Şiddetli bir baş ağrısı ile gözlerimi açtım daha doğrusu açmaya çalıştım göz kapaklarım o kadar ağırlaştırılmış ki açmakta zorlanıyordum. Biraz daha öyle durduktan sonra gözlerimi açtım ve olduğum yerde dinlenerek oturdum ve etrafıma bakındım. Burasıda neresiydi, nerede olduğumu anlamak için etrafıma göz gezdirdim hafızama dolan görüntüler ile hızlıca ayağa kalktım.
Kandırılmıştım o kız suya her ne kattıysa onun yüzünden şuan yeniden başa dönmüş ve buradaydım tam kurtuldum derken başa sarmıştım. Sinirle bulunduğum odayı turluyordum ki aniden kapıya bakma istediği ile kapıya döndüm bu odada durarak niye kendimi sakinleştirmeye çalışıyordum ki. Hızlıca kapıya doğru gittim ve kapıyı açtım en başta kilitli olabileceği ihtimali beni anlıkta olsa korkutmuştu fakat kilitli falan değildi.
Hızlı adımlar ile bu evden çıkacak bir kapı aradım. Kapının aksine bulduğum merdiven ile hemen aşağıya indim ve hızlıca etrafıma göz gezdirdim bu evde kaldıkça sinirim katlanarak artıyordu. Yeterdi artık burada durduğum bu saçma oyundan bıktım artık evime gitmek istiyordum. Şuan bulunduğum katı biliyordum çünkü o gün evden kaçarken de bu kattaydım hatırladığım kadarıyla dış kapıya doğru ilerliyordum ve kapıyı gördüğümde hızlıca evden çıktım.
Benim çıkmam ile bahçedeki adamlar bana dönmüştü, dejavu. Hay böyle dejavuya ben istemiyorum dejavu falan. Sinirli adımlarla dış kapıya doğru ilerledim tam kapıdan çıkacakken adamlardan birisi beni tuttu
"Buradan çıkamazsınız." e tamam canım başka yerden çıkarım bende adamın kolumu tutan elini iterek kapıdan çıkmak için bir adım atmıştım ki tekrar kolumdan tutuldum. Kafamı çevirip baktığımda yine aynı adamdı yine kolumu çekip dışarı doğru çıkacaktım ki tekrar tutuldum. Be adam bıraksana gideyim
"Bakın çıkamazsınız diyorum işleri zorlaştırmayın." dediğinde ona 'hadi ya' dermişcesine bir bakış atarak tekrar dışarı çıkmak için adım attığım an kapıdaki adam tarafından tutularak geri çekemem bir oldu. Lan uçuyorum bu ne. Geri çekilmem ile bahçeye jet hızıyla giren araca boş boş baktım. Adam beni çekmese şuan arabaya yapışmış gidiyodum.
Araba durduktan sonra içinden Diablo indi onu görmem ile içimdeki sinir daha da çoğaldı
"Diablo geldi şimdi derdinizi ona anlatabilirsiniz." diyerek kolumu bırakan adama baktım evet şimdi derdimi o Diablo denen herife çok güzel anlatacaktım. Hızlı adımlar ile Diablonun yanına gittiğimde o zaten bana bakıyordu
"Ne yapıyorsun sen dışarıda?" sanki hicbirşey yokmuş gibi sorduğu soru ile sinirlerim daha çok bozuldu ve ellerimi hızlıca havaya kaldırdım
'Ben gidiyorum!' şuan sinirimin yüz ifademe yansıdığına emindim ama o galiba beni ciddiye almıyordu
"Hadi ya nereye gidiyorsun bakalım" bu adam benimle dalga mı geçiyordu acaba sinirden kıpkırmızı bir alev topuna dönüştüğüme emindim
'Evime gidiyorum yeter bu kadar saçmaladığın' yüzüme boş boş bakmaya başladı bu adamın amacı ne şuan burada sinirden patlamamı mı istiyordu
"Hiçbir yere gitmiyorsun." benim aksime sakin çıkan sesi ile ellerimi tekrar kaldırdım
'Hadi ya çok beklersin şimdi buradan çıkıp evime gidicem kimsede bana karışmayacak.'
