"Pekala hastaneye gidiyoruz." diyerek ayaklandığında onu durdurdum. Birde hastane ile uğraşamazdım
'Gerek yok zaten acısı geçti.'
"Olmaz öyle şey bir gidelim bakılsın." dediğinde gerek yok dercesine yüzüne baktım ve olduğum yerde dikleşerek ayaklarımı yataktan aşağıya sarkıttım ve yataktan destek alarak ayağa kalktım. Kalkamam ile Diablo koluma girmişti, bu kadarına gerek yoktu aslında sadece bileğim burkulmuştu
"Nereye gidiyorsun?" sorusu ile bi an düşündüm nereye gidecektim ki bunu bende bilmiyordum ama o an aklıma gelen şey ile kafamı Diabloya çevirdim ve yavaşça kolundan çıkarak yatağa geri oturdum ve ellerimi kaldırdım
'Benim banyo yapmam lazım." dediğimde anlayışla başını salladı fakat sonradan aklına birşey gelmiş olmalı ki kaşları çakıldı
"Bu bacağın ile nasıl yapacaksın sargını ıslatırsan çıkarmamız gerekir." dediğinde tekrar ellerimi kaldırdım
'Dikkat ederim ben ona ama artık banyo yapmam lazım kaç gündür buradayım.'
"Tamam o zaman sen gir ben sana kendimden birkaç birşey ayarlayayım şimdilik onlarla idare et." dediğinde onu kafamla onayladım ve yavaşça ayağa kalktığımda onun sesini duydum
"Sağdaki kapı." dediği şey ile yavaşça oraya doğru ilerledim ve içeri girdim burası banyoydu kapıyı kitledikten sonra üzerimdeki pijamami çıkardım evet o gün evden geldigim kıyafetler ile duruyordum çok berbat bir haldeydim. Üzerimi çıkardıktan sonra bacağıma dikkat ederek banyomu yaptım ve duşa kalbinden çıktım. Bir dakika ya ben bu adamdan havlu istememiştim tam o sırada içeriden onun sesini duydum
"Kapının arkasındaki havlular temiz." dediği yere yaptığımda oradaki havlulardan birisini aldım ve vücuduma sardım o sırada banyonun kapısı tıktıklandı yavaşça kilidi çevirip kapıyı araladığımda Diablo elindeki kıyafetleri içeri uzattı. Verdiği kıyafetler bir eşofman ve tişörttü. Hemen tişörtü üzerime geçirdim ve eşofmanı giyerek belindeki ipi sıkıca bağlayarak banyodan çıktım.
Diablo odadaki koltukta oturmuş bekliyordu benim geldiğimi görünce yanıma geldi ve bana belimden destek olarak yürümeme yardım etti
"Yemek hazırmış aşağıya ineceğiz." dediğinde tamam dercesine kafamı salladım ve beraber aşağıya indip mutfağa geçtik. Sofraya oturduğumuzda canım hicbirşey istemiyordu önümdeki yemekle oynayıp durdum
"Niye yemiyorsun?" Diablonun sorusu ile kafamı kaldırıp ona baktım
'İştahım yok.'
