İçeriğe geç

Sessizce Sevdiğim Çocuk

Bölüm 8 · 2 dk okuma

Sessizce Sevdiğim Çocuk

Bölüm 8

Civcivli fotoğraf

Hızlıca ayakkabımı giyip gelen servise doğru koşar adımlarla ilerledim. Okula varınca kantinden 1 canga 1 süt aldım. Bu en sevdiğim ikiliydi. Neredeyse her sabah alırdım. 3. katta bulunan sınıfımıza çıkarken burnuma tanıdık bir parfüm kokusu gelmişti, bu Ömer'den başkası olamazdı. Arkamı dönmeden hızlıca sınıfa gitmek istiyordum. Sanki beni aldatmış gibi hissediyordum. O konuda ona benim de anlam veremediğim bir öfkem vardı. İkinci katın merdivenlerine vardığımda beni çantamdan bir kuvvet aşağı doğru çekiyordu. Arkamı dönmem ile onun Ömer olduğunu anlamam zor olmamıştı. Bana bakıp '' Deminden beri seni çağırıyorum. Duymuyor musun? '' Sorusu karşısından hemen kendimi dalgın olmak ile savundum. Sırıtarak yürümeye devam etti. Beraber sınıfa çıktık. Tam arkasında oturuyor olmam benim için biraz kötü olmalıydı. Onu sürekli görmem, duymam... Epey zor bir gün olacaktı. En azından unutana kadar. Herkes kalabalığın içinde birbiri ile mükemmel bir şekilde konuşabiliyor, birbirini anlayabiliyor. Biz öğrencilerin en büyük yeteneklerinden biri bu olsa gerek. Sınıfta öküz gibi böğürerek dersin ne olduğunu soran arkadaşımıza, aynı öküzlük ile cevap veren bir diğer arkadaşım sayesinde dersin kimya olduğunu anlamıştım. Çantamdan kimya kitaplarını çıkarıp, güzel havada dışarıda beden eğitimi dersi işleyen yan sınıfı izliyordum. Ama aslında orayı izleyip bambaşka düşünceler içindeydim. Halk tabiri ile Karadeniz'de gemilerim batmışçasına dalmıştım. Ömer'in ön masadan kalkıp yanıma geldiğini bile hissetmemiştim. ''Bugünlük buradayım Efe, umarım beni kovmazsın.'' Kafamı çevirip baktım, yine sırıtıyor. Ve her sırıttığında içimde tuhaf bir şeyler oluyordu. Masada duran kitabımı kendime doğru çekip kıkırdayarak '' Otur tabi neden kovayım? '' dedim. Kimya kitabını çıkarmakla uğraşırken elimdeki kalemle oynamaya başladım. Bu nedense dikkatini çekip kalemi bırakmamı söyledi. Kalemi masada bulunan boşluğa bırakıp merakla çıkardığı telefona baktım. Bana istek attığını ve benim kabul hâlâ kabul etmediğimi gösteren İnstagram profilimi açtı. Biraz şaşırmış gibi yapmalıydım. '' AA ne zaman attın ki ?'' cümlemi devam ettirirken cebimdeki telefonu çıkarıp isteğini onayladım. Ardından geri istek attım. Profilindeki inanılmaz fotoğrafları arasında küçük birkaç civciv ile çekilmiş bir fotoğrafını görmüştüm. Bu fotoğraf o kadar hoş görünüyordu ki...

...Ömer bağdaş kurduğu yemyeşil çimlerin arasında, kafasına çıkmış bir civciv ile bacağında oturan civcivlerden gıdıklanırmışçasına kocaman gülmüş, rastgele çekilen bu fotoğraf yine onun içinin temizliğini dışarı vurmuştu. En sevdiğim hayvanlardan biri olan civcivler ile de çekilmiş bu fotoğrafı adeta beni gülümsetebiliyordu. Kendi kendime bir söz verdim. Asla böyle birinin aşkı olmasa da dostluğunu kaybetmemeliydim. Hep en yakın arkadaşı olmalıydım...

Bölüm sonu

1 yorum

  • Ömer'in civcivli fotosu nedense şuan aklımda çok güzel canlandı çok tatluu