İçeriğe geç

Sessizlik Delili

Bölüm 3 · 2 dk okuma

Sessizlik Delili

Bölüm 3

Sessizlik Delili : "Kayıp Tanık"

Sessizlik Delili

Bölüm 3 – "Kayıp Tanık" (Polisiye – Yüksek Tempo)

“Tanık ortadan kaybolduğunda sadece bir dava değil, gerçeğin de izi silinir.”
— Savcı Sanem Aydın

🕛 20:48 – Ankara Çocuk Esirgeme Kurumu

Gökyüzü kurşun rengi, hava baskılıydı.

Sanem Aydın ve Avukat Emre Divit, siyah camlı bir savcılık aracıyla kuruma geldiklerinde, olağandışı bir sessizlikle karşılaştılar.

Kuruma ait demir kapı kilitliydi.

Zil çalışmıyordu.

Emre bir adım geri çekilip baktı.

Emre: “Kamuya açık bir kurum bu. Kapılar asla kilitli olmaz.”

Sanem, telefonu çıkarıp kurumu aradı.

Sinyal yoktu.

Arkadan kilitli personel girişi dikkatlerini çekti. Sanem, çantasından savcı kimliğini çıkardı ve görevliyle iletişime geçtiğinde cevap veren olmadı.

O an Emre, pencere demirinin yamulmuş olduğunu fark etti.

Hemen ardından kırık camın içinden sarkmış kamera kablosunu gördüler.

Sanem: “Güvenlik kamerası... kör noktaya çevrilmiş.”

İçeri zorla girdiklerinde onları karşılayan şey bir çocuk ayakkabısıydı.

Küçücük, sarı renkli, üzerinde yıldız figürü olan…

Ve yanında yere düşmüş bir not:

“SUSMAYI ÖĞREN.”

Sanem dizlerinin üzerine çöktü.

Ayakkabıya uzandı.

Titreyen sesiyle:

Sanem: “Bu... o çocuğa ait. Tanığımıza.”

🕵️‍♀️ İçerideki Sessiz Kaos

Kurum içi dosyalar karıştırılmıştı.

Odaya ait kamera kayıtları silinmişti.

Kurum personeli yoktu — hepsi "izinli" olarak görünüyordu.

Ancak Sanem'in dikkatinden kaçmayan bir şey oldu:

Arşiv odasındaki klasörlerden biri eksikti.

Tanığın doğrudan ifade verdiği dosya.

Emre (sertçe): “Bu bir tesadüf değil. Bu, organize bir kaçırma.”

🔥 Şüphe Okları Can’a Yöneliyor

Aynı gece, İstanbul'daki bir medya kuruluşuna gizli bir belge ulaştı.

Belgede, tanığın adı açıkça yazılıydı.

Ve belge... Avukat Can Divit’in ofisinden çıkmıştı.

⚖️ Savcılık Krizi – Sanem & Can Yüzleşmesi

Ertesi sabah, Sanem İstanbul’a döndü.

Direkt Can’ın ofisine gitti.

Gözlerinde öfke, kalbinde kırılganlık.

Sanem: “Senin ofisinden çıkan belgede tanığın adı açıkça yer alıyor. Bu nasıl olur, Can?”
Can: “Ben o belgeyi kimseyle paylaşmadım.”
Sanem: “O zaman biri senin adına yaptı. Ya da... göz yumdun.”

Can ayağa kalktı.

İlk defa sesini yükseltti:

Can: “Sanem, ben seni kırabilirim. Ama böyle bir çocuğu asla.
Bir daha bunu ima etme.”

Sanem geri çekildi.

Ama şüphe gözlerinden düşmedi.

Güven, ilk kez sarsıldı.

🚨 Bölüm Finali – Kurban Yok, Zaman Az

Savcılık tanığın kaçırılmasını resmî olarak duyurdu.

Medya baskısı büyüyordu.

Dava çökme riskiyle karşı karşıyaydı.

Sanem gece yarısı adliyede tek başına otururken, bilgisayar ekranında yazıyordu:

“Tanık – A.A. – Doğum yılı: 2011
Son görüldüğü yer: Ankara, 18.45”

Ve altına kendi notunu ekledi:

“Bu dava çökerse, sadece hukuk kaybetmez.
Biz de düşeriz.”
Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.