"İstersen başka birşeyler hazırlatabilirim?" kafamı gerek yok der gibi salladım ve önümdekilerden azar azar yedim. Yemek bitince bu sefer salona geçmiştik. Diablo rahat rahat televizyona bakarken ben hiç rahat değildim artık evime gitmek istiyordum. Burada durmak istemiyordum. Kaç gün olmuştu ben Annaya tek bir haber veremedim ne kadar merak etmiştir bari ona haber verebilseydim. Artık daha fazla elim kolum bağlı oturmak istemiyordum yan tarafımda oturan Diablonun koluna dokunmam ile kafasını bana çevirdi
'Ben ne zaman evime gideceğim?' sorduğum soru ile vücudu kasılır gibi olmuştu bir süre sonra ise
"Bilmiyorum." dediği şey ile kaslarım çatıldı nasıl bilmiyordu beni burada tutan oydu bunu bilmesi gereken kişide o olmalıydı
'Nasıl bilmiyorsun?' soruma cevap vermeden önüne dönmüştü bu adam şimdi niye böyle yapıyordu ve benim artık ne sabredecek ne de dayanacak gücüm kalmamıştı. Buraya ilk geldiğim zaman tamam demiştim hiçte tesadüf olmayacak şekilde adamın gizli adıyla beraber resmini paylaşmıştım ve bundan şüphelenmesi çok normaldi ve anladığım kadarıyla bu adamın tehlikelide bir hayatı vardı ve ben bu evde durdukça istemesem bile bu hayata dahil olmuş oluyordum. Yeniden koluna dokunarak bana bakmasını sağladım
'Bana bi cevap verir misin? Ben artık evime gitmek istiyorum.' dediğimde konuşmaya başladı
"Gideceksin ama şimdi değil." kaşlarım çatıldı niye evime gidemiyordum bu evde durmak istemiyorum ben
'Artık evime gitmek istiyorum dedim burada durmak istemiyorum.'
"Arel. Düşmanlarımdan birisi seni öğrenmiş evimde bir kadın olduğunu eğer buradan çıkarsan seni rahat bırakmazlar." dediğinde korkuyla yutkundum suçsuz yere burada tutulduğum yetmemiş birde hayatım dahada tehlikeli hale gelmişti ellerimi kaldırarak
'Anna beni çok merak etmiştir onunla konuşmam lazım.' dediğimde bir süre bana baktı ve
"Seni arkadaşınla görüştüreceğim." dediğinde içimdeki sıkıntı bir nebzede olsa azalmıştı en azından Anna ile görüşebilecektim. Peki ya şuan ailem burada olsaydı onlarda beni merak ederler miydi? Hiç sanmıyorum onlar kendi evlatlarına acımayan insanlar birde merak edip arayacaklar mıydı. Aklıma gelen anıları kafamdan atmaya çalışıyordum ama o kadar çoklardı ki birisi gitse birisi geliyordu
2016 Türkiye/İstanbul
Kız okuldan çıkmış evine doğru ilerliyordu siyah kısa saçlarını dağınık bir şekilde toplamış üzerinde ise özensiz bir şekilde giydiği pantolon ve tişörtü vardı. Elinde karnesi ile evin önünde durdu kız bu gün ortaokulu bitirmişti. Evinin kapısını çaldığında dakikalar sonra kapı açıldı, kapıyı açan annesiydi ve ona gülümseyerek bakıyordu.
"Geldin mi Arel geç içeri hemen hazırlan." annesinin mutlu gözüken sesi ile dolu gözlerini annesine çevirdi bu akşam yapılacak mezuniyet partisine gitmek istemiyordu.
"Arel hadi annecim geçsene içeri." yavaş adımlar ile içeri girdi kız ve annesine bakmadan odasına doğru adımladı ve içeriye girer girmez kendisini yatağına attı. Gözleri kendi yatağının karşısında duran yatağa kaydığında gözlerindeki yaşlar bir bir akmaya başlamıştı. Mezuniyet partisi falan istemiyordu o ablasını istiyordu, ablası gelip saçlarını yapsın ona kıyafetler seçsin, beraber dışarı çıkıp gezsinler istiyordu.
