İçeriğe geç

Sessizliğin Ötesinde

Bölüm 5 · 1 dk okuma

Sessizliğin Ötesinde

Bölüm 5

Bölüm 5: Sessiz Satırların Arasında

Lina, notu bulduğu günden beri kütüphaneye farklı bir duyguyla gidiyordu. Raflar hâlâ sessizdi, kitapların arasında hâlâ toz vardı ama artık bu sessizlik onu ürkütmüyordu. Umut’un o küçük ama anlamlı cümleleri, sanki burayı daha sıcak bir yere çevirmişti.

Bir sonraki gün, aynı saatte yine geldi. Aynı masaya oturdu. Sayfaları çevirirken gözleri ara sıra etrafı tarıyordu ama Umut ortalıkta yoktu. İçinden “belki de bir tesadüftü” diye geçirdi ama yine de içi sızladı.

Tam kalemini defterine uzatırken, sandalyesinin yanına bir kitap bırakıldığını fark etti. İnce, bordo kapaklı bir şiir kitabıydı bu. Kapakta küçük bir post-it yapışıyordu:

“Aynı şiirde buluşmak güzel. 17. sayfaya bak.”

Kalbi hızlandı. Kitabı yavaşça açtı. 17. sayfada altı çizilmiş bir dize vardı:

“Birini tanımak için, ona soru sorman gerekmez. Yeter ki dikkatlice bak.”

Lina istemsizce etrafına bakındı ama kimse ona bakmıyordu. Gülümsemesini bastıramadı.

İşte tam da istediği buydu — fark edilmek, anlaşılmak…

Ertesi gün o da küçük bir not bıraktı, kitapların arasına:

“İnsanları sessizce izlemeyi seviyorum. Bazıları kendini fark ettirmeden çok şey anlatıyor.”

Ve böylece, sessiz bir alışkanlık başladı aralarında. Ne bir kelime konuşmuşlardı, ne de isimlerini ağızlarından duymuşlardı. Ama notlar… notlar her şeyi anlatıyordu.

Bazen Lina masasına oturduğunda bir fincan çay buluyordu yanında. Şekersiz.

Bazen Umut’un okuduğu kitaplardan birinin arasında, kurumuş bir çiçek yaprağı oluyordu.

Ve her seferinde, kalplerine fark edilmeden işleyen bir bağ biraz daha derinleşiyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.