"Gidebiliyorsan git." diyerek rahat bir şekilde arkasını dönerek eve ilerleyecek iken bu sefer ben onun kolunu tuttum hep omu tutacaktı bu sefer benim istediğim olacak
'Gitmek istiyorum ve gideceğim sende şu adamlarını çekeceksin' yüzündeki ifadeden yavaş yavaş sinirlendiğini anlayabiliyordum, güzel çünkü ben ondan çok daha fazla sinirliydim
"Sana diyorum ki gidebiliyorsan git!" normalde sesini yükselttiği için şuan korkardım ama sinirim herşeyim önüne geçiyordu
'O zaman çek şu adamlarını!' dediğimde sinirle soludu ve arkasını dönerek eve gitmeye başladı. Ehh yeter be ne bu kimsenin saçma sapan triplerini çekemezdim ben. Kolundan tutarak onu durdurduğumda bana döndü ve tam ağzını açacağı esnada elimi kaldırdım ve ardından bahçede yankılanan bir tokat sesi. Evet ona tokat atmıştım. Bir dakika ona tokat atmıştım. Ben ona tokat attım. Tepkisini ölçmek için suratına baktığımda gözlerini kapatmıştı ama sinirli olduğu kasılan çenesinden fazlasıyla belli oluyordu. Gözlerini açarak bana baktı o an yer yarılsa ve içine düşsem diye düşündüm evet şuan tam olarak bunu istiyordum
"Ne yaptığını sanıyorsun sen!" yüzüme karşı kükremesi ile irkilsem bile belli etmedim şuan korktuğumu ona belli edipte havalara girmesine izin veremezdim. Sonunda ölüm bile olsa dönmem ben artık bu yoldan
'Sana dedim ki buradan gideceğim!' verdiğim cevabın üzerine yüzüme sinirli bir şekilde bakmaya devam etti ardından ise kapıdaki adamlara bakarak
(Şuandan itibaren Hoşuna mı gidiyo açarak okumaya başlayınnn)
"Yürü git ne halin varsa gör!" dediğinde doğru mu anladım diye yüzüne baktım sanırım bu sefer istediğim olmuştu. Kendimden emin adımlarla evin çıkışına doğru yürüdüm ve ilk dışarı çıkmak istediğimde beni tutan adam ile göz göze geldim ona 'sen miydin bana izin vermeyen' adlı bakışlarımı atarak evden çıkıp ilerlemeye başladım.
Dışarı çıkıp evden 3 4 adım uzaklaşmıştım ki onun sesini duydum
"Çabuk şu kızı geri getirin buraya! Hiçbir yere gitmeyecek!" duyduklarımla kocaman olmuş gözler ile şok içinde ona döndüm. Ne diyo bu dengesiz az önce git demedi mi bana gidecektim işte ne güzel ne diye döneklik yapıyordu bu şimdi bana.
Bana doğru gelen adamlar ile hızlıca arkamı dönüp koşmaya başladım umarım beni yakalamak isterken yere yapışırlardı üstünede çenelerini yere çarpıp dillerini araya sıkıştırırlardı. Koşmaya devam ederken iki kolumdan tutulmam ile daha fazla ilerleyemedim. Kollarımı bırakmaları için debeleniyordum ama gram etkilenmiyorlardı. Son çare olarak kendimi laps diye yere bıraktım. Keşke bırakmasaydım kıç üstü yere düştüğümde adamlar beni tekrar tutup ayağa kaldırdı, yine kendimi yere bırakmam ile adamlar bu sefer Diabloya baktılar
"Getirin onu buraya!" dediğinde adamlar aynı anda kollarımdan tutup beni kaldırdılar tam tekrar kendimi yere atacak iken ayaklarımın yerden havalanması ile şaşkınca sağıma soluma baktım. Şu an ne mi oluyor iki adam beni kollarımdan havaya kaldırmış Diabloya doğru götürüyorlardı. Hayır hayır oraya gitmem ben. Kurtulmak için debelensem bile bir işe yaramıyordu ben çırpındıkça ayaklarım boşlukta sallanıyor. Adamlar beni bahçeden içeri sokmuş Diabloya doğru ilerliyolardi sinirle ona baktığımda sırıttığını gördüm. Komik miydi bu. Hayır değildi hemde hiç öldüreceğim o Diabloyu bana gülmek neymiş anlayacak beklesin o.
Adamlar beni Diablonun önüne bıraktığında sinirle ona baktım o ise hâlâ pişmiş kelle gibi sırıtıyordu ellerimi kaldırdım
'Hani gidecektim ne şimdi bu yaptığın?' sinirle sorduğum şey ile daha geniş sırıttı bu ise benim sinirimi daha çok zıplattı
'Hoşuna mı gidiyo!' dediğimde gülüşü daha da büyüdü ve yanağındaki gamze dahada belirgin oldu. Bir dakika bu adamın gamzesi mı vardı ay banane be adamın gamzesinden.
"Evet" dediğinde boş boş yüzüne baktım sırıtışı bi an bile olsun azalmadı ben ise anlamaz şekilde yüzüne bakıyordum neye bu kadar içten evet dedi bu adam
"Evet diyorum Arel evet hoşuma gidiyor." dediğinde az önce dediğim şey aklıma geldi. Bak sen paşama ya hoşuna gidiyormuş ben burada sinirden delireyim ama Diablo beyin keyfi yerinde olsun. Sinirle yüzüne bakarak ellerimi kaldırdım
'Aptal adam ya gözüme gözükme sen benim bak sana neler yapıyorum!' ellerimde olan gözlerini bana çevirdi ama ben ona bakmak yerine yanından geçerek hızlıca eve doğru ilerledim o sırada bahçede duyduğum kahkaha sesiyle duraksadım. Bir dakika bu adam bana mı gülüyordu. Omzumun üzerinden ona baktığımda gerçekten de gülüyordu beyefendinin keyfi yerinde tabi istediği oldu.
Tekrar önüme dönerek eve doğru ilerlediğimde yüzümde oluşan gülümsenin farkına varmıştım. Ay ne yapıyorum ben bir de o adama gülümsedim mi. Hayır yapmadım öyle şey ama beklesin o beni bu eve geri getirdiği her saniye için pişman edeceğim onu.

