İçeriğe geç

Sessizliğin Sesi

Bölüm 11 · 3 dk okuma

Sessizliğin Sesi

Bölüm 11

Tim'in Salaklıkları

Tim iliklerine kadar korkuyordu, bense böyle durumlara alışkın olduğum için pek bir şey hissetmiyordum. 'Evi biraz gezelim eğer birisi falan çıkarsa yada bir hareketlilik olursa direkt topuk.' Tim'in dediğini kıkırdayarak onayladım. Böyle şeylere ne kadar uzak olduğu her halinden belliydi garibim. Benim yaşantım böyle geçtiği için evimde gibi hissediyordum. Sokaklar bana aitti ben de sokaklara aittim. 'Evi gezmek için dağılalım böylece hızlıca bakmış oluruz.' Tim yüzünü sinir ve korkuyla buruşturarak bana baktı. Bu dediğimi beğenmeme ifadesiydi. 'Hayır lan ya birimize bir şey olursa ve birbirimize seslenemezsek ne olacak? Gerçekten böyle şeylerin olabilirliğini düşünmen gerek William, en azından benimleyken.' Keşke dediğin benim için kolay olsa Tim. Ona hayır diyemeyeceğim için mecbur dediğini kabul ettim. Sanırım böylesi yavaş olsa da güvenliydi. Aklımdaki tek şey bugünün bir an önce bitmesiydi. Bir günde ne kadar çok şey yaşamıştım böyle, sanki tüm ömrüm bir güne sığmıştı. 'Peki beraber gezelim ama hızlı olalım.' Tim kafasını salladı ve birlikte odaları gezmeye başladık. Ev harabeydi ve her yer kırık döküktü. Nemden dolayı evi kötü bir koku kaplamıştı ve ev küflenmeye başlamıştı. Tim kokudan burnunu kapatmıştı. Benimse gözlerim sulanmıştı. Evin zemini tahtadandı ve bazı yerlere bastığımızda içine çöküyordu. Birlikte evin mutfağına girdik. Mutfak dolaplarını kurcalamaya başladım. Tim'de etrafa göz atıyordu. Dolaplara bakmayı bitirip Tim'e seslenecektim ama buzdolabını es geçmiştim. İçinde en fazla ne olabilirdi ki? Buzdolabı, evin kokusuna göre daha kötü kokuyordu. Açmaya biraz korkuyordum. Oradan herşey çıkabilirdi. Derin bir nefes aldım ve kirli buzdolabının kolunu tereddütle tuttum. Kafamda düşünceler hızlı hızlı geçiyordu. Tam kolu kendime doğru çekecekken Tim yüksek bir sesle hapşurdu. Yerimden öyle bir zıplamıştım ki dengemi kaybedip yere düşecektim. Aklıma gelen bütün küfürleri bağırarak Tim'e haykırıyordum. Tim'se kahkaha atmaktan karnını tutuyordu. Kaşlarım çatık bir şekilde Tim'e bakıyordum. 'Aptal herif! O kadar odaklanmıştım ki... Alerjinin denk geldiği zamanı sikeyim!' Tim kahkaha atmaktan yere oturmuştu. Bir eliyle yerden destek alıyor, diğer eliyle karnını tutuyordu. Sinirlerimin bozulmasından ve onun o kadar içten gülmesinden dolayı bende gülmeye başlamıştım. Yüz hatlarım biraz gevşemişti. Tekrar buzdolabının kolunu tuttum ve hızla açtım. Kokuyla birlikte kendimi geriye atıp burnumu sıkıca kapattım. Yüzüm kokudan hızla buruşmuştu bile. Buzdolabının içinde her ne varsa bozulmuş ya da çürümüş olmalıydı. 'Bu nasıl bir koku be!' Tim gülmesini kokuyla birlikte bırakmıştı ve o da benim gibi ağzını ve burnunu sıkıca kapatmıştı. Elimdeki telefon ışığını buzdolabına doğru tuttum. Böcekler, buzdolabında yer kalmadığı için birbirlerinin üzerlerine çıkmışlardı. Işıkla birlikte hepsi kıpırdanmaya başlamıştı. Tim öğürmeye başlamıştı. Kapağı hızla kapattım ve nefes almak için pencerelerden birini açtım. 'Gel şuraya da nefes al.' Tim koşar adımlarla pencereye doğru geldi ve derin bir nefes aldık. 'Birisini öldürüp buraya koysam bu kadar kötü kokmaz lan bu ney böyle? Kim yaşamış burada?' 'Sanırım ev uzun zamandır bu halde yani uzun zamandır elektrik yok.' Pencereyi kapatıp mutfaktan çıktık. Alt katlarda pek bir şey kalmamıştı. Merdivenlere doğru ilerledik ve yavaşça yukarı çıkmaya başladık. Basamaklar tahtadan olduğu için çok fazla ses çıkartıyordu ve ses evin içinde yankılanıyordu. Üst katı hızlıca gezdik çünkü ikimizde çok yorgunduk ve yatmak istiyorduk. Tim'i göz ucuyla süzdüm. Omuzları yorgunluktan çökmüş ve göz altları morarmıştı. Tim'e göre ev hala güvenli değildi. Bana göre yeteri kadar güvenliydi hala Tim'i anlamıyorum. Tim bana döndü ve tereddütle konuşmaya başladı. 'Giriş kapısına birkaç eşya koyup barikat kursak olur mu gece uyurken birileri gelmesin.' Göz devirdim ama Tim'e belli etmedim. 'İkimiz de çok yorgunuz buna gerek var mı?' Tim kafa salladı. Sertçe yutkundum ve tekrar aşağıya indik. Merdivenlerden inerken Tim'den destek alıyordum çünkü bacaklarım beni bırakmak üzerelerdi. Tim güvende kalma konusunda farklı bir seviyedeydi. Böyle bir şey benim aklıma asla gelmezdi. Yani ikinci kattan sırf sinirlendiği için atlayan birinden ne beklersiniz ki?

Bölüm sonu

6 yorum