🕯️ "Sessizlik Delili – Bölüm 2: Gölgedeki Tanık"
Bir hafta sonra. İstanbul Adliyesi’nin asma katlarında karanlık bir dosya daha açıldı.
Savcı Sanem Aydın, önceki davanın ardından geçici izin talep etmiş, ancak dosya bombardımanı onu geri dönmeye zorlamıştı.
Bu kez dosya bir çocuk istismarı şüphesi içeriyordu. Ama öyle sıradan bir dava değildi. Sanem’in karşısında, kamuoyunun çok iyi tanıdığı bir isim vardı:
Ünlü bir televizyoncu ve siyaset yorumcusu, aynı zamanda İstanbul'da çocuklara burs veren bir vakfın başkanı: Nevzat Elmas.
🧩 Gizli Tanık
Dosyada adı geçmeyen ama beyan veren bir gizli tanık, vakıfta kalan çocuklardan birinin intihar girişiminden önce yazdığı mektubu paylaşmıştı.
Sanem bu tanığın güvenliğini sağlamak için dosyayı yalnızca üç kişiyle paylaştı:
- Savcı Leyla Aydın (ablası ve ağır ceza koordinatörü)
- Avukat Emre Divit (tanığın gönüllü avukatı)
- Adli psikolog Nazlı Tenel
Ama gizli tanığın adı sızdı.
O gece, tanığın kaldığı çocuk esirgeme kurumunun kapısına “YALANLARINLA BOĞUL” yazılmış bir not bırakıldı.
⚖️ Adaletin İki Yüzü
Can Divit, bu kez karşı saftaydı.
Nevzat Elmas’ın avukatı olarak dosyaya girdi. Bu durum onu Emre ile karşı karşıya getirdi.
İkili arasında hukuki bir gerilim olsa da, Can aslında dosyanın içinde bir şeylerin yanlış gittiğini fark ediyordu.
Nevzat Elmas, her soruya hazır cevaplar veriyor, ama gözleri hiçbir zaman soruyu soran kişinin yüzüne bakmıyordu.
Bir duruşma sonrası, Can gece ofisinde tek başına otururken eski bir video izledi.
Nevzat Elmas’ın 8 yıl önceki bir röportajı…
Arka planda, çocuklardan biri ağlıyor. Kamera o anı hemen geçiyor. Ama Can, yüzü buz keserek videoyu durduruyor:
Gizli tanık, o çocuk.
🔥 Çatışma
Can ertesi sabah Sanem’i aradı.
İlk defa aynı tarafta olmak için değil, vicdanıyla barışmak için geldiğini söyledi.
Sanem önce inanmadı.
“Dün müvekkilini savunuyordun, bugün bana tanıklık mı edeceksin?”
Can gözlerini kaçırmadan cevap verdi:
“Dün savunuyordum çünkü doğruyu bilmiyordum. Bugün doğruyu biliyorum çünkü yalanlar susmadı.”
Bu konuşmadan sonra Emre ile Sanem ilk kez aynı masada buluştu.
Üçü birlikte, dosyada adı bile geçmeyen bir kişiye yöneldi:
Nevzat Elmas’ın kardeşi.
Zihinsel engelli raporu olan bu kişi, yıllardır “evde tutuluyordu.”
Ama aslında bazı olaylara tanık olmuştu.
🎯 Son Satır
Savcı Leyla Aydın, dosyayı doğrudan Ankara’ya sevk etti.
Çünkü dosya büyüktü. Çok büyüktü.
Sadece Nevzat Elmas değil, bazı belediye yöneticileri ve medya patronları da belgelerde geçiyordu.
O gece Sanem, ablasının evinde kaldı.
Emre, dışarıda arabasında oturdu.
Can ise evinin penceresinden yıldızlara bakarak şunu mırıldandı:
“Adalet, bir mahkeme kararı değil… bazen sadece bir insanın korkmadan konuşmasıdır.”