ben ondan kaçtıkça, o bana daha çok yaklaşıyordu.

Bölüm sonu

1 yorum