Aradan saatler geçmişti saatlerdir bu odada kitli bir şekilde bekliyordum biriside gelip bakmamıştım galiba bana 'seni kaçırdım ve bundan sonra tamda bu şekilde davranacağım' dediğinde tam olarak bir kaçırmadan bahsediyordu aç susuz bırakılan bir kaçırma çünkü buraya geldiğimden beri ağzıma lokma girmemişti. Kapıdan gelen kilit sesi ile başımı kapıya çevirdim içeriye elinde duran tepsi ile bir adam girmişti
"Diablo yolladı bunları yiyecekmişsiniz." tamam açtım ama gurursuz gibi hem onunla kavga edip hemde onun yemeğini yemek istemiyordum sanki ondan gelecek bir gram yardıma muhtaç gibi gözükmek istemiyordum. Adamın önüme koyduğu tepsiye bakmadan kendimden uzaklaştırdım
"Ve eğer yemezseniz sizi o ilk gün ki odaya tekrar yollayacakmış bunuda iletmemi istedi." diyerek odanın bir köşesine geçerek beklemeye başladı ben ise ona bakıyordum. Burada niye duruyor bu adam birde başıma bekçi mi dikmişti yani benim uykum vardı ve bu adam odadayken değil uyumak gözümü bile kapatamazdım ben. Ben adama boş boş bakmaya devam ederken niye baktığımı anlamış olacak ki konuşmaya başladı
"Yemeğinizi yediğimizden emin olmak için buradayım sonra gideceğim." dediğinde onu başımla onaylayarak yavaş yavaş önümdeki yemeği yemeye başladım aradan geçen sürenin ardından yemeği yanımda olsa yemiş tepsiyi adama geri vermiştim. Adam odadan çıkarken belki kapıyı kitlemez diye bir umut beklemiştim ama duyduğum kilit sesi ile bu hevesimde kursağımda kalmıştı.
Sahi ben bu odada ne yapacağım. Odada volta atarken en sonunda olduğum yerde durdum ve cama doğru ilerledim birazcık hava alsam fena olmazdı. Beynime oksijen gitsin biraz sabahtan beri şu kapalı odada durmaktan bunaltı gelmişti artık. Camı açarak dışarıyı incelemeye başladım evin etrafını çevreleyen duvarlar vardı ve tabi o duvarların içerisinde ise evi koruyan onlarca adam. Kafamı eğip evin bahçesini incelemeye başlamıştım şuan 2. kattaydim ve 2. kat olmasına rağmen ev çokta yüksek değil gibiydi.
Aklıma gelen düşünce ile etrafı incelemeyi bırakarak evin yerden yüksekliğini tam olarak anlamaya çalıştım. Evet buradan çıkacaktım belki bahçeden çıkamazdım ama bu odadan çıkmam şarttı resmen küçücük odada sıkışıp kalmıştım.
Camı komple açarak önce bir bacağımı sonra diğer bacağımı camın öbür tarafına attım. Pekala bunu yapmak istediğime emin miydim bilmiyorum başıma en fazla ne gelebilirdi. Diabloyu daha çok sinirlendirebilirdim, o küf kokulu odaya tekrar gidebilirdim ya da Diablo beni böyle odalarda kilitli tutamayacağını anlayarak beni evime geri yollayabilirdi. Bu 3 ihtimalden en olasılığı yüksek olanı 1. olan gibi duruyordu.
Daha fazla düşünmeden camdan aşağıya atladım tam ayaklarımın üzerine düştüğüm için sevinecektim ki ayak bileğimden gelen "çıt" mıdır "kırt" mıdır artık her ne sesi ise gelmesi ile yere yapışmam bir oldu. Bileğimdeki acı ile gözlerim dolmuştu ve çıkardığım ses yüzünden bahçedeki çoğu koruma bana bakıyordu. İçlerinden birisi halimi anlamış olacak ki bana doğru bir adım atacak iken bir adam onu durdurdu bu o gün beni uyandıran adamdı ama o günden farklı olarak kolunda bir sargı vardı.
"Kızı elleme Diablonun kesin emri var kimse ona dokunamayacak. Ne olursa olsun." dediğinde gözlerim daha çok doldu şuan acı çekiyordum belkide bileğim kırılmıştı ama o Diablo denen adamın saçma emirleri yüzünden tek başıma kalmıştım
"Ne bakıyorsunuz biri içeri girip Diabloyu çağırsın." bunu diyen en başta yanıma gelmek isteyen adamdı sanırsam diğer korumanın kesin emir dediği şeyi çokta umursamıyordu ki şuan yanıma doğru geliyordu. Yanıma geldiğinde eğilerek bileğime bakmaya başladı
"Hangisi acıyor?" sorusu ile sol ayak bileğimi gösterdim gösterdiğim bileğime dokunduğunda acısı ile gözlerime yaşlar tekrar dolmaya başlamıştı bile bunu fark eden adam elini çekti ve konuşmaya başladı
"Ya kırıldı ya da bileğini çok fena incittin." çok sağol ya içimi çok rahatlattın zaten korkuyordum birde üstüne daha çok korkmamı sağlamıştı. Bileğimin acısını düşünmemeye çalışıyordum o an Diablonun sesini duydum
"Arel!" başımı evin girişine doğru çevirdiğimde onu gördüm sinirli olduğu her halinden belliydi ama gözlerimdeki yaşlar sanki onu görmeyi bekliyormuş gibi akmaya başlamıştı. Hızlı adımlarla yanıma gelerek yanıma eğildi
"Ne yaptın sen yine doğru düzgün duramıyor musun sen!" sert sesi ile gözlerimden yaşlar daha çok akmaya başlamıştı zaten canım yanıyordu birde o üstüme gelmese olmaz mıydı.
