İçeriğe geç

Sessizliğin Sesi

Bölüm 10 · 2 dk okuma

Sessizliğin Sesi

Bölüm 10

Zorlu Bir Günün Sonu

Tim'in korkuğunu biliyordum ama ikimiz de evlere gitmek istemiyorduk. Tim'e sırıtarak baktım. 'Aralarındaki en iyi ev şuradaki gibi görünüyor. Hadi gidiyoruz.' İyi dediğim evi işaret ederek sırıtarak ilerlemeye başladım. Tim de peşimden gelmeye başladı. Pısırık kediler gibi geliyordu. Adımlarımı yavaşlattım ve Tim'le yan yana gitmeye başladık. Kolumu onun gergin omuzlarına attım. Tim sinirle homurdandı ve kolumu hafifçe ittirdi. 'Siktir git lan, burada her şey vardır. Tinerci yuvasına mı gireceğiz?' Ona kahkaha atarak bakmaya çalıştım. Kısık gözlerimden Tim'i göremiyordum bile. Tim çok yufka yürekli biriydi -zaten anlamışsınızdır- bu yüzden de çıktığı tüm kızlar onu kullandıktan sonra siktiri basıyorlardı. Ona rağmen hala aynı hataları yapıyor olması hem salaklık hem de üzücü. Kardeşim senin yerinde olsam yapılanlardan bir şey öğrenirdim ama yapabileceğim bir şeyim yok. 'Mal mısın aga eve gitmeyelim diyorsun hem hem de tinerci yuvası diyorsun daha ne yapayım nereye gidelim? Hem sen sakin olsana yanında ölüm makinesi var bir şey olursa sorumlusu benim tamam mı?' Yanağından bir makas aldım ve piç gülüşümle ona baktım. Kaşları sertçe çatıktı. Muhtemelen sülalem artık yaşamıyor ama olsun. 'Bir şey olduğunda sorumlu olsan ne olur olmasan ne olur olmuş olacak zaten yani kafa tasının içindeki boşluğu- yani, ondan, anladın işte ağzımı bozdurma.'  Kahkaha atmaktan karnım ağrımıştı. 'Tamam o zaman cümlemi düzeltiyorum eğer bir şey olucak gibi olursa ben hallederim tamam mı?' Tim yine memnunsuz bir ifadeyle göz devirdi. 'Peki sana bir şey olursa ne olacak? Ben dövüşmeyi senin kadar bilmiyorum ben basket oynarım senin gibi değilim ki.' Kıkırdadım ve elimi onun omzuna attım. 'Sen merak etme herşeyi bana bırak ben hallederim tamam mı abicim?' Kahkahalarla gülmeye devam ediyordum Tim'se bana kızgın kızgın bakıyordu. Cidden Tim'le dalga geçmek harika bir şey bir de sinirlenince varya... harika. Yerimde olsanız tokat manyağı yapmamak için kendinizi zor tutardınız. 'Tamam tamam kızma bana. Hadi girelim artık şu eve zaten yeterince şey yaşadık ve yorulduk, dinlenmeye baya ihtiyacımız var.' Tim hala rahat değildi ama onu rahatlatmak çok zor olduğu için beklemek zorundaydım. Ağır ve dikkatli adımlarla eve girdik. Ev çok karanlıktı ve girer girmez bizi bir merdiven karşılıyordu yani ev iki katlıydı. 'Off korkuyorum oğlum ya tüylerim diken diken oldu bile.' 'Sakin ol lan daha giremedik bile sus ve etrafa bakınmaya başla.' Telefonlarımızı çıkarttık ve ışıklarımızı açıp etrafa bakınmaya başladık.

Bölüm sonu

6 yorum