İçeriğe geç

Sessizce Sevdiğim Çocuk

Bölüm 3 · 2 dk okuma

Sessizce Sevdiğim Çocuk

Bölüm 3

His...

''Hah! Mükemmel. Kesin salak kuzenim de gelecek''. Evet bunu az önce bağırarak söyledim ama bunu söylediğimde annem çoktan telefonu kapatmıştı. Herkes tuhaf bir şekilde bana bakarken sıkıla sıkıla malzemeleri alıp hızlıca evin yolunu tuttum. Annemle akşam yemeği hazırladık. Çok geçmeden dünyalar tatlısı teyzem, eşi ve küçüklüğümden beri sevmediğim, Ankara'ya ne zaman gelsem kavga ettiğimiz salak çocukları Caner. Hepsine hoş geldiniz dedikten sonra geç saatlere kadar oturduk.

Gece olunca da odama gitmek için kalktım. Herkese ''iyi geceler'' dedikten sonra Caner de kalkıp peşimden geldi. Annemin bazamın altına zorla sıkıştırdığı yorgan ve yastığı çıkarıp az önce salondan getirdiğimiz koltuk minderinin üzerine bir yer yatağı yaptım. Teşekkür ederken ışığı kapattık hızlıca telefonuma koştum.

Tam kulaklığımı takacakken '' oo uyuyor musun ? Daha saat erken ama sen bilirsin. Sabahlarız belki seninle diye düşünüyordum...'' Akvaryumun mavi ışığında yüzünü zar-zor ayırt ettiğim çocuğa sinirli bir şekilde bakıp ''Uykum var benim. Hem sen yarın okula gitmeyecek misin ? Bence sen de uyu'' dedim. ''Yok be okula gitmeyeceğim, zaten okulumu değiştireceğim. Hem sen de gitmeyeceksin. Kalk hadi, film aç ya da oyun oynayalım''. İçimdeki ses salonda yatmam gerektiğini söylese de salonda eniştem ve teyzemin olduğunu hatırladım.

En sonunda çenesine dayanamayıp bir film açmaya karar verdim. '' Tamam sen film seç ben de yiyecek bir şeyler alayım mutfaktan...'' dedikten sonra masamın üzerindeki bilgisayarı yatağıma atıp mutfağa gitti. Güzel bir film seçmeliydim. ''Korku olursa uyumaz, acaba komedi mi açsam?

Ah yok yok bu sefer de güler falan hiç uyumaz. Hm buldum en iyisi romantik bir film açayım zaten filmin yarısında uyur''. Ben bu cümlelerle savaş verirken içeriden aldığı çerez tabağıyla geldi. İçecek de getirseydin dememe kalmadan içecekleri almaya gitti.

''Paşama bak be sanki ben misafirim''. İçimdeki ses adeta çıldırmıştı. Bardakları da getirince filmi başlattım. Filmin yarısında uyuyakalmıştı. Tam da tahmin ettiğim gibi. Filmi kapatıp bilgisayarı masama bıraktım. Bulaşıkları makinaya koyduktan sonra odaya döndüm. Hava oldukça serindi. Yatağıma hızlı adımlarla giderken Caner'in üstünün açık olduğunu gördüm. Sıkıla sıkıla üstünü örttüm.

Üstünü örterken elimi tutup iki saniyeliğine gözünü açtı ve bana merhamet ile baktı. Sonra elini yorganın içine alıp gözlerini kapattı. 2 saniyelik bana bakması ve hafif gülümsemesi karşısında baya değişik bir duygu içerisindeyim. Caner'e hiç güzel gözüyle bakmamıştım. Kahverengi dümdüz ve yumuşak saçlarının beyaz yüzüne düşmesinin, koyu kahverengi kaşlarının ve yumduğu gözlerindeki kirpiklerinin eşsiz uyumunun hayranı olmuştum. Az önce yağmaya başlayan yağmur tanelerinin cama çarpmasıyla irkildim. Resmen yarım saattir çocuğu izliyordum.

Ne yapıyordum ben, ne saçmalıyordum. Kendimden o kadar çok utanmıştım ki, hemen hızlı adımlarla yatağıma girip uyumaya çalıştım. Ne olduğunu anlamamıştım. Bir saçmalıktan ibaret olduğunu biliyordum.

Günlerce evde kalmaktan bıkmış, usanmıştım. Neyse ki yarın yeni okuluma başlayacaktım. Yeni bir üniforma yeni bir sınıf, okul ve arkadaşlar...

Bölüm sonu

1 yorum