Sinirle çıktığım odaya tekrar sinirle dönmüştüm bu adam benim sinirlerimi çok bozuyordu ama bende Arelsem o bu yaptıklarına pişman olacaktı. Sinirle elimi kapıya vurduğumda elimin acısı ile ağzımdan bir inleme kaçtı. Elime baktığımda avucuma sarılmış bir sargı vardı hadi ama ben bunu şimdiye kadar nasıl fark etmedim. Hep o Diablo denen salak yüzünden beni sinir etti bu sinirle karşıma annem çıksa onu bile anlamazdım.
Ben niye ona olan sinirimle duvara vuruyorsam hissetmiyordum bile şimdi yine bunun sızlamasını çekecektim. Aklıma gelen şey ile odadan çıkıp aşağıya indim madem ben elimin sızısını çekecektim o da benim sızlanmalarımı çekecekti. Madem beni burada tutuyor herşeyimi yapmak zorundaydı dimi. Yani bence öyleydi.
Aşağı kata indiğimde odaları tek tek gezerek onu aradım en son açtığım kapıda mutfağa açılmıştı ve sonunda. Mutfakta oturmuş birde kahve içerek keyif yapıyordu. Adımlarımı ona doğru çevirdim ve tam karşısında durdum. Karşısında durduğum içindi galiba bakışlarını bana çevirdi ve kahvesini yudumlamaya devam etti. Elindeki kahve bardağını elinden alarak masaya koyduğumda
"Sen yine neye sinirlendin?" sinirli olduğumun farkındaydı ve olsundu. Sargılı elimi kaldırarak gözüne gözüne soktum
"Evet Arel görüyorum elin var." dediğinde sinirlerim daha çok bozulmuştu acaba bilerek mi böyle yapıyor bu adam kesinlikle bilerek yapıyor ben eminim yani. Bu sefer ellerimi hareket ettirerek
'Acıyor' dediğimde yanındaki sandalyeyi çekti ve eliyle sandalyeye vurdu. Şimdi benim gelip oraya oturmamı mı istiyor. Pardonda o nasıl bir çağırma şekli köpek mi çağırıyor o ya sabır ya sabır. İnat değil mi işte oturmuyorum yanına
"Otursana ne bekliyorsun." dediğinde ona gözlerimi devirerek cevap verdim.
"Şu gözlerini devirme Arel." ismimide doğru söyleyemiyor ki zaten o nasıl bir telaffuz şeklidir. Arel benim adım "arieğl" değil.
"Hadisene Arel geldi eline bakayım yine ne yaptın acaba." dediğinde hiç oralı olmadım.
"Off off!" diyerek kahvesini eline aldığında içmesine müsade etmeden elinden aldım bana anlamaz gözlerle bakıyordu. Zaten bu da hicbirşeyi anlamıyor saf mı ne
"Kahvemi neden aldığını sorabilir miyim acaba." dediğinde sesindeki bezginlik çok net bir şekilde seçiliyordu. Kahveyi masaya bıraktım
'Elim acıyor'
"Sana yanıma gel bakayım demiştim." dediğinde umursamazca omuz silktim bu tepkim üzerine tekrar masadaki kahvesine uzandığında ondan önce davranarak kahveyi elime aldım
"Ne istiyorsun Arel?" kahveyi tekrar masaya bırakarak ellerimi havaya kaldırdım
'Birşey istemiyorum'
"O zaman kahvemi alıyorum artık." diyerek tekrar kahveyi almak için uzandı ama yine izin vermeyerek ben aldım yüzüme bezmiş bir ifade ile baktı
"Arel ne istediğini söyle ve kahvemi ver." kahveyi yine elimden bıraktım
'Ben içeceğim bu kahveyi sen kendine yenisini yapabilirsin.'
"Bunu sende yapabilirsin." dediğinde sargıda olan elimi kaldırarak gözüne gözüne soktum
"O kahve sana acı gelir." dediğinde elimi 'yav he he' dercesine salladım ve kahveden bir yudum aldım ama almam ile Diablonun yüzüne püskürtmem bir oldu. Ne iğrenç birşey bu ya ağzımın tadı bozuldu ne içiyor bu adam zehir falan mı. Ay bak hep çenem kahve olmuş masada gördüğüm peçetey ile çenemi silerken karşımdan bir ses geldi
"Arel!" sert, sinirli ve sanki bir gorilden çıkıyormuşcasına gelen ses ile kafamı kaldırarak karşıma baktım. Karşımda yüzü ve gömleği kahveye bulanmış bir Diablo vardı. Ay ben kendimi şey yapacağım diye adamı unuttum. Bana sinirli sinirli bakan adam ile sevimli olduğunu düşündüğüm bir gülümseme ile ona baktım
"Beş saniyen var Arel o beş saniyenin sonunda seni görmiyim." hâlâ sakin sakin konuşurken burdan gitmem en iyisi olacak gibi gözüküyordu Diablonun
"Beş" demesi ile hızlıca arkamı dönüp geldigim odaya geri döndüm. Adamı önce sinir etmiş sonrada bi güzel kahve banyosu yaptırmıştım ama varya oh olsundu ona. Kandırdı ya adam beni önce git dedi beş saniye sonra kolumdan tutturup zorla geri getirdi eve. Eee şimdi ne olacak ben bu odaya geldim ama boş boş duracak mıyım. Bi anlık korkuyla odaya daldım ama buradada yapacak birşey yok canım. Aklımda ki düşünceler ile kendimi odadaki yatağın üzerine bırakarak son günlerde başıma gelenleri düşünmeye başladım.
