İçeriğe geç

sessiz notalar

Bölüm 5 · 4 dk okuma

sessiz notalar

Bölüm 5

5. BÖLÜM

-7 yıl önce-

bilge liseye gittiği zamanlar sivilceli bir ergendi herkes gibi. bilge sessiz, içine kapalı ve sayılı arkadaşı olan bir kızdı. yine bir sabahki gibi ipek ile liseye gelmiş. hocanın gelmesini bekliyorlardı. bilge tekli sırada sessizce etrafı izlerken berke geldi. her zamanki gibi dalga geçecek, bilgeyi aşağılayacak dı. ama beklediği gibi olmadı. ilk başta çapkın bir bakış attı bilgeye.

"naber bilge?" dedi her gün soruyormuş gibi.

"iyi. neden soruyorsun ki zaten umurunda değil."

"artık umurumda bilge hanım. " dedi cebindeki çikolatayı çıkarıp sıraya bıraktı ve gitti. bu hiç ama hiç normal bir durum değildi.

...

ben ve Yağız ellerimiz birbirine kenetlenmiş bir şekilde tam olarak berke nin 5 adım ötesinde berke ye bakıyorduk. berke elinde şarap bardağını yanında duran masaya bırakıp benim gözlerimi gözlerinden ayırmadan bizim yanımıza doğru yürümeye başladı. Tam aramızda iki adımlık mesafe varken durdu.

"merhaba bilge nasılsın?"

yağız benim elimi kendi eline dahada kenetledi.

"iyiyim sen nasılsın?"
"seni gördüm daha iyi oldum bilge. bu ne çekicilik?"
"teşekkürler sizde çok şıksınız gördüğüm kadarıyla"

yağızın uzun parmaklarını ve iri elini belimde hissettim. hemen sonrasında beni kendine bastırdı.

"teşekkür ederiz biz hiç sizi kadın avınızdan alı koymayalım maazallah bu dünyadan tek başınıza göçüp gidersiniz falan. müsaadenizle"

berke hayla yüzündeki tebessümü bozmadan

"müsaade sizin"

yağız beni çekerek lavaboya doğru ilerledi.

"yapıştır sana lafı bilge. ne diye hatır soruyorsunuz lan. adam senin kişisel sapığın olmuş daha konuşuyorsun adamla."

yağız ağızının içinden homurdanırken kadınlar tuvaletinin önüne gelmiştik. yağız elini çekti.

"gir içeri elini yüzünü falan yıka. ben kapının önündeyim merak etme"

sorgulamadan içeri girdim ve kapıya sırtımı yasladım. nefes nefese kalmıştım. gözlerimi kapattım. birkaç dakika öylece durdum. sonra gözümü açtım. hemen elimi yüzümü yıkadım. peçete ile elimi yüzümü kuruladıktan sonra dışarı çıktım. yağız kapını önünde sırtını kapıya yaslamıştı. gözleri kapalıydı. kapıyı açtığımda gözlerini açtı ve dikleşti. elini bana uzattı.

"senin bu kişisel sapığın harbi şerefsiz biri. bilge biliyor musun bu adamın arkası baya kuvvetli. orada yer altı dünyasında bilinen liderlerin sağ kolları vardı. ve o itin masasındaydılar. bilge bu adam çok tehlikeli bunu bilmen gerekli."

elini tuttum ve ilerlemeye başladık.

"sen yeraltı dünyasının liderlerini ve liderlerin sağ kollarını nereden biliyorsun yağız?"

yağız alaycı bir şekilde güldü. kafasını yere eğerek kafasını sağa sola salladı

"benim abim yani Merih Alptekin yer altı dünyasının önemli ve çoğu kişinin korktuğu biri."
"kendi abim diye söylemiyorum çok stratejik biri. bazen kendi abimden korktuğum oluyor. bu arada üvey abim öz abim değil. babalarımız aynı fakat annelerimiz farklı. ama hiç beni öz kardeşinden ayırt etmedi. ben onun yanında büyüdüm. annem ve babam ben çok küçükken bir suikaste kurban gittiler ve evet. babamda yeraltı dünyasındaki liderlerden biriydi. onların ölümünden sonra abim beni kendi yanına çekti. onunla aynı evde büyüdüm. korumalar beni okuldan eve evden okula bazende abimin şirketine götürürdü. üniversiteye başladıktan sonra oradan ayrılıp normal bir insan gibi kendi ayaklarımın üzerinde durup kendi mesleğimi elde etmeye karar verdim fakat abim arada para gönderiyor"

yağız bir iç çekti ve bana döndü. yağızın normal bir insan olmasını beklerken böyle biri olması beni şaşırmıştı. ayrıca o da benim gibi yetim ve öksüzdü.

"çok konuştum demi"

gülümseyerek ona baktım

"insanların bana kendi geçmişinden, başına gelenleri anlatmasını seviyorum. bana içini açtığın için teşekkür ederim. gördüğüm kadarıyla çok konuşkan değilsin. ona rağmen bana bunları anlatman benim için değerli"

kafasını yukarı kaldırdı ve derin bir nefes alarak kafasını bana çevirdi

"bunları anlatmamın sebebi birazdan burada olacaklardan sonra bana güvenmen için söyledim. benlik bir durum yok ama bundan sonra bizim birazcık yakınlaşmamız gerekiyor çünkü bir tek berke bizi takip etmiyor. yaklaşık 20 tane adamı ve berke takip ediyor bilge."

diğer elimi alnıma attım. berke nin zengin bebesi olduğunu unuttuğumdan dolayı tek geldiğini düşünmüştüm. ama asıl sıkıntı bir tek onun burada beni takip etmesi değildi. onun beni hep takip edecek olmasıydı. zihnimdeki aydınlanma ile yağıza döndüm

"yağız senin abin yer altı dünyasında tanınan biriyse berkenin seni biliyor olması lazım. bu durum abine filan sıçramaz mı? şuan sevgilim olarak yanımda duruyorsun çünkü"

yağız gülerek bana döndü

"bilge yer altı dünyasındaki kişiler dahil kimse benim yeraltı dünyasında tanınan Merih Alptekin'in benim abim olduğunu bilmiyor. tabii sen, taylan ve ipeği saymazsak"

Ona alaycı bir şekilde baktım

"bana neden güveniyorsun ? Ya ben bunu herkese yayarsam? Ya sırrın ortaya çıkarsa? o zaman ne yapacaksın"

Yağız durdu ve bana döndü

"sana güvenmek için fazla sebeplerim var ama şuan bunu konuşmanın ne yeri ne de zamanı. az sonra burada çatışma çıkacak. Ne yazıkki böyle birşey olacağını tahmin ettiğimden dolayı çelik yelek getirmiştim 2 tane. ipek ve sen giyersin. Taylan ve ebim üstümde var. şuan senden istediğim şey sakin olup paniğe kapılmaman. Ben seni koruyacağım. senin ölmene izin vermeyeceğim kendi canımdan olursam bile"

ela irisli gözlerini benim kahverengi irislerime diktikten sonra beni omuzlarımdan tutup konuşmaya devam etti.

"sana kendi silahlarımdan birini vereceğim ama doğru kullanmaya çalış tamammı?"

sakin olmamı hangi kafayla bekliyordu? yaklaşık iki dakika önce mafyanın kardeşi öğrendiğim bu adam şimdide bana birazdan burada çatışma çıkacağını ve beni ölümüne koruyacağını söylüyor. silah kullanmamı istemesini saymıyorum bile. hayatımda bir kere bile elime silah almamışken nasıl kullanacaktım. siktir!

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.