İçeriğe geç

SEVGİ NEYDİ

Bölüm 16 · 3 dk okuma

SEVGİ NEYDİ

Bölüm 16

BÖLÜM 16

Nisa o sabah normalden daha sessizdi.

Bu, Nisa için neredeyse doğaüstü bir olaydı.

Kahvaltı boyunca tek kelime etmeden çayını içti.

Sonunda dayanamadım.

“Ne oldu?”

“Hiç.”

“Bana hiç deme.”

“Niye?”

“Çünkü bunu senden öğrendim.”

Başını kaldırıp bana baktı.

Gülümsedi ama gülümsemesi eskisi gibi değildi.

“Dün onunla konuştum.”

“Eski sevgilinle mi?”

Başını salladı.

“Ne dedi?”

“Beni özlediğini.”

“Sonra?”

“Ben de onu özlediğimi söyledim.”

“Peki?”

“Bilmiyorum.”

Nisa'nın yüzündeki kararsızlık beni şaşırttı.

“Barışmak istemiyor musun?”

“İstiyorum.”

“Öyleyse sorun ne?”

“Ya yine aynı şey olursa?”

Bir an sustum.

Bu kez Nisa'nın söylediği şey bana çok tanıdık geldi.

“Sen de korkuyorsun.”

“Evet.”

“Bana söylediğin şeyleri kendin yaşamaya başladın.”

“Ne söyledim?”

“Sevdiğin biriyle birlikte olmanın, onu kaybetme ihtimalini ortadan kaldırmadığını.”

Nisa başını eğdi.

“Bazen senden nefret ediyorum.”

“Niye?”

“Çünkü haklı oluyorsun.”

Güldüm.

“Ben de bundan nefret ediyorum.”

Nisa çayından bir yudum aldı.

“Bora'yla iyi misiniz?”

“İyiyiz.”

“Sevgili misiniz?”

“Hayır.”

“Ne zamana kadar?”

“Bilmiyorum.”

“Senin hayatında hiçbir şeyin tarihi yok.”

“Belki de olması gerekmiyor.”

Nisa başını salladı.

“Bence Bora'yı seviyorsun.”

“Evet.”

“Bence Bora da seni seviyor.”

“Evet.”

“Bence siz çok saçmasınız.”

Bu kez ikimiz de güldük.

---

Öğleden sonra Bora geldi.

Bu kez yüzünde alışık olmadığım bir ciddiyet vardı.

“Ne oldu?” diye sordum.

“Bir yere gitmemiz gerekiyor.”

“Nereye?”

“Bir arkadaşımın evine.”

“Niye?”

“Seninle tanıştırmak istiyor.”

Bir anda gerildim.

“Hayır.”

“Daha ne olduğunu söylemeden?”

“İnsanlarla tanışmak istemiyorum.”

“Onlar da insan.”

“Bora.”

“Tamam.”

Bir an düşündü.

“İstersen gitmeyiz.”

“Gerçekten mi?”

“Evet.”

“Peki neden sormuştun?”

“Çünkü seni hayatımın içine biraz daha almak istiyorum.”

Kalbim sıkıştı.

Bu cümle beni hem mutlu etti hem korkuttu.

“Bugün değil.”

“Tamam.”

Bora geri çekildi.

“Ne zaman istersen.”

Onun böyle cevap vermesine hâlâ alışamamıştım.

Eskiden olsa ısrar ederdi.

Şimdi etmiyordu.

Belki de aramızdaki en büyük değişiklik buydu.

---

Akşam Nisa yine geldi.

Bu kez elinde eski bir fotoğraf vardı.

“Bak.”

Fotoğrafta kendisi ve eski sevgilisi vardı.

İkisi de çok tatlı gözüküyordu.

“Bunu neden saklıyorsun?”

“Çünkü onu hâlâ seviyorum.”

Fotoğrafa baktım.

“Peki ya seni yeniden incitirse?”

“İncinirim.”

“Buna rağmen mi?”

“Evet.”

“Niye?”

Nisa omuzlarını kaldırdı.

“Çünkü insan bazen acı ihtimalini bilerek de birini seçiyor.”

Bu cümle beni susturdu.

Çünkü ben tam tersini yapıyordum.

Ben acı ihtimali olduğu için sevdiğim adamdan kaçıyordum.

Nisa fotoğrafı geri aldı.

“Sen ne yapacaksın?”

“Bilmiyorum.”

“Bora'yı seçecek misin?”

Uzun süre düşündüm.

“Bilmiyorum.”

Nisa gülümsedi.

“Bir gün bileceksin.”

---

O gece günlüğümü açtım.

30 Nisan 2005.

Nisa bugün bana aşkın bazen bile bile risk almak olduğunu söyledi. Belki haklıdır. Belki ben hayatım boyunca risk almaktan kaçtığım için bazı şeyleri kaybettim.

Bir süre durdum.

Sonra yazdım:

“Bora'yı seviyorum. Bu cümleyi artık inkâr etmiyorum. Ama onu seçmek için önce kendimi affetmem gerekiyor.”

Kalemimi bıraktım.

Pencerenin önüne geçtim.

Sokak sessizdi.

Bir arabanın ışıkları duvara vurdu.

Sonra kayboldu.

O an telefonum çaldı.

Bora'ydı.

Açtım.

“Efendim?”

“Uyuyor muydun?”

“Hayır.”

“İyi.”

“Niye?”

“Sesini duymak istedim.”

Gülümsedim.

“Bora…”

“Efendim?”

“Ben de seni özledim.”

Telefonun diğer ucunda birkaç saniye sessizlik oldu.

Sonra sesi geldi.

“Bunu bir daha söyle.”

“Hayır.”

“Lütfen.”

“Hayır.”

Güldü.

“Tamam.”

Telefonu kapattığımızda uzun süre ekrana baktım.

İlk kez onun sesini duyduğumda içimde korkudan daha büyük bir şey vardı.

Sevgi.

Ve belki de bundan sonra asıl mücadelem Bora'yla değil, kendimle olacaktı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.