"Tamam ağlama bakıcaz şimdi bacağına." dediğinde az önce bileğimin kırılmış olma ihtimaliyle beni korkutan adam konuşmaya başladı
"Sol ayak bileği büyük ihtimalle fena halde incinmiş." dediğinde Diablo onu kafasıyla onayladı ve yavaşça ayak bileğime dokundu ama dokunmasi bile acıması icin fazlasıyla yetiyordu. Hissettiğim acı ile yaşlarımı daha fazla akıttım bunu fark edince elini çekti
"Biriniz doktor çağırsın benim odamda olacağız." diyerek bir kolunu belime sardi ve bana destek olarak beni ayağa kaldırdı.
"Yürüyebilir misin?" sorusu ile her ne kadar buna inanmasam bile kafamı olumlu anlamda salladım ama ilk adımda ağzımdan acı dolu bir inleme çıktı.
"Hay amına koyayım sana niye soruyorsam." diyerek bir kolunu belime daha sıkı sararak diğer kolunu bacaklarımın altından geçirerek beni kucağına aldı ve eve doğru ilerlemeye başladı. Başka zaman olsa şuan beni kucağına aldığı için demediğim laf kalmaz onu bunu yaptığına pişman ederdim ama şuan canım o kadar acıyordu ki bunu düşünmenin ne yeri ne de zamanı değildi.
Diablo ile bir odaya girdiğimizde odayı inceledim odanın ortasında fazlasıyla geniş siyah bir yatak vardı odanın sağ tarafında büyük bir dolap ve kapının hemen yanında bir ayakkabı dolabı vardı onun çaprazında ise minik bir koltuk odanın içinde 2 tanede kapı vardı.
Diablo beni dikkatlice yatağa bıraktıktan sonra üzerindeki ceketini çıkartarak odadaki koltuğa oturdu
"Niye böyle birşey yaptın?" sorusu ile yüzüne boş boş baktım. Acaba niye böyle birşey yapmıştım bir düşünelim. Hmm beni küçücük bir odada kitlediğin için olabilir mi acaba. Ya sabır birde soruyor
'Acaba niye yaptım?' benimde ona sorduğum soru ile sinirle yüzünü sıvazladı
"O odadan çıkmak mı istiyordun?" dediğinde kafamı usulca salladım evet o odada durmak istemiyordum
"Odanın önünde duran adamdan haberin vardı." dediğinde anlamaz bir şekilde ona baktım o kapıdaki adamlara derdimi nasıl anlatabilirdim ki onlara çıkmak istediğimi nasıl söyleyecektim.
"Hiç sağına soluna bakmadın dimi oradayken etrafına bir bakmak yerine camdan atlamayı uygun gördün." ne anlatıyordu bu beni odaya kitledi ve dedektifcilik mi oynamamı bekliyordu
'Anlamıyorum ne demek istiyorsun?' sorum ile derince ofladı
"Eğer birazcık etrafına baksaydın odadaki rafta duran kağıt ve kalemi görürdün bir ihtiyacın olursa oradaki adamlara söyleyebilmen için bırakmıştım. " dediğinde saatlerce o odada kalıp nasıl oradaki kağıt ve kalemi fark etmediğimi sorguladım kafamı ona çevirdiğimde o zaten bana bakıyordu
"Ve tabi biraz daha dikkat etseydin onu üzerindeki rafta duran anahtarı görebilirdin." ben gerçekten kör müydüm. Adam beni kitlemis kitlemesinede anahtarı bile vermiş bana nasıl bu kadar kör olabilirim eğer biraz dikkat etmiş olsaydım şuan bacağım bu halde olmazdı. Ben bunları düşünürken odanın kapısı tıktıklandı ve içeriye doktor olduğunu tahmin ettiğim bir adam girdi.
10 dakikalık bir kontrolün ardından bileğimi kalın bir sargı ile sarıp konuşmaya başladı
"Bana kalırsa bir kırık yok sadece sert bir şekilde burkmuş ama ne olur ne olmaz diye hastane götürmekte fayda var." dediğinde Diablo onu başıyla onayladı ve doktor odadan çıktığında yine başbaşa kalmıştık.