Kolumdan dürtülmem ile gözlerimi açtım ve karşımda gördüğüm iri yarı adamla korku içinde yan tarafa döndüm ve dönemem ile yere yapıştım. Siktir kıçım kırıldı! Canımın acısı ile ağzımdan acı dolu bir inleme kaçtı. Hadi ama şu kısacık yükseklikten düsmeyle nasıl bu kadar acıyabilirsin.
Acı acı düşünürken odanın kapısı hızlıca açıldı başımı kapıya çevirdiğimde Diabloyu gördüm kaşları çatık bir şekilde bir bana birde odadaki adama bakıyordu
"Ne oluyor burada!" sert bir şekilde sorduğu soru ile öksürerek dikkatini bana vermesini sağladıktan sonra ellerimi kaldırdım
'Bu adam kim ya!" sorduğum soru ile adama baktı. Ne yani evinde bi adam var ve onun kim olduğunu bilmiyor mu? Ya beni öldürseydi bu adam, ne olacaktı ama işine gelirdi onun pislik adam. Düşüncelerimi bölen şey Diablonun sesiydi
"Buradaki korumalardan birisi seni çağırması için yollamıştım." dediğinde sinirle ellerimi kaldırdım
'Azrail gibi başımda dikilerek mi çağırıyor beni.' benim üzerimde olan gözlerini bu sefer odadaki adama çevirdi
"Anlat!" dediğinde adam hızlıca konuşmaya başladı
"Ben çağırmaya geldiğimde kız uyuyordu bende uyandırmak için sadece koluna dokundum uyandığında beni görüp korktu ve aniden yataktan düştü." Diablo doğru mu dercesine bana baktığında ellerimi kaldırarak ekledim
'Başımda Azrail gibi durduğunu söylemedi bi an canımı alacağını sandım' dediğimde dudakları gülmek istermiş gibi gerildi ama bu çok kısa sürdü saniyeler içinde kendisini toparladı ve adama döndü
"Bodruma in." adam Diabloyu hiç ikiletmeden odadan çıktı ve gitti. Diablo kapıyı kapatarak hâlâ yerde olan bana adımladı
"Oradan kalkmayı düşünüyor musun?" sorduğu soru ile kafamı iki yana onaylamaz şekilde salladiğimda eğilerek bileğinden tuttu ve beni yerden kaldırdı ama bu hareketi ile acısını unuttuğum kıçım tekrar acıdığı için ağzımdan bir inleme kaçtı
"Bi yerin mi acıyor?" sorusu ile kafamı sallayarak onu onayladığımda sadece gözleri ile beni süzdü ve gözle görülür bir hasar olup olmadığına baktı
"Neren acıyor bir bakayım incinmiş olabilir." kafamı hızlıca sağa sola salladım. Tövbe tövbe nereme bakmak istiyor bu adam Allahım sen beni bundan uzak tut işi iş değil bu adamın tüm günahları ona yaz.
"Niye inat ediyorsun işte canın acımış bir ağrı kesici krem falan süreriz en azından." bu adam hâlâ neyin inadını yapıyordu hem bu adam beni kaçırmadı mi neyin yardım severliği bu aklıma gelen şey iyi Diabloya olan sinirim geri yerine geldi
'İstemiyorum senden gelecek iyiliği sen beni kaçırdın neyin yardımı bu!' ellerimin hareketi bitince bu sefer o konuşmaya başladı
"İnsanlık yapıyoruz burada sana!" dediklerim ona dokunmuş olmalı ki yine o ilk gün ki sert ve sinirli hali ortaya çıkmıştı
'İstemiyorum senden gelecek insanlığı!' o sinirlenirse bende sinirlenirdim hem beni kaçırıyor onun yüzünden başıma gelmeyen kalmıyor hemde bana insanlıktan bahsediyor
"Sabrımı zorlama benim Arel!" sinirlenmeye başladığı her halinden belliydi ama bu benim umurumda bile değildi delirsindi beni burada zorla tutabileceğini mi sanıyordu bu evi onun başına yıkarım
'Zorlarsam ne olacak farz et ki zorluyorum ne yapabilirsin.' dediğimde gözlerini bile kırpmadan bana bakıyordu
"Haklısın ben seni kaçırdım ve bundan sonra sana tam olarak bu şekilde davranacağım!" diyerek arkasını dönerek odadan çıktı ve ardından kapının kilit sesi odada yankılandı.