Yatağından kalkarak yaşlı gözler ile ablasının yatağına ilerledi kız yatağın önüne geldiğinde ise yere oturdu ağlaması dahada şiddetlenmişti. Normalde bu yatakta ablası yatardı ama artık yoktu. Ellerini ablasının yastığında dolaştırdı sanki ablasının saçlarında dolaştırır gibi başını ise yatağa yaslamıştı sanki ablasının dizlerine yaslarmış gibi. O sırada içeriye annesi girdi
"Ne yapıyorsun sen!?" sorusu ile Arel boş gözlerini annesine çevirdi ne mi yapıyordu çok açık değil miydi ne yaptığı
"Kalk ve hazırlan Arel ağlayarak ablanı geri getiremezsin!" annesinin bağırması ile başını yasladığı yataktan kaldırdı ve kafasini istemiyorum der gibi salladı hazırlanmak falan istemiyordu. Annesinin ona yaklaşıp kolunu tutması ile kendini geri çekti fakat annesi bırakmamakta ısrarcıydı. Kız sert bir şekilde kolunu çekti ve arkasını dönüp ablasının yatağına ilerleyecek iken saçına dolanan eller ile acıyla inledi. Sırf onlar çekmesin diye saçlarını kestirmişti halbuki ablası çok severdi onun uzun saçlarını. Kız saçlarını annesinin elinden kurtarmak için ellerini annesinin bileğine doladı ama kurtaramıyordu işte saçlarını
"Sana ne dediysem onu yapacaksın Arel! Hazırlan mi diyorum hazırlanacaksın! Git diyorum gideceksin gel diyorum geleceksin!" dediğinde kız can havliyle onayladı annesini ama annesinin dediği son söz ile olduğu yerde dona kaldı
"O ablanıda unutacaksın artık öldü o Arel alış buna!" artık istediği kadar çeksin saçını ama bu dediğini asla yapmazdı kız. Kendini unuturdu ablasını unutmazdı.
Diablonun sesi ile daldığım alemden çıktım
"Arel niye ağlıyorsun?" sorusu ile bir elim yüzüme gitti o diyene kadar gözümden akan yaşları fark etmemiştim. Gözlerimi Diabloya çevirdiğimde bir cevap beklercesine yüzüme bakıyordu, kafamı bir şey yok dercesine hareket ettirdim
"Niye ağladın Arel? Gitmene izin vermediğim içinse bunu senin için yapıyo-" lafını kesen şey dudaklarının üzerine kapattığım elimdi bana birşey açıklamasını istemiyordum yani şuan bunu istemiyordum. Şaşkın gözlerini önce elime sonra yüzüme çevirdiğinde elimi çektim ve
'Ondan değil sadece biraz dolmuşum.' diyerek konu kapatmasını istediğimi belli ettim daha fazla bu konuda kalmak istemiyordum yoksa bu ağladım bir hiç kalacak ve sabaha kadar aralıksız ağlayacaktım
"O zaman durdur şu yaşlarını seni böyle görmek istemiyorum." dediğinde yüzümdeki yaşları sildim çünkü ağlamaya devam edersem eğer bu konuyu deşeceği belliydi daha kendim bile atlatamamıştım bu konuyu birde ona anlatamazdım. Artık bu konudan uzaklaşmak istiyordum aklıma gelen şey ile Diabloya döndüğümde o zaten bana bakıyordu. Ellerimi kaldırarak
'Sana birşey soracağım.'
"Sor bakalım." diyerek kollarını önünde bağlayarak arkasına yaslandı
'Sen işaret dilini nereden biliyorsun?' sorduğum soru ile az önce rahat olan bedeni kasildi ağzı sanki birşey diyecekmiş gibi aralandı ama hiçbirşey demeden geri kapattı. Onun için önemli birşey olmalı diye düşündüm ve sorumu daha fazla üstelemedim o sırada konuşmaya başladı
"Kız kardeşim için, konuşamıyordu." dediği şey ile ona döndüm bir kız kardeşi mi vardı belki de kardeşi olduğunu bilmemi istemiyordu ne de olsa ilk geldiğim gün beni onun kimliğini ifşalamak ile suçlamıştı. Diablonun tekrar konuşması ile olduğum yerde dondum
"O öldü, kız kardeşim." bunu demek çok ağır birşeydi bu acıyı çok iyi biliyordum. İkimizinde acısı vardı, ikimizinde acısı aynı yerdendi.
