İçeriğe geç

SEVGİ NEYDİ

Bölüm 14 · 3 dk okuma

SEVGİ NEYDİ

Bölüm 14

BÖLÜM 14

Ertesi sabah uyandığımda ev sessizdi.

Bir an nerede olduğumu anlamadım.

Sonra dün geceyi hatırladım.

Bora salondaki koltukta uyuyakalmıştı. Ben ise odama geçmiş, uzun süre tavana bakmıştım.

Sabah olduğunda onu uyandırmadan kalktım.

Mutfağa geçtiğimde masanın üzerinde bir kâğıt gördüm.

El yazısını hemen tanıdım.

“Uyandırmadım. Kahvaltı yap. Öğleden sonra gelirim.”

Kâğıdı elimde tutarken istemeden gülümsedim.

Nisa o sırada salona girdi.

Bora'nın koltukta olmadığını görünce gözleri büyüdü.

“Dün gece burada mıydı?”

“Evet.”

“Sevgi!”

“Ne?”

“Bir şey yaşandı mı?”

“Hayır.”

“Emin misin?”

“Eminim.”

Nisa bana birkaç saniye baktı.

“Senin hayatında hiçbir şey normal ilerlemiyor.”

“Senin hayatında ilerleyen ne var?”

“Eski sevgilim.”

“Ne oldu?”

“Dün bana mesaj attı.”

Elimdeki bardağı bıraktım.

“Ne yazdı?”

Nisa telefonunu çıkarıp ekranı gösterdi.

Mesaj çok kısaydı.

“Konuşabilir miyiz?”

Nisa'nın yüzündeki heyecanı görünce gülümsedim.

“Git.”

“Ya yine reddederse?”

“Git.”

“Ya konuşamazsam?”

“Konuşamazsan susarsın.”

“Ya ağlarsam?”

“Ben de ağlarım.”

Nisa bana sarıldı.

“İyi ki varsın.”

“Sen de iyi ki varsın.”

---

Öğleden sonra Bora geldi.

Kapıyı açtığımda elinde küçük bir paket vardı.

“Bu ne?”

“Bir şey.”

Paketi bana verdi.

Açtığımda içinden küçük bir fotoğraf çerçevesi çıktı.

“Bunu neden aldın?”

“Dün parkta çektiğimiz fotoğraf için.”

Çerçevenin içinde gerçekten de bir fotoğraf vardı.

İkimiz yan yana oturuyorduk.

Ben kameraya bakmıyordum.

Bora ise bana bakıyordu.

Fotoğrafa uzun süre baktım.

“Bunu ne zaman çektin?”

“Sen fark etmedin.”

“Beni gizlice mi çekiyorsun?”

“Hayır.”

“Öyleyse?”

“Sen gülerken çekilmiş.”

Fotoğrafa tekrar baktım.

“Ben böyle mi gülüyorum?”

“Evet.”

“Çok garip.”

“Güzel.”

Çerçeveyi masanın üzerine koydum.

Bora yanıma oturdu.

“Dün için…”

“Özür dileme.”

“Özür dilemeyecektim.”

“Ne diyecektin?”

“Bir karar verdim.”

Kalbim hızlandı.

“Ne kararı?”

“Seninle yeniden sevgili olmak istemiyorum.”

Şaşkınlıkla ona baktım.

“Ne?”

“Şimdilik.”

“Bora…”

“Çünkü sen hâlâ korkuyorsun.”

“Evet.”

“Ben de seni daha fazla korkutmak istemiyorum.”

Bir süre sustu.

“Seninle birlikte olmak için önce yanında huzurlu olmanı istiyorum.”

Gözlerim doldu.

“Bunu nasıl yapacaksın?”

“Bilmiyorum.”

Güldü.

“Birlikte öğreniriz.”

“Ya başarısız olursak?”

“Oluruz.”

“Ya birbirimizi yine kırarsak?”

“Yine konuşuruz.”

“Ya ben gidersem?”

“Gidersin.”

Bu cevabı beklemiyordum.

Bora bana baktı.

“Sevgi, seni zorla tutamam.”

Başımı eğdim.

“Bunu duymak bile korkutucu.”

“Çünkü ilk kez seni gerçekten özgür bırakıyorum.”

Bir süre sessiz kaldık.

Sonra elimi tuttu.

“Ben buradayım.”

Parmaklarını sıkıca tuttum.

“Ben de.”

---

Akşam Nisa eve geldiğinde yüzünde büyük bir gülümseme vardı.

“Barıştık!”

“Gerçekten mi?”

“Evet!”

Boynuma sarıldı.

“Bana sarıldı!”

“Sen de sarıldın mı?”

“Hayır.”

“Niye?”

“İlk adımı o attı.”

Güldüm.

“Senin gururun ne zaman bu kadar arttı?”

“Onu görünce.”

“Sonra?”

“Sonra elimi tuttu.”

“Sonra?”

“Sonra…”

Bir an sustu.

“Sonra hiçbir şey.”

“Niye sustun?”

“Çünkü çok mutluyum.”

Nisa'nın gözleri dolmuştu.

Ona sarıldım.

“Mutluluğu hak ediyorsun.”

“Sen de.”

Bu cümle beni susturdu.

Çünkü ben kendi mutluluğumu hâlâ hak edip etmediğimi bilmiyordum.

---

Gece günlüğümü açtım.

23 Nisan 2005.

Bugün Bora bana özgür olduğumu söyledi. Garip bir şekilde, beni bırakabileceğini söylemesi ona daha çok yaklaşmama neden oldu. Çünkü ilk kez sevgisinin beni sahiplenmek olmadığını hissettim.

Bir süre düşündüm.

Sonra şunu yazdım:

“Belki insan sevildiğini, yanında tutulduğunda değil; gitme hakkı verildiğinde anlıyordur.”

Kalemi bıraktım.

Çerçevedeki fotoğrafa baktım.

Bora'nın bana baktığı o fotoğrafa.

O gece fotoğrafı komodinin üzerine koyup uyudum.

Ve ilk kez, sabah uyandığımda yanında birinin olmasını dilemekten korkmadım.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.